Tarlada 15, tezgahta 600 TL: Kiraz fiyatlarındaki dev uçurum tarım ve lojistik zincirini tartışmaya açtı
Türkiye’de yaz sezonunun gelmesiyle birlikte meyve tezgahları hareketlenirken, sosyal medyada ve kamuoyunda infial yaratan bir fiyat uçurumu tarım sektörünün yapısal sorunlarını yeniden gündeme taşıdı.

Türkiye’de yaz sezonunun gelmesiyle birlikte meyve tezgahları hareketlenirken, sosyal medyada ve kamuoyunda infial yaratan bir fiyat uçurumu tarım sektörünün yapısal sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. İzmir’de bir üreticinin ihracat kalitesindeki kirazına tarlada 15 TL fiyat biçilmesi üzerine ürünü kendi imkanlarıyla 35 TL’den satışa çıkarması; aynı dönemde İstanbul’daki lüks manav ve marketlerde kirazın kilosunun 300 ila 600 TL arasında alıcı bulması, hem üretici hem de tüketici nezdinde büyük tepki çekti.
Sosyal medyada geniş kitlelere ulaşan ve "Çiftçiden 15 TL'ye alınan ürün İstanbul'da 500-600 TL'ye satılıyorsa o ülkede Tarım Bakanlığı yok demektir" ifadeleriyle dile getirilen eleştiriler, serbest piyasa ekonomisi ile denetim mekanizmaları arasındaki çizgiyi tartışmaya açtı. Peki, tarladan tezgaha uzanan bu süreçte fiyata binen yüzlerce liralık farkın arkasında hangi objektif ekonomik ve lojistik faktörler yatıyor?
Fiyat Uçurumunun Arkasındaki 4 Temel Faktör
Uzmanlar ve sektör temsilcileri, tarladaki 15 TL ile İstanbul'daki 600 TL arasındaki makasın sadece "fahiş kâr" dürtüsüyle açıklanamayacağını; arkasında çok katmanlı maliyet zincirleri barındırdığını belirtiyor:
Lojistik, Akaryakıt ve Soğuk Zincir Maliyetleri: Kiraz, dalından koparıldığı andan itibaren hızla bozulan hassas bir meyvedir. İzmir'den İstanbul'a uzanan nakliye sürecinde mazot maliyetleri, otoban/köprü geçiş ücretleri ve en önemlisi ürünün çürümesini engelleyen soğuk zincir (frigofirik) taşımacılık maliyetleri fiyatı doğrudan katlamaktadır.
Aracı, Hal ve Komisyoncu Payları: Çiftçinin ürünü doğrudan satamadığı senaryolarda devreye giren nakliyeci, hal komisyoncusu, toptancı ve nihai perakendeci halkalarının her biri kendi kâr marjını ve yasal vergilerini (rüsum vb.) fiyata eklemektedir.
Yüksek Fire Oranı: Kiraz gibi raf ömrü çok kısa olan ürünlerde fire (çürüme, ezilme, bozulma) oranı yüzde 20 ila yüzde 30'ları bulabilmektedir. Perakendeci, tezgahta çöpe atacağı ürünün maliyetini de kalan sağlam ürünlerin satış fiyatına yansıtmak durumunda kalmaktadır.
Lokasyon ve Sınıflandırma Farkı (Premium Ürün): İstanbul'da 35-50 TL bandında da kiraz bulmak mümkünken, 500-600 TL bandına çıkan ürünler genellikle "ihracat fazlası" veya "napolyon" olarak adlandırılan, kalibresi (boyutu) en yüksek premium ürünlerdir. Bu ürünlerin satıldığı lüks semtlerdeki işletme giderleri (kira, personel, yüksek vergi) dikey fiyat hareketliliğini tetiklemektedir.


