Kültür Sanat

Notalarla yazılan bir destan: "Bergüzar-ı Çanakkale" dinleyiciyle buluştu

Türk musikisinin zengin makam yapısını tarihsel bir gerçeklikle birleştiren Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar, yaklaşık 50 dakika süren devasa bir besteye imza attı.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
2 dk Sesli Dinle 0
Notalarla yazılan bir destan: "Bergüzar-ı Çanakkale" dinleyiciyle buluştu

Sanat müziğinden halk müziğine, tasavvuftan mehtere kadar pek çok türü bünyesinde barındıran eser, Çanakkale Savaşları’nın dönüm noktalarını musiki aracılığıyla yeniden yaşatıyor.

Bir Bestekârın Şehitlere "Armağanı"

Eserin isminin anlam yüküne dikkat çeken Kaçar, "Bergüzar" kelimesinin "armağan" demek olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Şehitlerimiz bu ülkeyi bize armağan etti. Ben de bir bestekâr olarak onlara bir armağan sunmak istedim. Türk musikisinde bu denli uzun soluklu eserlerin sayısı az; bu destanı notalara dökmek benim için bir borçtu."

15. Yüzyıldan Günümüze Uzanan Form

Prof. Dr. Kaçar, bestesini kurgularken 15. yüzyılın büyük ustası Abdülkadir Meragi’nin "Nevbet-i Mürettep" formundan esinlendiğini belirtti. Eser, Zirgüleli Hicaz makamıyla başlayarak suzinak, nihavent, rast, mahur ve hüseyni gibi sevilen makamlar arasında adeta tarihi bir yolculuğa çıkarıyor.

13 Olay, 13 Şiir: Kahramanların Sesi

Eserde sadece savaşın stratejik hamleleri değil, insan hikâyeleri de ön planda. Eşi Dr. İzzet Kaçar’ın kaleme aldığı şiirlerle örülü bestede şu temalar işleniyor:

Deniz Zaferi: Nusret Mayın Gemisi’nin stratejik hamlesi ve Seyit Onbaşı’nın dev mermiyi sırtlaması.

Kara Savaşları: 57. Alay’ın kahramanlığı, Ezineli Yahya Çavuş’un direnişi ve Mustafa Kemal Atatürk’ün "Size ölmeyi emrediyorum" tarihi emri.

Cephe Gerisi: Saka Mustafa’nın su taşıma mücadelesi ve eşini cepheye gönderip yıllarca bekleyen Fatma Hanım’ın hüznü.

Genç Fedailer: Ceplerine taş doldurarak 45 kilo gelmeye çalışan lise çağındaki gençlerin fedakârlığı.

"Gençlere Yeni Sesler Lazım"

Milli ve manevi değerlerin genç kuşaklara aktarılmasında müziğin gücüne inanan Kaçar, eserde özellikle akılda kalıcı ve sade ezgilere yer verdiğini vurguladı. Türk musikisinin sürekli eskiyi tekrar etmek yerine, "yeni soundlar" ve modern dokunuşlarla gençlere hitap etmesi gerektiğini belirterek yeni bestekârlara olan ihtiyacın altını çizdi.

Bu Yazıyı Paylaş