Gündem

Şanghay İşbirliği Örgütü 25. Yıl Zirvesi: Küresel Dengelerde Yeni Bir Sayfa Açıldı

Şanghay İşbirliği Örgütü'nün 25. yıl zirvesi, küresel dengelerde yeni bir sayfa açarken, Orta Koridor'un ticaretteki önemi ve susuzluk tehdidi gibi konular öne çıkıyor. Z Raporu ekim sayısında bu gelişmeler detaylıca ele alınıyor.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
3 dk Sesli Dinle 0
Şanghay İşbirliği Örgütü 25. Yıl Zirvesi: Küresel Dengelerde Yeni Bir Sayfa Açıldı

Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ)’nün 25. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen zirve, küresel güç dengelerinde yeni bir dönemin başlangıcını simgeledi. Bu önemli buluşmada Çin, Rusya ve Hindistan liderlerinin bir arada yer alması, Batı merkezli mevcut dünya düzenine karşı güçlü bir mesaj olarak algılandı.

ŞİÖ'NÜN ARTAN ETKİSİ

10 tam üye ülke ve çok sayıda ortak ülkeyi bünyesinde barındıran ŞİÖ, Avrasya coğrafyasının en geniş siyasi ve ekonomik oluşumlarından biri haline gelmiştir. Örgüt, yalnızca sınır güvenliği ve terörle mücadele gibi alanlarda değil, aynı zamanda ticaret, enerji, finans, teknoloji ve kültürel etkileşim gibi çeşitli sektörlerde de etki alanını genişletmektedir. Z Raporu'nun ekim sayısında yer alan "ABD’ye Karşı Sessiz Cephe" başlıklı kapak dosyasında, son zirve analiz edilerek örgütün giderek artan etkisi uzman görüşleriyle derinlemesine incelenmektedir.

KÜRESEL TİCARETTE ORTA KORİDORUN ROLÜ

Çin'den Avrupa'ya ulaşımda en kısa ve güvenli rota olarak kabul edilen Orta Koridor, küresel ticaret ağındaki stratejik önemini her geçen gün artırmaktadır. Deniz yoluyla 30-45 gün süren seyahat süresini 15-25 güne indirgeyen bu koridor, Rusya-Ukrayna savaşının ardından daha da kritik bir alternatif konumuna gelmiştir. Kazakistan, Gürcistan, Azerbaycan ve Türkiye, koridor güzergahındaki altyapı yatırımlarını hızlandırma yönünde adımlar atmaktadır. Zengezur bağlantısı ve Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı gibi projelerle bu güzergahtaki darboğazların aşılması hedeflenmektedir. Türkiye, hem Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi ile entegrasyon hem de ABD ve Avrupa Birliği ile iş birliği stratejileri çerçevesinde çok yönlü bir dış politika izlemektedir. Bu durum, Türkiye'yi küresel lojistik ve enerji geçiş rotaları açısından önemli bir merkez haline getirmektedir.

21. YÜZYILIN EN BÜYÜK MÜCADELESİ: SUSUZLUK

Günümüzde gezegenimiz, giderek artan susuzluk tehdidiyle karşı karşıyadır. Dünya nüfusunun yarısından fazlası halihazırda su kıtlığı yaşamakta olup, milyonlarca insan göç riskiyle karşı karşıyadır. Türkiye de kişi başına düşen bin 300 metreküplük su potansiyeli ile kritik bir eşikte bulunmaktadır. Su, artık sadece çevresel bir sorun olmaktan çıkmış; ekonomik, sosyal ve jeopolitik boyutlarıyla geleceğin en çetin mücadelelerinden birini oluşturmaktadır.

PARA POLİTİKASININ ETKİSİ VE ENFLASYON

Türkiye'de enflasyonist baskı, yalnızca maliyetlerden değil, aynı zamanda beklentilerden de beslenmektedir. Ücret artışları ve bozulan fiyatlama davranışları, para politikasının etkilerinin gözlemlenmesini geciktirmektedir. Enflasyon, niceliksel verilerden ziyade algısal bir olguya dönüşmüş durumdadır. Fiyat artışları için çeşitli gerekçeler üretilmeye devam ederken, maliyet kalemlerinin çoğunun sabit kalmasına rağmen, ücretler gibi payı düşük olan kalemlerdeki artışlar dahi etiketlere aynı oranda yansımaktadır.

Z RAPORU YAZARLARINDAN DEĞERLENDİRMELER

Z Raporu'nun deneyimli yazar kadrosu, ekonomi gündemine dair görüşlerini okuyucularıyla paylaşmaya devam etmektedir. Semra Karabaş, Ali Saydam, İbrahim Acar, Prof. Dr. Kadir Tuna, Dr. Mehmet Akif Soysal ve Prof. Dr. Metin Toprak, güncel gelişmeleri değerlendirirken; Mustafa Özel, "İz Bırakanlar" köşesinde 'Filozof İş İnsanı' Sabri Ülker'i tanıtmıştır. Analist Cüneyt Paksoy ise piyasadaki güncel gelişmeleri yorumlamıştır.

Bakmadan Geçme

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

Bu Yazıyı Paylaş