Suriye Devlet Başkanı Şara, Irak'tan kritik destek aldı: Sınır güvenliği ve Kürt hakları masada
Suriye Devlet Başkanı Şara, Irak'tan sınır güvenliği ve Kürt hakları konularında kritik destek aldı. Barzani, SDG anlaşmasına destek verirken, Sudani terör tehdidine karşı ortak hareket çağrısı yaptı.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin en güçlü siyasi partisi olan Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesut Barzani ve Irak Başbakanı Muhammed Şiya Sudani ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Bu diplomatik temaslar, bölgedeki güvenlik ve istikrar konularında önemli adımların atıldığını gösteriyor.
BARZANİ'DEN SDG ANLAŞMASINA DESTEK
Şara ve Barzani arasındaki görüşmede, Suriye'deki son gelişmeler, istikrarın sağlanması ve Kürtlerin haklarının korunması ele alındı. Şara, Suriye'deki Kürtlerin ulusal, siyasi ve medeni tüm haklarının güvence altında olduğunu vurguladı. Barzani ise Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri arasında varılan son anlaşmaya desteğini ifade etti. Taraflar, bölgede barışın sağlanması ve anlaşmazlıkların çözülmesi için ortak koordinasyon ve istişarelerin sürdürülmesi konusunda mutabık kaldı.
SINIR GÜVENLİĞİ İÇİN ORTAK HAREKET
Irak Başbakanı Sudani ile Şara arasındaki telefon görüşmesinde ise ana gündem maddesi ortak sınır hattının korunması oldu. İki ülke, terör örgütü DEAŞ kalıntılarına karşı saha ve istihbarat koordinasyonunu artırma kararı aldı. Ayrıca, ticaret ve insani geçişler için sınır kapılarının güvenli bir şekilde yeniden tam kapasiteyle açılması konusunda anlaştılar. Sudani, Suriye'nin toprak bütünlüğüne olan desteğini yineledi, Şara da Irak hükümetinin sınır tahkimatındaki çabalarını takdirle karşıladığını belirtti.
SUDANİ'DEN ABDİ'YE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ UYARISI
Sudani, Şara ile görüşmesinin ardından Suriye Demokratik Güçleri elebaşı Mazlum Abdi ile de görüştü. Bu görüşmede, Suriye'deki güvenlik boşluğunun ve ani değişimlerin Irak'ın milli güvenliği üzerindeki doğrudan etkilerine dikkat çekti. Sudani, bölgedeki cezaevlerinde tutulan binlerce teröristin durumuna vurgu yaparak, muhtemel bir kaçış veya kaos ortamının bölge genelini ateşe atabileceği uyarısında bulundu. Ayrıca, Suriye'nin toprak bütünlüğünün ancak tüm etnik ve dini bileşenlerin haklarını koruyan kapsamlı bir siyasi diyalogla mümkün olabileceğini ifade etti.

