NATO zirvesi sansürü: 'Bu OHAL, bu sıkıyönetim nereye kadar sürecek?
CHP'li Murat Emir, NATO zirvesi öncesi uygulanan akreditasyon kısıtlamaları ve güvenlik tedbirlerini sansür, OHAL ve sıkıyönetim olarak nitelendirdi. Belediyelere yönelik operasyonları ve Tema Vakfı gönüllülerinin gözaltına alınmasını da el

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi öncesinde uygulanan akreditasyon kısıtlamalarını ve genel güvenlik önlemlerini sert bir dille eleştirdi. Emir, bazı medya kuruluşlarına akreditasyon verilmemesini "sansür" olarak nitelendirerek, bu kararın ardında iktidarın olduğunu iddia etti.
AKREDİTASYON UYGULAMASINA SERT TEPKİ
Emir, Cumhuriyet, BirGün, Sözcü, Halk TV, Tele1 ve KRT gibi önemli medya organlarının zirveye akredite edilmemesini eleştirerek, "Biz o sansürü yapanların, akreditasyonu yapmayanların saray olduğunu çok iyi biliyoruz. Yoksa NATO sizden görüş almadan, sizden bilgi almadan böyle bir ayrımcılığa, böyle bir sansürcülüğe niye başvursun? Bu sansür, bu kapama, bu OHAL, bu sıkıyönetim nereye kadar sürecek?" diye sordu. Gazeteciler Deniz Zeyrek gibi isimlerin de akredite edilmediğini belirten Emir, amacın zirve sırasındaki olumsuz görüntülerin saklanması olduğunu savundu.
BELEDİYELERE YÖNELİK OPERASYONLAR VE YARGIYA ÇAĞRI
CHP'li belediyelere yönelik operasyonları da değerlendiren Emir, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ve Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in de aralarında bulunduğu 24 kişinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Emir, bu operasyonları "düşman hukuku" ve "gözü dönmüşlük" olarak nitelendirerek, Türk yargısını bu tür uygulamalardan vazgeçmeye çağırdı. Özellikle Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in diyaliz hastası olduğunu ve kronik böbrek yetmezliği bulunduğunu vurgulayarak, kötü muamele ve tutuklama endişelerini dile getirdi. Emir, Tema Vakfı gönüllülerinin de yaşlılık ve sağlık durumlarına bakılmaksızın potansiyel terörist olarak gözaltına alınmasını ve kendilerine "silah eğitimi alıp almadıkları" gibi absürt sorular sorulmasını kınadı.
ANKARA'DA OLAĞANÜSTÜ TEDBİRLER ELEŞTİRİSİ
NATO zirvesi nedeniyle Ankara'da alınan olağanüstü güvenlik önlemlerini de eleştiren Emir, şehrin "hayalet şehir" haline geldiğini belirtti. Yolların kapatılması, iş yerlerinin ve parkların işleyişinin durdurulması, vatandaşların yaşam alanlarının kısıtlanması gibi uygulamaların bir "sıkıyönetim" havası yarattığını söyledi. Emir, liderlerin kötü görüntüleri görmemesi için alınan önlemleri, hatta Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un rahat koşabilmesi için parkların kapatılmasını "yaranma ihtiyacı" olarak yorumladı ve iktidarın kendi vatandaşlarının haklarını ikinci plana attığını savundu. Emir, bu antidemokratik uygulamaların ilk sandıkta millet tarafından hesaba çekileceğini vurguladı.
Bakmadan Geçme
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi'nden olumlu geri dönüşler aldı
Erdoğan Günler Sonra İlk Kez Konuştu!
Selçuk Özdağ'dan NATO Zirvesi harcamalarına soru önergesi
Suat Kılıç: NATO Zirvesi'nde menü konuşuldu, Türkiye'nin güvenlik talepleri yok sayıldı
TKP'den savaş uyarısı
Fatih Erbakan: Türkiye, NATO Zirvesi'nde garson olarak kalktı
