Gündem

Sosyal medya hesaplarına erişim engellerine tepki

DİSK Basın-İş, sosyal medya hesaplarına yönelik artan erişim engellerinin basın, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü zedelediğini belirterek, "Sistematik X sansürünü kabul etmiyoruz." dedi. Kurum, engellemelerin keyfi ve denetimsiz olduğunu vur
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
Sosyal medya hesaplarına erişim engellerine tepki

DİSK Basın-İş, son dönemde gazeteciler, basın kuruluşları, akademisyenler, sendikacılar ve sivil toplum örgütlerine ait sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerinin arttığını belirterek, bu uygulamaların basın, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü ciddi şekilde zedelediğini vurguladı.

Sistematik sansür kabul edilemez

Kurum, X ve Instagram platformlarındaki bazı hesaplara getirilen erişim engellerine dair yayımladığı yazılı açıklamada, "Sistematik X sansürünü kabul etmiyoruz." ifadesini kullandı. Açıklamada, demokratik bir hukuk devletinde kamuoyunun bilgi alma hakkı, basın özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğünün Anayasal güvence altında olduğuna dikkat çekildi. Ancak son dönemdeki engellemelerin, bu ilkelerin dijital alanda sistematik olarak aşındırıldığını gösterdiği belirtildi.

'Jet hızıyla' yapılan engellemeler

DİSK Basın-İş, "milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gibi gerekçelerle erişime engellenen hesaplara dair kararların çoğu zaman ilgililere tebliğ dahi edilmediğini kaydetti. Kaos GL, Kısa Dalga, ANF, Jinnews, Evrensel Gazetesi, Uluslararası Af Örgütü Türkiye, Barış Akademisyenleri, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) gibi çeşitli alanlarda faaliyet gösteren kurumların hesaplarının “jet hızıyla” görünmez kılınmasının, keyfi ve denetimsiz bir müdahale görüntüsü yarattığı ifade edildi. 12 Eylül'de başlayan LGBTİ+ dernek ve aktivistlerine yönelik engellemelerin kısa sürede gazetecilere, sendikalara ve hak temelli çalışan STK'lara yayıldığına dikkat çekilen açıklamada, bu sansürün yalnızca belirli hesapların erişilebilirliğini ortadan kaldırmakla kalmayıp, toplumun haber alma, örgütlenme ve hak arama özgürlüğünü de hedef aldığı belirtildi. Hak ihlallerini raporlayan ve kamusal tartışmaya katkı sunan aktörlerin sessizleştirilmesinin, çoğulcu demokrasinin temel taşlarına yönelik bir saldırı olduğu vurgulandı.

Bu Yazıyı Paylaş