Gündem

Süleymancılar Soruşturmasında Gelişme: Arif Ahmet Denizolgun'un Doktoruna Tutuklama Talebi

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin soruşturmada doktoru olduğu iddia edilen Nurettin Demirkol, "yalan tanıklık" suçlamasıyla tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
2 dk Sesli Dinle 0
Süleymancılar Soruşturmasında Gelişme: Arif Ahmet Denizolgun'un Doktoruna Tutuklama Talebi

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne yönelik yürütülen soruşturmada dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında Denizolgun'un doktoru olduğu öne sürülen Nurettin Demirkol, savcılıktaki işlemlerinin ardından "yalan tanıklık" suçlamasıyla gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi. Savcılıktaki sorgusunun ardından Demirkol, tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine gönderildi.

Nurettin Demirkol'un Savcılıktaki İfadesi Ortaya Çıktı

Nurettin Demirkol'un 26 Ağustos tarihinde savcılıkta "tanık" sıfatıyla verdiği ifadeler soruşturma dosyasında yer aldı. Özel doktoru olduğu iddialarını reddeden Demirkol, Denizolgun'u yalnızca hastaneye geldiğinde birkaç kez muayene ettiğini belirtti.

Olay gününe ilişkin detayları paylaşan Demirkol'un ifadesindeki öne çıkan kısımlar şöyle:

"Arif Ahmet Denizolgun'u birkaç kez muayene etmem sebebiyle tanırım. Benim Denizolgun'un özel doktoru olduğuma dair iddialar doğru değildir. Sadece hastaneye geldiğinde birkaç kez kendisini muayene ettim. Benim bildiğim sadece hipertansiyonu vardı. Başka hiçbir rahatsızlığı yoktu. Olay günü hariç çiftliğe hiç gitmemiştim."

"Mideden Gelen Sıvıyı Kan Olarak Yorumlamış Olabilirim"

Olay gecesi çiftliğe gittiğinde Denizolgun'un hayatını kaybettiğini gördüğünü ifade eden Demirkol, çelişkili olduğu öne sürülen ifadeleri konusunda ise şu savunmayı yaptı:

"Olay günü ölüm nedeniyle mideden gelen koyu renkli sıvıyı kan olarak değerlendirmiş olabilirim. Ben Adli Tıp uzmanı değilim. Olay günü bize verilen evrakı olduğu şekliyle imzaladım. Tutanaklara yanlış geçmiş olabilir. Maktulün yüzünde kesinlikle kan yoktu... Olayın saati itibariyle uykusuz ve yorgundum. Maktul ile özel hasta doktor ilişkim yoktur."

Soruşturma, adli makamlarca titizlikle sürdürülüyor.

Bu Yazıyı Paylaş