Mekke Anlaşması TBMM'de: "Gazze'ye un gönderemeyenler Körfez'e asker gönderecek
TBMM'de Mekke Anlaşması tartışılıyor. Milletvekilleri içeriği, süresi ve Türkiye'nin rolünü değerlendiriyor. Anlaşmaya karşı çıkanlar, Gazze'ye yardım gitmezken Körfez'e asker gönderilmesini eleştiriyor.

Yeni Yol İstanbul Milletvekili Birol Aydın, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen "Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması"na ilişkin kanun teklifi üzerine konuştu. Aydın, iktidarın ABD ile olan ilişkilerini eleştirerek, “Irak Tezkeresi ile geldiniz, şimdi, en azından giderayak bu Mekke İttifakı Anlaşması'yla bir vebale girmeyiniz diyorum. Bütün bir insanlık Gazze ittifakı çatısı altında toplanmışken siz hangi ittifaktan bahsediyorsunuz? Kimi kimden koruyacaksınız? Gazze'ye bir çuval unu gönderemeyenler şimdi Körfez'e asker gönderecekler” dedi.
Anlaşmanın içeriği ve süresi tartışılıyor
Aydın, anlaşmanın neden aylardır Meclis'e getirilmediğini ve kamuoyunun bilgilendirilmediğini sorgulayarak, “Bu anlaşmayı aylardır Meclis'e getirmeyen, kamuoyunu ve siyasi partileri bilgilendirmeyen ama bugün apar topar Genel Kurula getirenlere niye ve nasıl güvenelim biz? Fonculara neden güvenelim biz” diye sordu. Milletvekillerine seslenen Aydın, “Hepimiz bir tercih yapacağız, tıpkı 1 Mart 2003’te, o dönem bu çatı altında bulunan milletvekillerinin yaptığı tercih gibi bir tercih yapacağız. Unutmayalım ki 1 Mart 2003 Irak Tezkeresi ne kadar yerli ve milli bir tezkere idiyse bugünkü Mekke İttifakı adı altında yürütülen anlaşma da o kadar yerli ve milli bir anlaşma, ittifak ve süreç olabilir” ifadelerini kullandı. CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, anlaşmaya evet oyu vereceklerini belirtirken, Türkiye'nin askerini belirsizlik içine sokmaması gerektiğini vurguladı. Güzelmansur, “Bugün böyle bir planın bulunmaması, yarın böyle bir ihtimalin ortaya çıkmayacağı anlamına gelmez. Dolayısıyla bizim aradığımız cevap bugünkü siyasi iradenin verdiği bir güvence değil yarın da geçerli olacak hukuki bir güvencedir” dedi. Anlaşmanın 10 yıl süreyle çekilme hakkının kullanılmayacağına ilişkin düzenlemeye de değinen Güzelmansur, “NATO'nun ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin hükümleri ile bu düzenleme aynı kabul edilmez. Her anlaşmanın kendi şartları, amacı ve hukuki yapısı vardır. Benim sorun basit. Neden 10 yıl? 15 yıl veya beş yıl değil de neden 10 yıl?” diye sordu. İYİ Parti İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, anlaşmalara Ankara merkezli bir dış politika ile bakmak gerektiğini belirterek, “Yani 'Washington ne istiyor, efendim, Moskova ne düşünüyor, Tahran ne bekliyor' gibi birtakım reflekslerle bu tür anlaşmalar hazırlanmaz, bütün anlaşmalara teşebbüs edilmez. 'Ankara'nın, Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarları neyi gerektiriyor?' diye bakmak zorundayız” dedi. Kavuncu, ABD ambleminin mühründeki kartalın kanadının altında İsrail olduğunu hatırlatarak, “Acaba diğer kanadının altına da siz mi gireceksiniz bu anlaşmayla” sorusunu yöneltti. DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, anlaşmanın içeriğinin belirsizliğine dikkat çekerek, “Hedefinin İran mı, İsrail mi, yoksa Pakistan'ın hısmı Hindistan mı olduğu açık değildir. Karşımızda siyasi iktidarın imza attığı ve Meclis'in de peşinden sürüklendiği, belirsiz bir tablo var” dedi. Sayyiğit, DEM Parti olarak ülkemizin ve gençlerimizin küresel paylaşım savaşlarına ve mezhebi kamplaşmalara taraf edilmesine kesinlikle karşı olduklarını belirtti. YENİ Parti İstanbul Milletvekili Yunus Emre, anlaşmaya karşı olduklarını ve Türkiye'nin güvenliğiyle ilgili olmayan çatışmalara taraf olmaması gerektiğini söyledi. Emre, “Biz, hemen her köyde, hemen her ilçede Yemen türküleri söylenen, ağıtları söylenen bir ülkeyiz. Hepimizin ailesinde, hepimizin memleketlerinde bu öyküler, bu dramatik olaylar anlatılıyor; ağıtlar yakılmış, 'Bu Yemen'e giden gelmiyor.' diye söylüyoruz, üzerinden yüz yıl geçmiş, hâlâ söylüyoruz” diyerek Türkiye'nin Yemen'deki geçmiş tecrübesine işaret etti. Emre, anlaşmayla ABD'nin bölgedeki yükünün Türkiye tarafından üstlenileceğini savunarak, “Büyük güçler milletimizin tertemiz ellerine Müslüman kanı bugüne kadar süremediler, bundan sonra da sürememeleri için bu anlaşmaya 'hayır' oyu vermeniz gerekiyor” diye konuştu.
Bakmadan Geçme
Temelli'den Hulusi Akar'a 15 Temmuz göndermesi
Fon krizi için Meclis araştırması önergesi reddedildi
Erkan Baş: Bayındır fon için fetva yayımladı
Basın özgürlüğü önergesi TBMM'de reddedildi
Elektrik desteğinde tüketim sınırı 3 bin kilovatsaate indi
Murat Emir: Kaya’nın 163 milyon lirası araştırılmalı
