Dünya

Suriye'deki toplu mezarların acı gerçeği: Her kutuda bir can!

Suriye'deki toplu mezarlardan çıkarılan cenaze kalıntıları, kimlik tespiti için karton kutularda bekliyor; 66 toplu mezar tespit edilmesine rağmen kaynak yetersizliği nedeniyle çalışmalar yavaş ilerliyor ve 300 bin kayıp için uzun yıllar sü
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
2 dk Sesli Dinle 0
Suriye'deki toplu mezarların acı gerçeği: Her kutuda bir can!

Baas rejiminin yıkılmasının ardından hapishaneler ve gözaltı merkezlerinden salıverilenler ile birçok ilde ortaya çıkarılan toplu mezarlara rağmen, çok sayıda aile hâlâ kayıplarının akıbetinden habersiz. Başkent Şam ve Halep'te kurulan kimlik tespiti merkezleri, bu kayıpların kaderini aydınlatmaya çalışıyor. Bu merkezlerde, mahalle aralarından, hapishanelerden veya hastane bahçelerindeki mezarlardan çıkarılan cenaze kalıntıları, DNA taramalarıyla sahiplerinin belirlenmesini bekleyerek karton kutularda yığılı duruyor.

66 TOPLU MEZAR VE YETERSİZ KAYNAKLAR

Suriye, şu ana kadar 66 toplu mezar tespit etti, ancak bu mezarları tamamen kazıp tüm cenazeleri çıkaracak eleman ve ekipmana sahip değil. Ulusal Kayıp Kişiler Komisyonu'nun çalışmalarını yürüttüğü Şam'daki merkezdeki adli tıp laboratuvarında, kalıntıların konulduğu karton kutular bir yığın oluşturmuş durumda. Bu durum, kayıpların sayısının 300 bine ulaştığı tahmin edilen bir trajedinin boyutlarını gözler önüne seriyor.

KİMLİK TESPİTİNDE ZORLU SÜREÇ

Şam'daki kimlik tespiti merkezinin müdürü ve adli diş hekimi Enes Hourani, çalışmaları Milliyet'e anlattı. Hourani, "Burada kurbanların özellikle dişlerini inceliyoruz. Ayrıca, ne zaman ve nasıl öldüğü hakkında bilgi sahibi olabilmek için kurbanın kemik yapısına ve gömüldüğü kıyafetlere bakıyoruz. Örneğin kalın bir ceket, kişinin kışın öldürüldüğünü gösteriyor. Bazılarının ellerinin ayaklarının bağlı olduğunu, çivili kemerlerle ağır işkencelerden geçtiğini görüyoruz" dedi. Eğer dişlerden kimlik tespiti yapılamazsa, kemiklerden DNA örnekleri alınıp arşivleniyor, ancak Suriye şimdilik bir DNA bankasına sahip değil. Hourani, amacın ileride bir DNA merkezi kurup arşivlenen örnekleri dijital olarak karşılaştırmak olduğunu belirtti. Şimdiye kadar Şam ve Halep'te 50'ye yakın kimlik tespiti gerçekleştirilebildi, ancak tüm kayıpların kimlik tespitinin uzun yıllar alacağı ifade ediliyor.

Bu Yazıyı Paylaş