Gündem

Murat Emir: Erdoğan’ın rakipleri cezaevine konuyor

YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Demirtaş ve İmamoğlu’nun tutukluluğunu siyasi rekabetle ilişkilendirdi. Emeklilerin maaşları ve fon krizine ilişkin iddiaları da gündeme getirdi.
ANKA
ANKA
4 dk Sesli Dinle 0
Murat Emir: Erdoğan’ın rakipleri cezaevine konuyor

Selahattin Demirtaş’ın 10 yıldır, Ekrem İmamoğlu’nun ise bir buçuk yılı aşkın süredir cezaevinde tutulduğunu söyleyen YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, bu durumun siyasi rekabetle ilgili olduğunu savundu. Emir, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, “Kim Erdoğan'ın karşısına çıkarsa, kim onun koltuğunu tehdit ederse o kişi cezaevine konuyor” dedi.

Emeklilerin maaşları ve Demirtaş’ın tutukluluğu

Emir, enflasyon hedeflerinin tutmadığını, hayat pahalılığının milyonları etkilediğini ve iktidarın emeklilerin taleplerine yanıt vermediğini ileri sürdü. 2023 seçimleri öncesinde emeklilere 8’er bin lira seyyanen zam, Bağ-Kur emeklilerine de 7 bin 200 prim günü sözü verildiğini hatırlatan Emir, 23 bin 522 lira maaş alan emeklilerin açlık sınırının altında kaldığını belirtti. Emeklilerin bu sözlerin karşılığını sandıkta soracağını söyledi. Kök maaş uygulamasında başlangıçta yararlananların sayısının 1 milyonun altında olduğunu, bu sayının zamanla arttığını aktaran Emir, 16,5 milyon emeklinin yaklaşık 5 milyonunun, yani neredeyse her 3 emekliden 1’inin kök maaşa mahkûm edildiğini savundu. Maaşların 23 bin 500 liraya kadar gerilediğini söyleyen Emir, emeklilerin çay, simit, kira ve torunlarına harçlık gibi temel giderleri karşılayamadığını dile getirdi. Uygulama sürerse birkaç yıl içinde neredeyse bütün emeklilerin kök maaşa mahkûm olacağını öne sürdü. Demirtaş’ın cezaevinde tutulmasının 10’uncu yılı olduğunu belirten Emir, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2018, 2020 ve 2025’te verdiği 3 kararda tutukluluğun uzun sürdüğünü ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini bildirdiğini söyledi. Emir, son kararda AİHM’in 18’inci maddeye atıf yaptığını ve yargının siyasi rakipleri etkisizleştirmek için kullanıldığı yönünde hüküm kurduğunu savundu. Türkiye’de barışın kalıcı biçimde kurulmasını önemsediklerini belirten Emir, demokratikleşmenin de sürecin parçası olduğunu söyledi. Komisyon raporunun 7’nci bölümüne tüm partilerin imza attığını aktaran Emir, raporda Anayasa Mahkemesi (AYM) ve AİHM kararlarına eksiksiz uyulmasının yer aldığını belirtti. Anayasa’nın 90’ıncı maddesi uyarınca AİHM kararlarının bağlayıcı olduğunu, iç hukukla çelişme halinde uygulanması gerektiğini ifade etti. Buna rağmen Demirtaş’ın cezaevinde tutulmasını eleştiren Emir, “Bunun adı rehine siyasetidir” dedi.

Fon kriziyle ilgili iddialar

Emir, fon krizini “yüzyılın soygunu” olarak niteleyerek zararın yaklaşık 200 milyar dolar olduğunu ileri sürdü; yüzyılın felaketi olarak anılan olayın maliyetini ise 100 milyar dolar olarak karşılaştırdı. Adalet Bakanı’nın, üst düzey finans bürokrasisinin de içinde bulunduğu, hiyerarşik yapıya sahip organize bir suç örgütü tespit edildiğini açıkladığını aktaran Emir, mağdurların sorunlarının çözüleceği sözünün üzerinden 50 gün geçmesine rağmen etkili bir adım atılmadığını söyledi. Cumhurbaşkanı’nın fon sorunlarını ele almak üzere bir kurul oluşturduğunu belirten Emir, kurula çağrılan kişilerden birinin görevden alındığını, birinin ev hapsine konulduğunu, diğerinin ise tutuklandığını ifade etti. Başlangıçta 1 milyona kadar olan yatırımların ödeneceğinin, daha yüksek tutarlara da ara ödeme yapılacağının söylendiğini; daha sonra bu ödemelerin yapılmayacağının bildirildiğini kaydetti. Yasanın sorunu çözmediğini savunan Emir, küçük yatırımcıların en fazla 250-300 bin lirasını alabildiğini söyledi. Açıklanan hesapta 19 milyar lira biriktiğini, ilk etapta yaklaşık 29 milyar lira ödendiğini belirterek kalan paranın kaynağını sordu. Adalet Bakanı’nın fon krizinin medya ayağı bulunduğuna ilişkin sözlerini de değerlendiren Emir, Yeni Şafak’ın açıklamayı manşetten verdiğini, Sabah Grubu’nun ise haber yapmadığını öne sürdü. Emir, Erişah Arıcan, cezaevinde olduğunu söylediği Taha Çakmak ve Çakmak’ın yardımcısı Çağrı Akpınar’ın yanı sıra Berat Albayrak ve Şahap Kavcıoğlu’nun adlarını anarak, bu kişilerin ilişkilerinin ve açıklamanın medyada yer bulmamasının nedeninin sorgulanması gerektiğini savundu. Emir, Taha Çakmak’ın 1 milyon dolar rüşvet aldığını ve Terra fonunun finansmanının Türkiye Sigorta’dan sağlandığını iddia etti. Bu kapsamda 25 milyar liranın götürüldüğünü, Türkiye Sigorta’nın Terra fon nedeniyle 16,3 milyar lira kaybettiğini söyledi. Devlet Denetleme Kurulu Başkanı’nın BDDK yönetim kurulu üyesi olduğunu da belirten Emir, denetim ve sorumluluk ilişkilerine dair belirsizlik bulunduğunu ileri sürdü. Fonlarda 456 bin yatırımcının mağdur olduğunu söyleyen Emir, bu kişilerin doktor, ameliyat ve okul masraflarının yanı sıra ev ve araba alma umutlarını kaybettiğini ifade etti. Borsanın yüzde 30’a yakın gerilediğini, 7 milyona yakın yatırımcının bulunduğunu ve küçük yatırımcıların paralarının neredeyse yarısını kaybettiğini öne sürdü. Borsadaki şirketlerin piyasa değerinde 8 trilyona yakın düşüş yaşandığını, para piyasası fonlarından 551 milyar liranın çıktığını ve Merkez Bankası rezervinin 20 milyar dolar azaldığını belirtti. Emir, gelişmelerin ekonomik durgunluğu ve krizi derinleştirdiğini savundu.

İl olma önerilerine ilişkin değerlendirme

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ilçelerin il yapılması önerisi sorulan Emir, bu tür tekliflerin seçim yaklaştığında gündeme getirildiğini ve seçim yatırımı olduğunu söyledi. Bazı ilçelerin büyüklük bakımından il olmayı hak edebileceğini belirten Emir, kararın propaganda amacıyla değil, beşeri yönetimin gerçek ve akılcı ihtiyaçlarına göre verilmesi gerektiğini ifade etti.

Bu Yazıyı Paylaş