Sadettin Tantan'dan Habererk'e özel açıklamalar: "Türk kimliği kapsayıcı bir üst kimliktir"
Eski İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, Habererk'e özel açıklamalarda bulundu.

Sadettin Tantan, Türk siyasetinde özellikle İçişleri Bakanlığı döneminde yürüttüğü yolsuzlukla mücadele operasyonları ve devlet disiplini konusundaki tavizsiz duruşuyla hafızalara kazınmış bir isim. Güvenlik, kamu yönetimi ve devlet geleneği üzerine yaptığı değerlendirmelerle uzun yıllardır kamuoyunda dikkat çeken Tantan, yalnızca bir siyasetçi değil; aynı zamanda devlet yapısına dair eleştirel ve stratejik bakış açısıyla öne çıkan bir figür.
Devlet aklı, milli sermaye, güvenlik altyapısı ve hukuk düzeni gibi Türkiye’nin temel meselelerine dair net ve zaman zaman sert tespitlerde bulunan Tantan, bugünkü sorunların büyük ölçüde yapısal zafiyetlerden kaynaklandığını savunuyor. Ona göre güçlü bir devlet; yalnızca siyasi iradeyle değil, sağlam kurumlar, liyakat esaslı kadrolar ve milli bir ekonomik altyapıyla mümkün olabilir.

Savaş Erman’a konuşan Sadettin Tantan, Türkiye’nin iç ve dış tehditlere karşı nasıl bir strateji geliştirmesi gerektiğinden, yolsuzlukla mücadelede neden istenilen seviyeye ulaşılamadığına; kimlik tartışmalarından yeni bir siyasi zihniyet ihtiyacına kadar birçok başlıkta çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Sadettin Tantan: “Türkiye’nin güçlü bir devlet aklına ve milli sermayeye ihtiyacı var”
Eski İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, Türkiye’nin devlet geleneği, yolsuzlukla mücadele, güvenlik altyapısı ve milli kimlik tartışmalarına ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Tantan, Türkiye’nin yapısal sorunlarının çözümü için güçlü kurumlara, milli sermayeye ve stratejik bir devlet vizyonuna ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Savaş Erman’a Özel Röportaj
“Milli sermaye olmadan milli siyaset gelişmez”
Türkiye’nin devlet geleneği açısından en büyük yapısal sorunlardan birinin milli sermaye kimliğinin oluşturulamaması olduğunu belirten Sadettin Tantan, bu durumun milli ekonomik, siyasi ve güvenlik politikalarının gelişimini de engellediğini söyledi.
Tantan, iktidarların zamanla kendilerini besleyen güç odaklarına bağımlı hale geldiğini belirterek bunun devlet kurumlarını savunma pozisyonuna ittiğini ifade etti.

“İktidarlar kendisini tehdit eden emperyal güçlere karşı emperyal bir vizyonla hareket etmelidir. İstihbarattan güvenliğe, ekonomiden kültüre kadar her alanda stratejik bir bakış açısına ihtiyaç vardır. Küresel sermayenin tehdidine karşı milli sermaye güçlendirilmelidir.”
“Modern devlet özgürlük, güvenlik ve adalet üzerine kurulur”
Devletin temel altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Tantan, modern devletin üç sac ayağının özgürlük, güvenlik ve adalet olduğunu ifade etti.
Bu üç unsur sağlıklı şekilde kurulmadıkça devlet yapısının zayıf kalacağını belirten Tantan, Türkiye’nin halka korku değil güven veren bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Tantan ayrıca, gücünü şahıslardan değil hukuktan alan bir bürokrasi ve kararlarını keyfi değil hukuki zeminde alan bir yönetim sistemi kurulmasının önemine dikkat çekti.
“Liyakat eksikliği ve yapay gündem büyük tehdit”
Türkiye’nin güvenlik altyapısının güncellenmesi gerektiğini belirten Tantan, liyakatten uzak bürokrasi, magazin gündemi ve Türklük bilincinden uzaklaşmanın ülkenin geleceği açısından ciddi riskler taşıdığını ifade etti.
Toplumsal gündemin çoğu zaman yapay tartışmalarla yönlendirildiğini belirten Tantan, gerçek sorunların bu şekilde perde arkasında kaldığını dile getirdi.
“Yolsuzlukla mücadelede somut adımlar atılmadı”
Yolsuzluk konusunun dünya genelinde önemli bir sorun olduğunu ifade eden Tantan, Birleşmiş Milletler’in bu konuda uzun yıllardır çalışmalar yürüttüğünü hatırlattı.
Türkiye’nin birçok uluslararası sözleşmeye imza attığını ancak uygulamada ciddi eksiklikler bulunduğunu belirten Tantan şunları söyledi:
“Yolsuzluğa Karşı Ceza Hukuku Sözleşmesi ve diğer uluslararası anlaşmalar parlamentodan geçti. Ancak Türkiye’de bu konuda operasyonel anlamda güçlü bir mücadele yürütüldüğünü söylemek mümkün değil.”
Tantan ayrıca soruşturma süreçlerinde delil toplama altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini, aksi halde yargı süreçlerinin toplumda güven sorunu yarattığını belirtti.
“Türkiye Başsavcılık Kurumu kurulmalı”
Organize suç ve mafya yapılarının güç kazanmasının devlet mekanizmasındaki zafiyetlerle ilişkili olduğunu ifade eden Tantan, Türkiye’de yeni bir kurumsal yapılanmaya ihtiyaç olduğunu söyledi.
Bu kapsamda Türkiye Başsavcılık Kurumu kurulması gerektiğini savunan Tantan, iç ve dış tehditlerle mücadelede merkezi bir yapının oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
“Türk kimliği kapsayıcı bir üst kimliktir”
Türkiye’de zaman zaman gündeme getirilen kimlik tartışmalarına da değinen Tantan, Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte kimlik meselesinin çözüldüğünü savundu.
Türk kimliğinin etnik değil kapsayıcı bir vatandaşlık kimliği olduğunu belirten Tantan, bu kimliğin ortak hukuk düzenini, kader birliğini ve ülkü birliğini ifade ettiğini söyledi.
“Türk milletinin içinde yeni bir üst kimlik yaratmaya çalışmak açık bir bölücülüktür. Ayrıcalıklı olması gereken tek unsur hukukun ve kurumların işleyişidir.”
“Türkiye yeni bir siyasi zihniyet inşa etmelidir”
Tantan, Türkiye’nin hem iç hem de dış politikada yeni bir stratejik zihniyete ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Doğu Akdeniz ve bölgesel gelişmelere dikkat çeken Tantan, Türkiye’nin milli çıkarlarını önceleyen güçlü bir siyaset anlayışı oluşturması gerektiğini ifade etti.
“Tüm zorluklara rağmen Türk milleti karşısındaki güç odaklarını aşacak ve hak ettiği yere ulaşacaktır.
