Sarıbal: Cumhuriyet tarımda dışa bağımlı hale geldi
Orhan Sarıbal, 2026 bütçesinde faize 3 trilyon, çiftçiye 168 milyar TL ayrıldığını belirterek tarımdaki dışa bağımlılığı eleştirdi. Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki üretim politikalarıyla bugünü karşılaştırdı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı, Yurtiçi Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 2026 bütçesinden faize 3 trilyon, çiftçiye 168 milyar TL ayrıldığını belirterek tarım politikalarını Cumhuriyet’in ilk yıllarıyla karşılaştırdı. Sarıbal, “Bugünkü Cumhuriyet; dışa bağımlı bir Cumhuriyet” dedi. Partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenleyen Sarıbal, Cumhuriyet’in 103’üncü yılını kutladıklarını söyledi.
Şeker fabrikaları ve kooperatifler
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türkiye'nin gerçek sahibi ve efendisi gerçek üreten köylüdür” sözünü hatırlatan Sarıbal, ilk yıllarda aşar vergisinin kaldırıldığını, şeker fabrikalarının kurulduğunu anlattı. O dönemde hastalıklar ve ishal salgınına karşı şeker üretimine yönelindiğini belirten Sarıbal, ülkede yaklaşık 36 şeker fabrikası kurulduğunu; fabrikaların daha sonra özelleştirildiğini, pancar ekimine kota getirildiğini ve şeker fabrikalarından çıkan posanın artık ihaleyle satıldığını söyledi. Sarıbal, 1935’te Tarım Kredi Kooperatifi’nin kurulduğunu, sonraki yıllarda tarım satış kooperatiflerinin devlet güvencesinden çıkarıldığını ifade etti. 1932’de Ziraat Bankası’na buğday alma yetkisi verildiğini, 1938’de Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) çiftçinin ürününü satın alıp depolamak üzere kurulduğunu belirterek, kurumun bugün ithalat da yaptığını kaydetti.
Nazilli fabrikasının borcu portakalla ödendi
1930’lu yıllarda Nazilli Basma Fabrikası’nın Rusya ile yapılan kredi anlaşmasıyla kurulduğunu ve borcun portakalla ödendiğini anlatan Sarıbal, Mersin, Antalya ve Adana’da dalında kalan, para etmeyen narenciyenin o dönemde sanayi yatırımlarının finansmanında kullanıldığını söyledi. 1934’te fabrikanın kredisinin ödenmesinde portakalın kaynak olduğunu belirten Sarıbal, tarımın hem gıda güvenliğine hem de şeker pancarı ve pamuk gibi ürünlerle sanayiye katkı sağladığını dile getirdi. Türkiye Ziraat Odaları, tohum ıslah merkezleri, ilaç ve gübre fabrikalarının da tarımsal üretimi destekleyen yapılar arasında olduğunu söyleyen Sarıbal, gübre üretimi ve pazarlamasında 1980 civarında yüzde 80 yerli üretim, yüzde 20 ithalat bulunduğunu; bugün ise yerli ürün oranının yüzde 30’a gerilediğini, ithalatın yüzde 70’e çıktığını aktardı. Hayvancılığa destek veren Türkiye Süt Endüstrisi Kurumu, Et ve Balık Kurumu ile Yem Sanayii’nin özelleştirildiğini belirtti.
İthalat ve özelleştirme eleştirisi
AK Parti iktidarının 24 yılda 75 milyar dolarlık özelleştirme yaptığını söyleyen Sarıbal, tarım fabrikalarının da bu süreçte özelleştirildiğini ifade etti. Hayvan yemi üretiminde kullanılan ham maddenin yüzde 50’den fazlasının ithal olduğunu, 30 milyon ton yemin 15 milyon tonundan fazlasının dışarıdan alındığını belirtti. Sarıbal, tarım politikalarındaki kırılmalar arasında 1945 Toprak Reformu’nun uygulanamamasını, 12 Eylül 1980 askeri darbesini ve AK Parti döneminde Avrupa Birliği’ne entegrasyon, gümrük anlaşmaları ve serbest piyasaya hızlı geçişi saydı. Yılın ilk 8-9 ayında 500 milyar TL’nin üzerinde ithalat yapıldığını belirterek, hayvancılıkta ve birçok stratejik üründe dışa bağımlılığın arttığını savundu. Sarıbal, Cumhuriyet’in laik, demokratik, sosyal hukuk devleti niteliğinin ve devletçilik anlayışının içinin doldurulması gerektiğini söyleyerek, “Yoksa sadece Cumhuriyet demek, sadece kutlamak yetersiz kalır, soyut kalır” dedi.
Bakmadan Geçme
Aydın'da zeytin üreticileri yüksek maliyetlere isyan ediyor
CHP'li Sarıbal, 2027 tarım bütçesini eleştirdi
Özgür Özel, alım garantili tarım dönemi çağrısı yaptı
Orhan Sarıbal'dan AK Parti'ye sert eleştiri
CHP'li vekilden Kılıçdaroğlu'nun ihraç kararına tepki
Tarım sektörüne istihdam ve refah projesi başladı
