Siyaset

Özgür Özel'den Erdoğan'a: Mahkeme kararı kesinleşmeden kimseye 'hırsız' dedirtmem

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın CHP'li belediyelere yönelik 'hırsız' ve 'rüşvet' iddialarına sert tepki göstererek, mahkeme kararı kesinleşmeden kimseye bu tür suçlamalarda bulunulamayacağını belirtti. Özel, iktidarın yargı yoluyla
DHA
DHA
6 dk Sesli Dinle 0
Özgür Özel'den Erdoğan'a: Mahkeme kararı kesinleşmeden kimseye 'hırsız' dedirtmem

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin belediyelerine yönelik soruşturmalar üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sert tepki gösterdi.

BELEDİYELERE YÖNELİK SALDIRILAR

Bolu Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Taziye Evi ve Mezarlıklar Müdürlüğü hizmet binası ile 100. Yıl Cumhuriyet Parkı'nın ilk etabının açılış törenine katılan Özel, burada yaptığı konuşmada, iktidarın CHP'li belediyelere eşit davranmadığını, aksine üvey evlat muamelesi yaparak gelirlerini kesmeye çalıştığını belirtti. Özel, "Milletin seçtiği belediye başkanlarının inanmayıp mazbatasını iptal ediyorlar, bir daha seçiliyor. Beş yıl hizmet ediyor, alıp eski bir otobüsü köşede yakıp ‘Belediyenin otobüsleri yanıyor’ diyecek iftira filmlerini çekecek kadar, işleyen metro yürüyen merdivenlerine birilerine taş sıkıştırıp ‘Metroda hizmet faaliyeti durdu’ diyene kadar. ‘İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde 550 tane terörist çalışıyor’ deyip sonra birini bile ispat edemeyip ‘Ben bunu siyaseten seçim öncesi söylemiştim’ diyene kadar. ‘İstanbul Belediyesi İspark’ı PKK’ya veriyor, PKK’lılar çalışacak. Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin su faturalarını DHKP-C militanları dağıtacak’ diyene kadar." ifadelerini kullandı.

YARGI YOLUYLA BASKI İDDİASI

Özel, adil bir yarış yerine devlet imkanlarını ve dezenformasyonu kullananların yargı oyunlarıyla CHP'li belediyelerin üzerine gittiklerini savunarak, "Bir yanda Mansur Yavaş’ın teslim edip AK Parti’nin kapattığı önceki döneme ait 93 yolsuzluk dosyası. Bir yanda İstanbul’da 37 büyük yolsuzluk dosyası. Bunun karşısında Melih Gökçek’in oğlunun işlettiği televizyon kanalına savcılık yerine giden, kendisi suçlu olan ve dahil olmadığı soruşturma dosyasına dahil olup sonra millete iftira atıp, kendi iftiracı olup kendini kurtarmaya çalışan bir takım meczupların karalamalarla Ekrem Başkan’dan sonra Mansur Başkan‘a da saldırılarda bulunuyorlar." dedi. Belediyelere yönelik soruşturmalarda iftiralarla karşı karşıya kaldıklarını vurgulayan Özel, tanık ifadeleriyle şirketlere el konulduğunu ve zorla imza attırıldığını iddia etti. Özel, "Kapalı yer korkusu olan çocuğun, adamı inceliyorlar ya malına bakmış, mülküne bakmış, hesabına bakmış. Çocuğu hastanede yatmış, kapalı yer korkusu varmış. 26 yaşında evladıyla tehdit ediyor." şeklinde konuştu.

ERDOĞAN'A HESAP SORMA ÇAĞRISI

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Meclis'e gitmemeleri nedeniyle kimyasının bozulduğunu ve boş sandalyeleri gördüğünde çıldırdığını belirten Özel, "İnsanlar böyle süreçlerden geçiyor, Tayyip Bey de çıkmış dün İstanbul’da almış mikrofonu. Bir de güya yaptığı işler bizi yıpratacak ya. Biz Meclis’e gitmedik, bütün metabolizması ve kimyası bozuldu., çıldırdı, ne yapacağını şaşırdı. 40 yıllık husumet duyduklarına gitti el uzattı. Terörist dediklerine çay ısmarladı, bilmem ne. Neden? CHP’nin yaptığı ağırına gitti. Bu kadar şeyi yapıyorsun benim ağırıma gitmiyor da Meclis’e gelip boş sandalyeyi görünce senin ağırına mı gidiyor? Benim belediye başkanlarımın sandalyesi boş. Benim de Ekrem Başkan’ın boş sandalyesi ağırıma gidiyor. Resul Emrah Şahan’ın boş sandalyesi, Ahmet Özer’in boş sandalyesi ağırıma gidiyor. Gelmiş, orada bizim sandalyeleri boş görmüş. Ağırına gitmiş beyefendinin. Ne yapıyor? Dünkü açıklamaya bakın. ‘Rüşvet aldılar. Belediyeyi soydular. Gözlerinden nefret fışkırıyor.’ Kanıtla kardeşim, kanıtla. ‘Rüşvet aldılar’ değil, ‘Rüşvet alma iddiası var.’ Yalancı tanık var. Gizli tanık var. İddianame yok olsa ne yazar. Yargılama yok, olsa ne yazar? Hüküm yok, olsa ne yazar? İstinaf yok, olsa ne yazar? Kesinleşme yok. Senin bu adamlara ‘Belediyede rüşvet aldılar’ demen için suçun ispatlanıp kesinleşmesi lazım. Bir tane kanıtın olmadığı yerde bunu söyleyemezsin. Seni bundan men ediyorum. Bu laflar namuslu ve şerefli insanlara, bütün dünyada masumiyet karinesi varken, daha bu insanlar belediye başkanı unvanı taşırken bu söylediğin suç. Görülecek davanın, bakın daha iddianamesi yok, soruşturma aşamasında. İddianame düzenlenip kabul edilirse görülmekte olan davanın hakimini, yürütmenin başı Cumhurbaşkanı sıfatıyla yönlendiriyorsun, zorluyorsun, ‘Beni yalancı çıkarma, bunlar rüşvet aldı. Belediye soydu’ diyorsun. Böyle adil yargılama mı olur Ey Tayyip Erdoğan?” dedi. Özel, Erdoğan'ın kendi belediye başkanlığı döneminde yargılandığını ancak bu süreçte evine sabah altıda gidilmediğini hatırlatarak, "Bir gün Emine Hanım’ın kapısına dayanıp ‘Tayyip Bey’i almaya geldik’ diyen oldu mu? Bir gün Tayyip Bey’i o zaman o İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıydı, kolunda polisle doktor muayenesine giderken gören oldu mu? Bu haysiyet cellatlığını size yaptılar mı da siz yapıyorsunuz? Bir gün tutuklu yattın mı? Cezan onaylandı, verildi, beklendi. Kesinleşmesi beklendi. Cezan kesinleşti. Makosenleri giydin, belediyeye kendin gittin, belediyeye oturdun. Telefonla tebligat geldi ‘Cezaevine gelir misin?’ diye. Belediyenin önünde Saraçhane‘de miting düzenledin. Helallik aldın. Yanında yatacak olan koğuş arkadaşını ayarladın. Gittin cezaevinde ‘3 bin ziyaretçi geldi’ diye övündün. Şiir albümü yayınladın. Ve sen o sırada belediye başkanlığından düşmüştün, cezan kesinleşmişti. Ama şimdi daha iddianamesi olmayan adamın resmini söktürüyorsun. Metro anonsunda adı geçiyor, ona tahammül edemiyorsun. Ondan sonra çıkmış, kesinleşmiş hüküm yokken arkadaşlarıma bu lafları ediyorsun. Tek bir delil, tek bir ispat olmadan 200 gündür hapiste yatırıyorsun bu insanları. Sonra da insanlara ‘Yargıya güvenin’ diyorsun. Savcı mısın, hakim misin? AK Parti’nin değerli seçmenlerine soruyorum. Bir kişinin demesiyle hırsız olunacak olsa, bu ülkede dirlik kalır mı, düzen kalır mı, hukuk devleti kalır mı? Bunları herkesin bir görmesi lazım." ifadelerini kullandı. Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisi gibi yargılanan belediye başkanlarının istifasını istediğini ancak kendisinin yargılanmadığını belirterek, "Kendin kendi arkadaşlarına, Melih Gökçek’e ne dedin? ‘Metal yorgunluğu, istifa et. Yoksa gereğini ben yaparım. Bir partinin ben şimdi genel başkanıyım. Tanju Bey’e diyorum ki, ağzımdan yel alsın demem de istifa et yarın yoksa gereğini ben yaparım. Ne yapabileceğim ben? Partiden atarım, belediye başkanlığına siz getirdiniz, siz götürürsünüz. Bir genel başkan, bir belediye başkanını görevden alamaz. Demek ki gereğini yaparım derken neyi kastediyordun sen Melih Gökçek‘e? Ya hırsızsın ya FETÖ’cüsün.’FETÖ’cü olunca alırlar götürürler. Hırsızsa yargılanır, suçu ispat olursa gider. Melih Gökçek‘e ‘İstifa et’ dedi, Bursa Belediye Başkanına ‘İstifa et’ dedi, Balıkesir’e, İstanbul’a, Ordu’ya ‘İstifa et’ dedi. Kimi güle oynaya, kimi ağlaya ağlaya istifa edip bıraktılar. Birini hakim karşısında gördünüz mü? FETÖ’cüyse yargıla, hırsızsa yargıla. Kendine göre düzeni var. Kendisinin haberi olmadan yapılan ufak tefek hırsızlıklara tahammül edemiyor. Gidiyor diyor ki ‘Madem öyle istifa et. Oraya başkasını koyacağım.’ Bunları yapmış adam, şimdi bizim haysiyetimizle oynayamaz. İftiracılık yapamaz. Bir kez daha söylüyorum. Cesaretini topladığın gün ben hazırım. TRT kursun masayı, yapsın canlı yayını. Bütün televizyonlar ortak versin isterse. Sen arkadan al Akın Gürlek’i, bütün savcılarını. Ben geçeceğim o tarafa ve millet duysun bakalım. Neyle suçluyorsun, ne yapıyorsun? Bu kadar açık, bu kadar net iftiralara karşı dimdik ayaktayız kardeşim, dimdik ayaktayız." diye konuştu. Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın metinlerini yazanlara seslenerek, "Bundan sonra Tayyip Erdoğan’ın metinlerini yazanlara söylüyorum. Biz yazıyoruz, prompterden okuyor, çocuk oyuncağı değil. Mahkeme kararı kesinleşmiş, karar olmadan kimseye ‘hırsız’ dedirtmem. Kimseye ‘Rüşvet aldı’ dedirtmem. Kimseye ‘Belediyeyi soydu’ dedirtmem. Duyarsam, beterini duyarsınız. Hesabını verirsiniz. En geç iki sene içinde seçim var. Ondan sonra kim kime iftira attı, kim kime haysiyet cellatlığı yaptı? Bunların hepsini göreceğiz. Öyle iftirayla, yalanla, dolanla, haysiyet cellatlığıyla iktidarı koruyamazsınız. Bu millet hizmete bakıyor, hizmete. Buraya çıkıp Tanju Özcan anlatıyor da yalan atıyor olsa bu ahali daha laf ağzından çıkarken alkışlar mı? Görmüyor musun şehri, görmüyor musun hizmeti, görmüyor musun teveccühü? Bütün belediye başkanlarımızın hizmetleriyle gurur duyuyoruz. Her birisiyle ayrı ayrı gurur duyuyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi onların elinde adım adım iktidara yürüyor. İyi yönetebileceğimizi oradan gösteriyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi tüm kadrolarıyla, büyük bir inançla, büyük bir kararlılıkla, büyük bir azimle, büyük bir cesaretle iktidara hazırdır. Bu iktidar gelecek sandık günü değişecek. Türkiye’de bütün mağdurların, bütün mazlumların, bütün fakirlerin, bütün emeklilerin, bütün orta gelirlilerin yüzü gülecek. Daha çok kazanacağız, adil paylaşacağız. Hep birlikte başaracağız." dedi. Özel, konuşmasının ardından Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'a çağrıda bulunarak, Türkiye'nin en büyük survivor parkurunu inşa ettiklerini ve tamamlanınca CHP'li milletvekilleri ile AK Partili milletvekilleri arasında bir yarış düzenlenmesini teklif etti.

Bu Yazıyı Paylaş