Gündem

Nafaka hakkına yönelik saldırılara tepki

DEM Parti Milletvekili Dilan Kunt Ayan, kadınların nafaka hakkına yönelik eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını ve bu haklarına yönelik saldırılara karşı çıkacaklarını belirtti.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
Nafaka hakkına yönelik saldırılara tepki

DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, kadınların nafaka hakkına yönelik eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını ve bu haklarına yönelik saldırıları kabul etmeyeceklerini belirtti. Ayan, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, nafaka hakkının hedef haline getirildiğini, ancak kadınların diğer sorunları çözülmüş gibi bu konunun gündeme getirildiğini ifade etti. Anayasa Mahkemesi'nin 2012'de nafakanın boşanma sonrası yoksulluğu önleme ve dayanışmanın gereği olduğuna dair karar verdiğini hatırlatan Ayan, kadınların istihdama katılım oranının düşüklüğü, ev içi bakım yükü ve boşanma sonrası yoksulluk riski gibi faktörlerin göz ardı edildiğini söyledi.

Nafaka algısı ve gerçekler

Ayan, "Bir gün evli kaldı, ömür boyu nafaka ödüyor", "Kadınlar yüksek nafakalarla lüks içinde yaşıyor" gibi söylemlerin tamamen algı olduğunu vurguladı. Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesine göre nafakanın yoksulluğa düşen taraf için geçerli olduğunu ve bunun kadınlara özgü bir hak olmadığını belirtti. Nafakanın kendiliğinden bağlanmadığını ve mahkemelerin yoksulluk koşullarını değerlendirdiğini sözlerine ekledi. Ayan, Adalet Bakanlığı'nın kısa süreli evlilikler sonrası uzun yıllar nafaka ödenen dosyaları paylaşmadığını ve bu konuda sıfır dosya gönderdiğini iddia etti. Kadınların önemli bir bölümünün boşanma davalarında nafaka talep etmediğini de savunan Ayan, 2025 itibarıyla Türkiye'de kadınların aldığı ortalama yoksulluk nafakasının 1179 lira olduğunu ve bu miktarla lüks içinde yaşamanın mümkün olmadığını dile getirdi.

Cezaevleri ve çocuk istismarı iddiaları

Basın toplantısında ayrıca cezaevlerindeki hak ihlalleri ve çocuk istismarı iddiaları da gündeme getirildi. Ayan, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde son 6 ayda çok sayıda intihar vakası yaşandığını ve dört mahpusun yaşamını yitirdiğini ileri sürdü. Mahpusların psikolojik destek taleplerinin karşılanmadığını ve Sincan Cezaevi'ndeki sorunlara dair derhal soruşturma başlatılması gerektiğini söyledi. Bazı mahpuslara LGBTİ+ oldukları gerekçesiyle zorla tıbbi testler uygulandığını ve tecrit koşullarında tutulduklarını iddia etti. Ayrıca, Şanlıurfa Güllübağ İlk Kabul Çocuk Evi'nde devlet koruması altındaki çocuklara yönelik cinsel istismar iddialarını doğrulandığını ve fail olduğu belirtilenlerin görevden uzaklaştırıldığını belirtti. Ayan, bu tür olayların görevden almalarla geçiştirilemeyeceğini ve çocuk odaklı koruma mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini vurguladı. Son olarak, Şanlıurfa Şehir Hastanesi'nin açılışına kamu emekçilerinin zorla götürüldüğü iddialarını da gündeme getirdi.

Bu Yazıyı Paylaş