Dünya

Pakistan, barış masalarını yeniden kuruyor

Pakistan, ABD ve İran arasındaki müzakerelerde kritik bir rol oynayarak barış masalarını yeniden kurma çabalarını sürdürmektedir. Ülkenin diplomasisi, bölgedeki barışı sağlamak için önemli bir aktör konumundadır.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
2 dk Sesli Dinle 0
Pakistan, barış masalarını yeniden kuruyor

ABD Başkanı Richard Nixon’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Henry Kissinger, 1971 yazında Güney Vietnam, Tayland, Hindistan ve Pakistan’ı kapsayan resmi bir Asya turuna çıkmıştı. Kissinger, 8 Temmuz 1971 akşamı Pakistan’ın başkenti İslamabad’a ulaştı. Ertesi gün Devlet Başkanı Yahya Han ile resmi görüşmeler yapması planlanmıştı. Ancak o gün düzenlenen bir akşam yemeği sırasında Kissinger kendisini kötü hissettiğini belirtti. Pakistanlı yetkililer, Kissinger’ın “tropikal bir mide rahatsızlığına yakalandığını ve dinlenmesi gerektiğini” duyurdu.

MİSYONUN GİZLİ YÜZÜ

Kissinger’in Himalaya dağ silsilesinin Galyat bölgesindeki dinlenme tesisine götürülmesi esnasında, Pakistan’ın başkentindeki Çaklala Askeri Hava Üssü’nde gece yarısı bir hareketlilik gözlendi. Siyah takım elbiseli bir adam, maiyetiyle birlikte bir Boeing 707’ye doğru yürüyordu. Uçağın içinde onları bekleyen Çinli mihmandarlar vardı. Böylece “Marco Polo” operasyonu başlamış, Kissinger’ın gizli misyonu için yolculuğu başlamıştı. ABD, Çin ile irtibat kurmak istiyor ve Pakistan bu konuda arabulucu rolü üstleniyordu.

PAKİSTAN'IN DİPLOMATİK BAŞARILARI

Sovyetler Birliği'nin Afganistan'da yaşadığı 10 yıllık işgal süresince Pakistan, barış sürecinde kritik bir rol oynamıştır. 1988 yılında Sovyet yanlısı Afgan hükümeti ile Cenevre’de masaya oturan Pakistan, Kızıl Ordu’nun Afganistan'dan “itibarlı” bir şekilde çıkışını sağlamıştır. Ayrıca, ABD’nin Taliban ile yaptığı Doha Anlaşması’nda da Pakistan önemli bir aktör olmuştur. Bu örnekler, Pakistan’ın diplomatik dehasını gözler önüne sermektedir. İran ile ABD arasında gelişen son müzakerelerde de Pakistan, barış masalarını yeniden kurarak önemli bir görev üstlenmiştir. Bu süreçte, Pakistan’ın askeri ve diplomatik ilişkileri, bölgedeki barışın sağlanmasında kritik bir öneme sahiptir.

Bu Yazıyı Paylaş