Milli Eğitim Bakanı Tekin: Kendi teknolojilerimizi üretiyor, dünyaya açılıyoruz
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye'nin eğitim teknolojilerinde yerli ve milli modeller geliştirdiğini ve bu birikimi uluslararası düzeyde paylaştığını belirtti. Bakan Tekin, dijital çağda öğrencilerin kendi kimliklerini koruyarak yeti

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İstanbul'da düzenlenen 7'nci Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin eğitim teknolojileri alanındaki yerli ve milli atılımlarını vurguladı. Tekin, "Türkiye olarak kendi altyapımızı, yazılımımızı ve içeriğini üreten modeller geliştirdik. Bu modellerimizi de bu salonda bulunan bütün dostlarımızla paylaşmaya hazırız," diyerek, ülkenin bu alandaki birikimini uluslararası platformlarda da değerlendirme niyetini dile getirdi.

DİJİTAL ÇAĞDA İNSAN YETİŞTİRMEK TEMASI
Zirvenin ana temasının 'Dijital Çağda İnsan Yetiştirmek' olduğunu belirten Bakan Tekin, yapay zekanın eğitim süreçlerini yeniden şekillendirdiği bir dönemden geçildiğini söyledi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile öğretim programlarını revize ettiklerini ve bu içerikleri kendi medeniyet tasavvurları çerçevesinde şekillendirdiklerini ifade eden Tekin, öğrencilerin dünyayla temaslarını kendi kimlikleriyle kurabilecekleri bir zemin hazırlamaya çalıştıklarını belirtti. Bu çerçevede, öğrencilere karşılaştıkları yenilikleri tartabilecekleri bir ölçü, kendi sözlerini kurabilecekleri bir dil ve değişen şartlarda yönlerini kaybetmeyecekleri sağlam bir şahsiyet kazandırmayı hedeflediklerini vurguladı. Dijital dünyada da bu şahsiyetin korunmasının, çocukların mahremiyetine ve verilerine sahip çıkmayı gerektirdiğini, aksi takdirde onların kendi hayatlarının öznesi olmaktan çıkıp işlenen bir veriye dönüşebileceklerini söyledi.

YERLİ VE MİLLİ ALTYAPI İLE ÇOCUKLARIN HAKKI KORUNUYOR
Bakan Tekin, çocukların dijital ortamda bıraktığı her izin, ilgileri, kabiliyetleri, alışkanlıkları ve hayatlarına dair emanet edilmiş mahrem bir bilgi olduğunu ve bu emanetin kendi topraklarında, kendi denetimleri altında tutulmasının, kurulan her sistemin omurgasını yerli ve milli bir altyapı üzerine örmenin, çocukların hakkını ve mahremiyetini koruma sorumluluğunun en temel gerekçesi olduğunu ifade etti. Çağın imkanlarına hakim olan, bilgisini vicdanıyla, gücünü merhametiyle, kabiliyetini sorumluluk duygusuyla dengeleyen, köküne bağlı kaldığı kadar başkasının hakkına saygı duyan, farklılıklarla birlikte yaşamayı bilen, elindeki gücü adaletle kullanan bir nesil yetiştirmek istediklerini sözlerine ekledi. FATİH Projesi başta olmak üzere hayata geçirdikleri yapay zeka uygulamalarıyla okulların tamamında internet erişimi, etkileşimli tahtalar ve yapay zeka imkanlarından faydalanabildikleri bir eğitim-öğretim ortamı sağladıklarını da belirtti.

EĞİTİMDE TEKNOLOJİ VE FİZİKİ KAPASİTE ARTIŞI
Tekin, eğitimde teknolojilerin kullanımı kadar fiziki kapasitenin, derslik ve öğretmen sayısının yeterli hale getirilmesinin de önemine değinerek, Türkiye'nin son 22 yılda bu alanda devrim niteliğinde işler yaptığını ve derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı gibi uluslararası göstergelerin üzerine çıkıldığını söyledi. OECD ülkeleri arasında okullarına teknolojik altyapı sağlama bakımından en üst sıralarda yer aldıklarını, dünyanın pek çok ülkesi eğitimin devamını sağlamakta zorlanırken Türkiye'nin EBA başta olmak üzere kendi imkanlarıyla kurduğu dijital sistemler sayesinde 18 milyondan fazla öğrencisini öğretmenleriyle buluşturmaya devam ettiğini belirtti. Uluslararası araştırmaların da bu ilerlemeyi desteklediğini, PISA 2022'de fen bilimleri puanını artırıp matematikte seviyeyi koruduklarını, TIMSS 2023'te ise 4'üncü sınıf matematik alanında puanını en fazla yükselten ülke olduklarını ve fen bilimlerinde önemli başarılar elde ettiklerini sözlerine ekledi.
