Sezaryen oranları bahane edilerek doktorlara uygulanan yaptırım eleştirildi: Eğitim mi, cezalandırma mı?
CHP'li Erbay, yüksek sezaryen oranları nedeniyle doktorlara uygulanan meslekten men ve zorunlu eğitim kararını eleştirerek, bunun eğitim değil cezalandırma olduğunu belirtti. 35 yıllık hekimlere bile uygulanan bu yaptırımların itibarı zedel

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Rıza Erbay, yüksek sezaryen oranları gerekçe gösterilerek mesleklerinden altı ay men edilen ve bu süreçte mesleki yeterlilik eğitimi almaları zorunlu kılınan kadın doğum uzmanlarına yönelik uygulamayı sert bir dille eleştirdi. Erbay, bu yaptırımların gerçek bir eğitimden ziyade cezalandırma amacı taşıdığını savundu.
İSTATİSTİKLER ÜZERİNDEN HEKİMLİK YETERLİLİĞİ TARTIŞMALI
CHP'li Erbay, ilk doğumdaki sezaryen oranlarının yüksek bulunması nedeniyle altı ay süreyle hekimlik yapmaları engellenen dört kadın doğum uzmanının, bu zaman zarfında mesleki yeterlilik eğitimi alması ve eğitim sonunda başarılı olmaları halinde yeniden görevlerine dönebilecekleri yönündeki kararı değerlendirdi. Erbay, "Bu uygulamanın eğitimle değil, cezalandırmayla ilgisi vardır. Bilimsel değerlendirme yerine istatistiksel oranlar üzerinden hekimlerin yeterliliğini sorgulamak, tıp eğitimini değil, sağlık yönetimini tartışmalı hale getirir." dedi.
35 YILLIK DOKTORA EĞİTİM ZORUNLULUĞU İTİBAR ZEDELEYİCİ
Meslekten uzaklaştırılanlar arasında 35 yıllık deneyime sahip bir kadın doğum uzmanının da bulunduğunu belirten Erbay, bu durumun hekimlerin mesleki itibarını zedelediğini vurguladı. Erbay, "35 yıllık deneyime sahip bir kadın doğum uzmanının, asistanlarla birlikte zorunlu eğitime alınması 'bilgiyi güncelleme' değil, 'mesleki itibarı zedeleyen bir uygulama'dır. Deneyimi yok sayan bir anlayışın, sağlık sistemine güveni artırması beklenebilir mi?" diye sordu. Cezanın sadece doktorlara yönelik olmadığını, muayene olamayan hastalar, ertelenen ameliyatlar ve büyüyen hekim açığı gibi sonuçları olduğunu da ekledi. Erbay, yaptırımların ölçülü, hakkaniyetli ve kamu yararını gözeten bir nitelik taşıması gerektiğini vurgulayarak, cezalandırma ile sağlık hizmetini güçlendirme arasındaki ince çizginin aşılmaması gerektiğini söyledi.
