Necdet Pamir’den İran savaşı uyarısı: “Enerji krizi Türkiye’yi doğrudan vuruyor”
Petrol mühendisi ve enerji politikaları uzmanı Necdet Pamir, İran savaşıyla birlikte petrol ve doğalgaz piyasalarında yaşanan sert dalgalanmaların Türkiye ekonomisini doğrudan etkilediğini söyledi
Stratejik Pusula programına konuk olan enerji politikaları uzmanı Necdet Pamir, İran savaşıyla birlikte küresel enerji piyasalarında yaşanan hareketliliği değerlendirdi. Petrol fiyatlarındaki yükselişin yalnızca akaryakıtı değil, sanayi üretiminden gıdaya kadar tüm sektörleri etkilediğini belirten Pamir, savaşın ekonomik sonuçlarının giderek ağırlaştığını söyledi.
Pamir’e göre Brent petrolünün varil fiyatı kısa süre içinde 68 dolardan 113-115 dolar bandına yükseldi. Doğalgaz piyasalarında da benzer bir tablo oluştuğunu ifade eden Pamir, Avrupa’nın referans piyasası kabul edilen Hollanda merkezli TTF fiyatlarının yüzde 52 arttığını kaydetti.
“Türkiye Enerjide Hâlâ Büyük Ölçüde Dışa Bağımlı”
Türkiye’nin enerji ithalatına bağımlılığının sürdüğünü vurgulayan Pamir, doğalgazın yaklaşık yüzde 96’sının, petrol ve petrol ürünlerinin ise yaklaşık yüzde 88’inin ithal edildiğini söyledi.
Enerji fiyatlarındaki artışın doğrudan vatandaşın cebine yansıdığına dikkat çeken Pamir, şunları söyledi:
“1 Şubat’ta 55 lira olan benzinin litre fiyatı 65 liraya çıktı. Mazot ise 57 liradan 73 liraya yükseldi. Mazottaki artış yüzde 28’i buldu. Bu yalnızca akaryakıt değil, taşımacılık ve üretim maliyetleri üzerinden tüm ürünlere zam anlamına geliyor.”
“Hürmüz Kapanmasa Bile Türkiye Etkileniyor”
Türkiye’nin Hürmüz Boğazı’na bazı ülkeler kadar bağımlı olmadığını ancak küresel fiyat artışlarından kaçamadığını belirten Pamir, “Fiziki kesinti yaşamıyor olabiliriz ama fiyatlar bütün dünyada yükseliyor. Dolayısıyla Türkiye de etkileniyor” dedi.
Türkiye’nin doğalgaz tedarikinde Rusya, İran ve Azerbaycan’ın kritik önemde olduğunu ifade eden Pamir, İran’daki Güney Pars sahasına yönelik olası saldırıların Türkiye açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi.
“Kış aylarında İran gazında yaşanabilecek büyük bir kesinti sanayi üretimini ve konut tüketimini doğrudan etkileyebilir” diyen Pamir, enerji güvenliğinin artık ulusal güvenlik başlığı olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
“Enerji Fiyatları Gıdadan İlaca Her Şeyi Etkiliyor”
Savaşın yalnızca petrol ve doğalgaz fiyatlarıyla sınırlı kalmadığını belirten Pamir, petrokimya ürünlerinden gübreye, ilaçtan plastik üretimine kadar geniş bir zincirin etkilendiğini anlattı.
“Petrol ve doğalgaz artık yalnızca enerji değil, sanayinin temel girdisi. Gübre üretiminden tıbbi malzemelere kadar her alanda maliyet artışı yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
“Savaşın Uzaması Yeni Enerji Şokları Yaratabilir”
Programda savaşın yeniden büyüme ihtimalini de değerlendiren Pamir, Körfez’deki enerji altyapılarının hedef alınmasının küresel piyasalar açısından yeni krizler yaratabileceğini söyledi.
Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı’nı bypass etmek için geliştirdiği boru hatlarının da güvenli olmadığını savunan Pamir, “Bu tesisler de füze menzilinde. Bölgedeki hiçbir enerji altyapısı tam anlamıyla güvenli değil” dedi.
“Türkiye’nin Enerji Faturası En Büyük Ekonomik Yüklerden Biri”
Türkiye’nin enerji ithalat faturasında yaşanan artışın ekonomiye ağır yük bindirdiğini vurgulayan Pamir, 2022 yılında enerji ithalatının yaklaşık 96,6 milyar dolara ulaştığını hatırlattı.
Enerji maliyetlerinin enflasyon, üretim giderleri ve yaşam pahalılığı üzerindeki etkisine dikkat çeken Pamir, enerji krizinin önümüzdeki dönemde de Türkiye ekonomisinin temel sorun başlıklarından biri olmaya devam edeceğini söyledi.

