Sarı: İktidarın kaynağı var, halka sahip çıkma niyeti yok
Serkan Sarı, fon krizinde 500 bine yakın kişinin mağdur edildiğini savunarak sorumluların açıklanmasını ve Mehmet Şimşek’in istifa etmesini istedi. Emekli ve asgari ücretlinin alım gücündeki kayba dikkat çekti.

CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında emekli ve çalışanların gelir kaybına, fon krizine ve sanayi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sarı, “Bu ülkenin enflasyonun altında ezilen emekliye sahip çıkmayan bir iktidarı var. Geldiğimiz noktada iktidarın elinde imkân var, iktidarın kaynağı var, iktidarın bütçesi var ama iktidarın niyeti halka, millete sahip çıkmak değil” dedi. Sarı, toplantının başında AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta’nın eski Başbakan Bülent Ecevit hakkındaki sözlerini eleştirdi. Ecevit’in ölüm yıl dönümünde anma beklediklerini belirten Sarı, Meclis gündemiyle ilgisi olmayan eleştirileri kınadı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ekonomi programına yönelik değerlendirmelerinin toplumun yaşadığı ekonomik koşullarla örtüşmediğini savundu. Sarı, Şimşek’in çizdiği refah tablosunun toplumun değil, iktidara yakın çevrelerin durumunu yansıttığını söyledi ve Bakan’ın istifa etmesini istedi.
Fon krizi için şeffaflık ve istifa çağrısı
Fon krizini sıradan bir finansal dolandırıcılık olarak görmediğini belirten Sarı, “Bu yaşanan süreç aslında bir finansal suikast” dedi. Fon mağdurlarının birikimlerini ve finansal sisteme güvenlerini kaybettiğini söyleyen Sarı, krizde adı geçen 201-241 kişiye ilişkin listelerin açıklanmasını istedi. Kamuoyunda Fatma Betül Sayan’ın adının öne çıktığını belirterek, yaklaşık 150 milletvekili ile 180’e yakın adalet çalışanı, hâkim ve savcının yanı sıra kaymakam ve valiler hakkında da iddialar bulunduğunu söyledi. Sarı, adı geçenler suçsuzsa bunun kanıtlarının ortaya konulması gerektiğini savundu. Sarı, Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025’te kamuoyunu uyardığını, 2 Aralık 2025’te Finansal İstikrar Komitesi’ni topladığını, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 9 Aralık 2025’te Sermaye Piyasası Kurulu’na yazı yazdığını ve 11 Şubat 2026’da yeniden yazılı bildirimde bulunduğunu aktardı. Buna rağmen krizin büyüdüğünü öne süren Sarı, 30-131 fondan yaklaşık 500 bin kişinin mağdur edildiğini söyledi ve Şimşek’e istifa çağrısı yaptı. Merkez Bankası’nın 4 Kasım tarihli verilerine göre 3 bin şirketin süreçten doğrudan etkilendiğini, fonlarda parası bulunan 4 bin 500’e yakın şirketin de mağdur olduğunu ileri sürdü. Nakit sıkışıklığının tedarik ödemelerini ve üretimi aksattığını, kayıpların iflas, konkordato ve işsizliğe yol açabileceğini belirtti.
Sanayi ve teknoloji politikalarına eleştiri
Sanayi ve Teknoloji, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Ticaret bakanlarının 2027 yılı bütçe görüşmelerindeki sunumlarının sahadaki durumu yansıtmadığını savunan Sarı, sanayicilerin finansmana erişemediğini, borçlarını ödemekte ve üretimi sürdürmekte zorlandığını söyledi. KOBİ’lerin kredi borcunun 2025’te 5 trilyon 600 milyar lira olduğunu, 2 Eylül 2026 itibarıyla 7,7 trilyon liraya ulaştığını belirtti. Takibe düşen KOBİ kredilerinin 138 milyar liradan 315 milyar liraya çıktığını ve yaklaşık yüzde 86 arttığını söyleyen Sarı, takipteki dosyaların önceki yıla göre yüzde 80’in üzerinde artış gösterdiğini kaydetti. Sarı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Ar-Ge harcamalarına yönelik yaklaşık 1,4 trilyon liralık vergi teşvikinin hangi firmalara verildiğinin ve nasıl kullanıldığının açıklanmasını istedi. “Biz ‘Sanayiciye teşvik verilmesin’ demiyoruz ama kamu kaynaklarının hesabının verilmesini istiyoruz” diyen Sarı, teşviklerin ihtiyaç duyulan sektörleri ve zor durumdaki işletmeleri destekleyecek şekilde planlanması gerektiğini ifade etti. Türkiye’de ray üreten Kardemir’de yaklaşık 5 bin kişinin çalıştığını hatırlatan Sarı, demir yolu projelerinde İngiliz şirketi British Steel’den 135 milyon sterlinlik ray alındığını, Ankara-İzmir hızlı tren projesi için de 70 milyon sterlinlik yeni sipariş verildiğini söyledi. Yerli üretici varken yurt dışından alım yapılmasını eleştiren Sarı, bu tercihin nedenini sorguladı. Togg’a ilişkin değerlendirmesinde Sarı, şirketin son 2 yılda 28 milyar lira zararla karşı karşıya kaldığını ileri sürdü. Vestel ve Anadolu Grubu’nun yaklaşık 368 milyon avro, yani 14 milyar lira tutarındaki hisselerini Türkiye Varlık Fonu’na devrettiğini belirtti. Fon bünyesindeki Türk Hava Yolları, Ziraat Bankası, Halkbank, BOTAŞ ve PTT’nin kaynaklarının kamuya ait olduğunu söyleyen Sarı, Togg’un şeffaf yönetimle kârlı hale getirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Ücret ve emekli gelirindeki kayıp
Sarı, Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan rapordaki verilere göre asgari ücretin reel alım gücünün 2024’te yüzde 5,9, 2025’te yüzde 3,6, 2026’da yüzde 2,8 gerilediğini söyledi. Son 3 yıldaki toplam kaybı yaklaşık yüzde 12 olarak aktaran Sarı, 2024’te 100 birim ürün alabilen bir kişinin bugün 88 birim alabildiğini belirtti. Asgari ücret artışında önümüzdeki yılın enflasyon beklentisinin yanı sıra geçmiş kayıpların da hesaba katılması gerektiğini savundu. Emeklilerin millî gelirden aldığı payın 2020’de yüzde 8,7, 2022’de yüzde 5,1 olduğunu belirten Sarı, bu dönemde 3,6 puanlık ve yüzde 41’lik düşüş yaşandığını söyledi. 2027’de payın yüzde 7,2 olmasının öngörüldüğünü, bunun 2020 seviyesinin yaklaşık 1,5 puan altında kaldığını kaydetti. Pay 2020 düzeyinde olsaydı emekli aylığının 43 bin 500 lira olacağını ileri süren Sarı, en düşük emekli maaşının 5 milyon kişi için asgari ücret seviyesine çıkarılmasının 271 milyar liralık kaynakla mümkün olduğunu ifade etti. Fon krizinde 800 milyar liranın kaybolduğunu öne süren Sarı, “Cumhurbaşkanı'nı bu anlamda hassasiyetli bir şekilde bu gelişen süreçlerle ilgili kamunun hakkını korumaya, milletin hakkına sahip çıkmaya davet ediyorum” dedi.
Bakmadan Geçme
Serkan Sarı: Liste açıklanmazsa güvensizlik çözülmez
Fon krizi için Meclis araştırması önergesi reddedildi
Murat Emir: Kaya’nın 163 milyon lirası araştırılmalı
Öztrak'tan Şimşek'e fon krizi için istifa çağrısı
Karabat'tan Şimşek'e istifa çağrısı: Affınızı isteyin
Bakan Şimşek'e 'fon krizi' protestosu
