MESEM değil, kölelik! Çocuk işçiliğine karşı isyan: 'Çocuklar ölmesin, eğitim hakkı güvence altına alınsın
12 Haziran Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü'nde MESEM uygulamaları mercek altına alındı. Avukatlar ve öğrenciler, MESEM'in çocukları iş cinayetlerine sürüklediğini belirterek, çocuk işçiliğinin yasaklanmasını ve eğitim hakkının güvence altın

12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü'nde İstanbul Barosu'nda düzenlenen 'Sistematik Çocuk İşçiliği ve MESEM’le Mücadele' panelinde, avukatlar, gençler ve MESEM'li öğrenciler, çocukların eğitim hakkının güvence altına alınması ve çocuk işçiliğinin yasaklanması çağrısında bulundu. Panelde, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) adı altında çocukların çalışma hayatına dahil edilmesinin, aslında onları iş cinayetlerine, şiddete ve istismara sürüklediği vurgulandı. Konuşmacılar, çocukların çocukluklarını yaşayabilmeleri, eğitim haklarından mahrum kalmamaları ve potansiyellerini gerçekleştirebilmeleri için acil önlemler alınmasını talep etti.

ÇOCUK İŞÇİLİĞİ, ÇOCUK HAKLARI SORUNUDUR
İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, çocuk işçiliğinin 'çifte emek sömürüsü' olduğunu belirterek, bunun çocukların bedensel ve ruhsal gelişimini engellediğini ve geleceklerini çaldığını ifade etti. Kaboğlu, çocukların karar süreçlerine katılımının önemine dikkat çekerek, anayasal düzenlemelerin çocukların geleceği düşünülerek yapılmasını ve çocukların erken yaşlardan itibaren anayasa konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini savundu. İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Kardelen Ateşçi ise, çocuk işçiliğinin doğrudan bir çocuk hakları sorunu olduğunu vurgulayarak, MESEM uygulamalarının, gerekli güvenceler sağlanmadığında çocuk işçiliğini görünmez kılan mekanizmalara dönüşebileceğini dile getirdi. Ateşçi, birçok iş yerinde çocukların sorgulama yerine itaat etmelerinin ve hak talep etmek yerine minnet duymalarının beklendiğini belirtti.

MESEM, PATRONLARA PEŞKEŞ ÇEKİLMİŞ BİR KÖLELİK PROGRAMIDIR
Öğrenci Sendikası temsilcileri Pelin Yıldız ve Ahmet Vehbi Şişman, MESEM'i 'Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in patronlara çocukları peşkeş çektiği bir kölelik programı' olarak nitelendirdi. Yıldız, MESEM'de çalışan çocukların bedenlerinden ağır çalışma koşullarında şiddete, mobbinge ve istismara maruz kaldıklarını, iş kazalarında hayatlarını kaybettiklerini ve hatta TBMM bünyesindeki bir stajda bile istismara uğradıklarını çarpıcı örneklerle anlattı. İSİG Meclisi verilerine göre, 2013-2023 yılları arasında toplam 671 çocuğun iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini ve bu çocukların birçoğunun fotoğrafının bile olmadığını dile getirdi. Ahmet Vehbi Şişman ise, MESEM'in eğitsel bir tanım taşımadığını, çocukları okuldan uzaklaştırdığını ve devlet eliyle çocuk yaşta çalışmaya ittiğini söyledi. MESEM'e kayıtlı çocukların örgün eğitimde karşılığını bulamayan süreler nedeniyle liseye yeniden başlamak zorunda kaldıklarını belirterek, bu programın çocukları angarya işlerde çalıştırıp hayatlarını tehlikeye attığını vurguladı. Öğrenci Sendikası, çocuk işçiliğinin yasaklanmasını, eğitim hakkının güvence altına alınmasını, mesleki eğitimin patronların değil çocukların yararına düzenlenmesini ve denetimlerin artırılmasını talep etti.

