Asayiş

Myanmar'da katliam mağdurları İstanbul'a geldi: Yeni deliller sunulacak

Myanmar'daki 2021 darbesi sonrası yaşanan katliamların mağdurları ve temsilcileri, İstanbul'a gelerek Pazigyi Katliamı ve Rohingya soykırımıyla ilgili yeni delilleri İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunacak. Türk makamlarından sorumlular hakkında tutuk
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
2 dk Sesli Dinle 0
Myanmar'da katliam mağdurları İstanbul'a geldi: Yeni deliller sunulacak

Myanmar'da 2021 askeri darbesinden bu yana yaşanan en kanlı katliamların ve Rohingya soykırımının mağdurlarının avukatları ve temsilcileri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yeni deliller sunmak üzere Türkiye'ye ulaştı.

PAZIGYİ KATLİAMI DELİLLERİ

Ulusal Birlik Hükümeti'nden Tun Aung Shwe, Myanmar'ın Sagaing Bölgesi'nde 11 Nisan 2023 tarihinde meydana gelen ve 157 sivilin hayatını kaybettiği "Pazigyi Katliamı"na ilişkin delilleri İstanbul'a getirdi. Bu deliller, Türk adli makamlarınca 2022 yılında başlatılan soruşturma kapsamında Savcılığa sunulacak. Tun Aung Shwe, Pazigyi'de cunta güçleri tarafından katledilenler arasında 19 çocuk ve 27 kadının da bulunduğunu, saldırıların sabah 07:30'da başlayıp yarım saat sürdüğünü ve iki adet beş yüz kiloluk bombanın atıldığını belirtti. Saldırılar sonucunda otuz iki kişinin ciddi şekilde yaralandığını ve kopan vücut parçalarının üç yüz metre uzağa fırladığını aktardı. Yardıma gelenlere yönelik öğleden sonra yapılan saldırıların kurtarma çalışmalarını engellediğini ifade eden Shwe, Türk hükümetine bu savaş suçlarının sorumlularının hesap vermesi için harekete geçme çağrısında bulundu.

ROHİNGYA SOYKIRIMI SÜRÜYOR

Myanmar Hesap Verebilirlik Projesi (MAP) yetkilileri, Pazigyi Katliamı delillerinin yanı sıra, 25-28 Ocak 2024 tarihleri arasında Kuzey Rakhine Eyaleti'ndeki Buthidaung Kasabası'nın Hpon Nyo Leik köyüne yapılan roket saldırılarına ilişkin yerel araştırmacılar tarafından toplanan delilleri de sunacak. Rakhine Eyaleti'nden bir yerel araştırmacı, Rohingya halkına karşı soykırımın durmadığını, ocak ayında cunta güçlerinin ayrım gözetmeksizin ateş açarak 18 kişiyi öldürdüğünü ve daha fazlasını yaraladığını, ardından gelen kundaklama saldırılarının ise köyleri yok ettiğini belirtti. Bu saldırıların, cunta yönetimine karşı savaşan Arakan Ordusu'nun köyde konuşlanmasının ardından gerçekleştiği ancak uluslararası hukuka göre bu durumun cunta rejiminin orantısız güç kullanımını meşrulaştırmayacağını ve bu tür saldırıların savaş suçu teşkil edebileceğini vurguladı.

TÜRK MAKAMLARINDAN TUTUKLAMA KARARI BEKLENİYOR

NUG, Birleşmiş Milletler bünyesinde kurulan Bağımsız Myanmar Soruşturma Mekanizması'ndan (IIMM) Türk makamlarının yürüttüğü soruşturmayı desteklemesini ve ellerindeki delilleri Türk makamlarına göndermesini resmi olarak talep etti. MAP Direktörü Chris Gunness, Türk makamlarından bu vahşi suçların sorumluları için tutuklama kararı çıkarmaları çağrısında bulunarak, darbeden bu yana 413 katliam gerçekleştiğini ve en az 4 bin 377 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti. BM'nin rakamlarına göre, Myanmar nüfusunun üçte birinden fazlası, yani yaklaşık 19,9 milyon kişi insani yardıma muhtaç durumda. Ülke içinde yerinden edilen sivil sayısı 3,5 milyonu aşarken, yaklaşık 6 bin 800 sivil öldürüldü ve 22 binden fazla kişi keyfi olarak gözaltında tutuluyor. Çocuklar krizin en ağır yükünü taşıyor; 6,3 milyon çocuğun yardıma ihtiyacı var ve 1,1 milyon çocuğun koruma hizmetlerine erişememesi, şiddet, ihmal ve istismara karşı savunmasızlıklarını artırıyor. Gunness, bu acımasız cuntanın vahşi katliamlarının kontrol altına alınması ve hesap verebilirlik ile adaletin barış yapma çabalarının bir parçası olması gerektiğini vurguladı.

Bu Yazıyı Paylaş