Marmara'daki 'turuncu deniz' müsilajın habercisi mi?
Marmara Denizi'ndeki 'turuncu deniz' görünümleri, uzmanlar tarafından müsilajın habercisi olarak değerlendiriliyor. Alg patlamasına neden olan yüksek besin yükü, deniz kirliliğinin devam ettiğini gösteriyor.

Marmara Denizi'nde son günlerde gözlemlenen ve halk arasında 'turuncu deniz' olarak da bilinen renk değişimleri, uzmanları endişelendirdi. Bursa Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar, bu durumun müsilajın bir habercisi olabileceği uyarısında bulundu. Dindar, 'Alg patlaması demek, orada organik bir kirliliğin yüksek olduğu anlamına gelir. Ve müsilajın ana sebeplerinden bir tanesi de zaten azot, fosfor gibi organik kirlilik yükünün yüksek olması' dedi.

ALG PATLAMASI VE MÜSİLAJ BAĞLANTISI
Gemlik Körfezi'nde Kumla ve Karacaali sahillerinde denizin yüzeyindeki renk değişimi, vatandaşları tedirgin etti. Ancak Gemlik Su Ürünleri Kooperatifi Başkan Yardımcısı Kadir Aksu, bu durumun müsilaj olmadığını, 'alg patlaması' olduğunu belirtti. Aksu, 'Şu anda bir müsilaj olayı yok. Gemlik halkı yanlış biliyor. Bazı medya kuruluşlarında çıkıyor ama denizimizde şu anda herhangi bir müsilaj olayı, herhangi bir şekilde kıştan beri bu zamana kadar da yok' açıklamasında bulundu. Aksu, bu tür renk değişimlerinin genellikle mayıs-haziran aylarında, midyelerin üreme döneminde görülen mevsimsel bir olay olduğunu ve müsilaj ile bir ilgisi olmadığını savundu.

UZMAN GÖRÜŞÜ: KİRLİLİK YÜKÜNÜN ARTMASI RİSK OLUŞTURUYOR
Doç. Dr. Efsun Dindar ise farklı bir bakış açısı sunarak, Gemlik Körfezi'nde havaların ısınmasıyla birlikte görülen ve 'fitoplankton' olarak adlandırılan alg patlamasının müsilajı tetikleyebileceğini vurguladı. Dindar, 'Aslında alg patlaması normal bir doğa olayıdır. Ancak maalesef Körfez'de ve özellikle Marmara Denizi’nde azot gibi, fosfor gibi besleyici elementlerin yükünün çok daha yüksek seviyelerde denize ulaşmasıyla birlikte, maalesef bu sayı doğal bir olayın dışına çıkıp, aşırı miktarda çoğalıyor' ifadelerini kullandı. Evsel atık suların tam arıtılamaması ve tarımsal faaliyetler sonucu gübrelerin denize ulaşmasının besin yükünü artırdığını belirten Dindar, bu durumun estetik, turizm ve su kalitesi açısından risk oluşturduğunu söyledi. Müsilajın yüzeyde görülmese de kış aylarında 10-20 metre derinliklerde devam ettiğini ve deniz suyu sıcaklığının artmasıyla yüzeye çıkma potansiyelinin arttığını ekledi. Dindar, 'Deniz kirliliği, azot ve fosfor açısından yük hafifletilmezse maalesef tekrar görme durumumuz söz konusu' diyerek, müsilajın sadece yüzeyden temizlenmesinin kalıcı bir çözüm olmadığını belirtti.
