Öztrak: Fon skandalının çözümü için derhal seçim
CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, fon skandalı ve ekonomik kayıplar üzerinden hükümeti eleştirerek derhal seçim çağrısı yaptı. Mal varlıklarının açıklanmasını ve Mekke Anlaşması maddelerinin incelenmesini istedi.

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında hükümetin fon skandalını çözme ve güveni yeniden sağlama kapasitesinin kalmadığını savunarak erken seçim çağrısı yaptı. Öztrak, “Bu yüzden biz, milletin dertlerinin çözümü için doğru iliklenecek ilk düğmenin derhal seçim olduğunu söyledik, söylüyoruz” dedi.
Fon skandalı ve güven tartışması
Türkiye’nin tek kişilik yönetim altında krizlerle karşı karşıya olduğunu söyleyen Öztrak, fon vurgununun kurumsal yapıdaki tahribatın sonucu olduğunu ileri sürdü. Skandalın ortaya çıkmasının üzerinden yaklaşık bir buçuk ay geçtiğini, borsa endekslerinin bu süreçte uzun süreli düşüş kaydettiğini ve yatırımcıların kaybının 7 trilyon lirayı aştığını belirtti. Bu tutarın 130 milyar dolardan fazla olduğunu ve 130 ülkenin milli gelirini geçtiğini söyleyen Öztrak, hükümetin güveni tesis edecek adımlar atmadığını savundu. Öztrak, para akışının sonuna kadar izlenmesini istediklerini ancak bunun yapılmadığını öne sürdü. AK Parti’den ve bürokrasiden bazı isimlerin hedef gösterildiğini, buna karşın siyasi bağlantıların araştırılmadığını iddia etti. AK Parti Genel Başkan Yardımcısının ifadesini verip serbest bırakıldığını; Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un ise somut gerekçe gösterilmeden tutuklandığını söyledi. “Bu ikili hukuk görüntüsü, güvenin kalan son kırıntılarını da süpürüyor” diyen Öztrak, skandalla bağlantılı kurumların yöneticilerinin görevden alınmadığını belirtti. Türkiye Sigorta’nın eski Genel Müdürünün yeniden gözaltına alındığını aktaran Öztrak, bu kişinin fonlarla işbirliği yaptığı, şirket parasını hisselerin değerini yükseltmek için kullandığı ve fon grubundan elden 1 milyon dolar aldığı iddialarını dile getirdi. Bağımsız kurumların bağımsızlığını yitirmesi, denetimin zayıflaması ve liyakat yerine sadakatin öne çıkarılmasının yaşananlara yol açtığını savundu.
Ekonomi ve mal varlığı çağrısı
Öztrak, fon vurguncularının tam listesinin açıklanması ve konunun araştırılması için Meclis’te komisyon kurulması önerilerinin reddedildiğini söyledi. 2018’den sonra görev yapan bakanlar, bakan yardımcıları ve AK Parti genel başkan yardımcılarıyla BDDK, SPK, Borsa İstanbul, Takasbank ve kamu bankalarının üst düzey yöneticileri ile yakınlarının mal varlıklarının; görev dönemlerindeki ve özellikle son bir yıldaki değişimlerle birlikte kamuoyuna açıklanmasını istedi. Borsanın geçen hafta yüzde 5, skandalın ortaya çıkışından bu yana toplamda yüzde 20 değer kaybettiğini belirten Öztrak, tüketici güveninin ekim ayında tek bir ayda yüzde 7,7 gerilediğini ve bunun son 3 yılın en sert düşüşü olduğunu kaydetti. Türkiye’nin önümüzdeki bir yılda 300 milyar dolar dış finansmana ihtiyaç duyduğunu, Merkez Bankası net rezervlerinin üçte birinin bir ayda eriyerek 31 milyar dolara indiğini söyledi. Komisyonda görüşülmeye başlanacak 2027 bütçesinin, fon skandalının ekonomik etkileri hesaba katılmadan hazırlandığını ifade eden Öztrak, kamu kesiminin borçlanma ihtiyacının 2026’da 57 milyar dolar, 2027’de 64 milyar dolar olduğunu belirtti. Bu kaynakların nereden ve hangi faizle bulunacağının açıklanması gerektiğini söyledi.
Mekke Anlaşması değerlendirmesi
Öztrak, Mekke Anlaşması’nın Türkiye’ye fırsatlar sunabileceğini, ancak bazı riskler de taşıdığını belirtti. Anlaşmanın NATO Antlaşması’na benzetilen 2. maddesinin, taraflardan birine saldırı olması durumunda diğerlerinin “derhal” ve sağlayabilecekleri tüm imkânlarla yardım etmesini öngördüğünü söyledi. NATO Antlaşması’nda böyle otomatik bir yükümlülük bulunmadığını, önce tarafların bir araya gelerek danışma mekanizmasını işletmesinin öngörüldüğünü kaydetti. Anlaşmanın 16. maddesi uyarınca tarafların en az 10 yıl boyunca anlaşmadan çıkmamayı kabul ettiğini aktaran Öztrak, bu sürenin Türkiye’nin kısa ve orta vadeli diplomatik ilişkilerini bağlayabileceğini söyledi. Maddelerin Dışişleri Komisyonu’nda ayrıntılı biçimde tartışılmasını isteyen Öztrak, başka ülkelerin bölgesel planlarının maliyetinin Türkiye’ye yüklenmesine karşı olduklarını, milli çıkarlara uygun biçimde ülkenin bölgedeki gücünü artıracak adımları destekleyeceklerini belirtti.

