Selimiye Camisi'ndeki kalem işleri için yürütmeyi durdurma kararı
Edirne İdare Mahkemesi, UNESCO Dünya Mirası Selimiye Camisi'nde 18'inci yüzyıl kalem işlerinin kaldırılıp yerine yenilerinin yapılmasını durdurdu. Mahkeme, işlemin tarihi eser açısından telafisi güç zarar doğurabileceğine karar verdi.

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Edirne'deki Selimiye Camisi'nde, 18'inci yüzyıla ait kalem işlerinin sökülerek yerine yeni uygulamaların yapılmaya başlanmasına karşı açılan davada Edirne İdare Mahkemesi, yürütmeyi durdurma kararı aldı.

YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI
Mahkeme, davaya konu işlemlerin uygulanması halinde tescilli tarihi eser açısından telafisi güç zarar doğurabileceği veya etkisi tükenecek nitelikte bulunduğu kanaatine varıldığını belirtti. Mimar Sinan'ın 'Ustalık eserim' olarak nitelendirdiği Selimiye Camisi'nde, 2023 Haziran ayında Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu onayıyla ana kubbe kalem işleri uygulaması başlatılmıştı. Bu süreçte hat ve tezyinat uzmanlarından oluşan Selimiye Camii Tetkik ve Tahkik Heyeti tarafından mevcut projeye 2024 yılının Şubat ve Mayıs aylarında iki kez itiraz edilerek yeni bir proje önerisi sunulmuştu. Ancak Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, heyetin önerilerini reddetti. Kurul, heyetin yaptığı üçüncü itirazı dikkate alarak, tarihi camideki kalem işi uygulamalarını 'hatalı' olduğu gerekçesiyle iptal etti. Bunun üzerine Selimiye Camisi'nin ana kubbesindeki kalem işleri için 29 Temmuz'da hazırlanan yeni proje uygulanmaya başlandı. Bu kapsamda son onaylanan proje ile kubbedeki mevcut 18'inci yüzyıla ait kalem işi katmanı kaldırılıp, yeni bir çalışma başlatıldı.

TARİHİ ESERLERDE TELAFİSİ GÜÇ ZARAR
Tarihi camide, mevcut 18'inci yüzyıla ait kalem işlerinin hatalı olduğuna yönelik iddianın bilimsel verilerden yoksun olduğunu savunan ve kimliği açıklanmayan bir kişi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilgili Edirne İdare Mahkemesi'ne yürütmeyi durdurma davası açtı. Davada, hem Yüksek Kurul'un hem de Bölge Kurulu'nun bilimsel esaslara göre karar vermek zorunda olduğu, işlemlerin haksız ve hukuka aykırı olduğu ileri sürüldü.

NİHAİ KARAR DEĞİL
Bölge İdare Mahkemesi, 26 Eylül'de toplanarak davayı görüştü. Duruşmada ara kararını açıklayan mahkeme; davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü'nden savunma ve belgelerin cevaplarını göndermeleri için 30 gün süre vererek, yürütmeyi durdurma kararı aldı. Mahkeme kararında, 'Selimiye Camii harim kısmı, ana kubbe, yarım kubbeler ve mihrap kubbesine ilişkin daha önce yetkili kurul tarafından kabul edilerek tatbik edilen kalem işi restitüsyon ve restorasyon projelerinin ortadan kaldırılarak onay verilen yeni bir projenin hayata geçirilmesine ilişkin olması nedeniyle, dava konusu işlemlerin uygulanması halinde tescilli tarihi eser açısından telafisi güç zarar doğurabileceği veya etkisi tükenecek nitelikte bulunduğu kanaatine varıldığından; 2577 sayılı Kanun’un 27/2'nci maddesi uyarınca, davalı idarenin birinci savunması ve yukarıda belirtilen ara karar cevabı alınıp ya da savunma ve bu ara kararına cevap verme süresi geçip yeni bir karar verilinceye kadar dava konusu işlemlerin yürütmesinin durdurulmasına' denildi. Kararda ayrıca, yürütmeyi durdurmanın nihai bir karar olmadığına da yer verilerek, 'İşbu kararın geçici mahiyette olduğu, yürütmenin durdurulması talebi hakkında nihai bir karar teşkil etmediği; uyuşmazlığa dair davalı idare savunması ile yukarıda istenilen bilgi ve belgelerin Mahkememize sunulmasından sonra yasal şartların mevcut olup olmadığı konusunda yapılacak değerlendirme neticesinde yürütmenin durdurulması talebi hakkında yeniden olumlu veya olumsuz nihai bir karar verileceği hususunun taraflara bildirilmesine' ifadeleri kullanıldı.

