Siyaset

Müsavat Dervişoğlu ve Deniz Bölükbaşı’ndan "Eğdi Başını" Düeti

Türk siyasetinin ve milliyetçi-muhafazakar camianın iki sembol ismi, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve merhum devlet adamı Deniz Bölükbaşı, Türk edebiyatının dev çınarı Abdurrahim Karakoç’un "Eğdi Başını" şiirinde buluştu.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
2 dk Sesli Dinle 0

Türk siyasetinin ve milliyetçi-muhafazakar camianın iki sembol ismi, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve merhum devlet adamı Deniz Bölükbaşı, Türk edebiyatının dev çınarı Abdurrahim Karakoç’un "Eğdi Başını" şiirinde buluştu. İkilinin birlikte seslendirdiği şiire ait görüntüler, sosyal medyada kısa sürede büyük ilgi görerek adeta bir "kültürel miras" niteliği kazandı.

Karakoç’un Dizelerinde Ortak Kader

Türk milliyetçiliğinin estetik ve fikri derinliğini yansıtan Abdurrahim Karakoç’un "Eğdi Başını" şiiri, Dervişoğlu ve Bölükbaşı’nın kendine has üsluplarıyla yeniden hayat buldu. Şiirin barındırdığı sitem, vakur duruş ve toplumsal mesajlar, her iki ismin de siyasi yaşamlarındaki duruşlarıyla harmanlanarak dinleyicilere duygu dolu anlar yaşattı.

Siyasetin Ötesinde Bir Gönül Birliği

Video, sadece bir şiir okuması değil; aynı zamanda Türk siyasetindeki vefayı ve fikri sürekliliği de simgeliyor. Deniz Bölükbaşı’nın devlet tecrübesiyle yoğrulan sesi ile Müsavat Dervişoğlu’nun hitabet gücünün birleştiği o anlar, Karakoç’un şu dizelerinde vücut buluyor:

"Gergin uykulardan kör şafaklara,

Eğdi başını, sustu dağlar..."

Eğdi Başını – Şiirin Sözleri

Gitmişti makama arz-ı hâl için

'Bey' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Bir azar yedi ki oldu o biçim..

'Şey' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Kapıdan dört büklüm çıktı dışarı

Gözler çakmak çakmak, benzi sapsarı...

Bir baktı konağa alttan yukarı

'Vay' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Çekti ayakları kahveye vardı

Açtı tabakasın, sigara sardı

Daldı.. neden sonra garsonu gördü

'Çay' dedi, yutkundu, eğdi başını.

İçmedi, masada unuttu çayı

Kalktı ki garsona vere parayı

Uzattı çakmağı ve sigarayı

'Say' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Döndü, gözlerinde bulgur bulgur yaş

Sandım can evime döktüler ateş

Sordum: 'memleketin neresi gardaş? '

'Köy' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Yürüdü, kör-topal çıktı şehirden

Ağzına küfürler doldu zehirden

Salladı dilini.. vazgeçti birden,

'Oyyy' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Şiirin Hikâyesi

Abdurrahim Karakoç bu şiiri bir aşk hikâyesi üzerinden ama aslında kader, sabır ve insanın iç dünyası üzerine yazmıştır.

Şiirin arka planı genel olarak şöyle anlatılır:

              Karakoç’un şiirlerinde Anadolu insanı, kader, sabır, aşk ve yalnızlık çok işlenir.

              Bu şiirde konuşan kişi sevdiği kadına içini anlatır.

              Kadın başını eğer, dinler ama bir şey söylemez.

              Aslında sevmiştir ama kader, şartlar veya hayat onları bir araya getirmemiştir.

              Şiirin ana fikri:

İnsan bazen sever ama kader izin vermez.

Bazı aşklar yaşanamaz ama unutulmaz.

Bu Yazıyı Paylaş