Taşıma Maliyetleri Uçtu: Türkiye Deniz Ticaretinde Zorlu Dönem
Karadeniz, Kızıldeniz ve Hürmüz’de artan riskler navlun maliyetlerini sert yükseltti. Küresel taşıma giderlerindeki artış Türkiye’yi de doğrudan etkiliyor.

Dünya deniz taşımacılığında navlun maliyetleri savaş, jeopolitik gerilimler ve iklim kaynaklı sorunların etkisiyle hızla yükseliyor. Karadeniz ve Kızıldeniz’deki riskler ile Hürmüz Boğazı ve Panama Kanalı’ndaki aksaklıklar Türkiye’nin ithalat maliyetlerini, tanker taşımacılığını ve liman trafiğini de yakından ilgilendiriyor.
Financial Times’ın 17 Ağustos 2026 tarihli haberine göre dünyanın kritik deniz ticaret yollarında taşıma maliyetleri son dönemin en yüksek seviyelerine çıktı. Fiyatlama kuruluşu Argus’un verilerine dayandırılan haberde, Karadeniz, Kızıldeniz ve Panama Kanalı gibi önemli güzergâhlarda navlunların rekor seviyelere ulaştığı belirtildi.
Navlunlardaki yükselişin başlıca nedenleri arasında Orta Doğu’daki çatışmalar, Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin ciddi ölçüde aksaması, Karadeniz’de devam eden savaş riski ve kuraklık nedeniyle Panama Kanalı ile Avrupa’daki bazı iç su yollarında taşıma kapasitesinin düşmesi bulunuyor.
Financial Times’a göre Körfez’den Asya’ya petrol taşıma maliyeti 10 Ağustos’ta varil başına 15,22 dolara kadar çıkarak Argus’un 2005’ten bu yana tuttuğu kayıtlardaki en yüksek seviyeye ulaştı. Karadeniz’den Akdeniz’e petrol taşıyan tankerlerin navlunları da aynı dönemde en az 2005’ten bu yana görülen en yüksek seviyelere çıktı.
TÜRKİYE NEDEN DOĞRUDAN ETKİLENİYOR?
Küresel navlun artışlarının Türkiye açısından en önemli ayağını Karadeniz-Akdeniz hattı oluşturuyor. Türkiye hem İstanbul ve Çanakkale boğazları nedeniyle bölgenin ana deniz geçiş noktalarından biri hem de Karadeniz limanlarından petrol ve diğer yükleri satın alan önemli ülkeler arasında bulunuyor.
Reuters’ın 14 Ağustos tarihli haberine göre Türkiye’nin Rus limanlarından yaptığı petrol ithalatı haziran ayında yaklaşık 1,2 milyon ton iken temmuzda yaklaşık 900 bin tona düştü. Karadeniz üzerinden gelen miktar ise 600 bin tondan 300 bin tonun biraz üzerine geriledi. Ağustos ayında bu miktarın yaklaşık 200 bin tona kadar düşmesi bekleniyor.
Bu düşüşte Ukrayna’nın Rusya’nın Karadeniz’deki petrol terminallerine yönelik saldırılarının yüklemeleri aksatması etkili oldu. Türkiye, ortaya çıkan açığı azaltmak amacıyla Brezilya ve Guyana gibi daha uzak ülkelerden petrol tedarikine yönelmeye başladı.
Ancak petrolün daha uzak ülkelerden temin edilmesi, gemilerin katettiği mesafeyi ve dolayısıyla navlun maliyetini artırabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu nedenle Karadeniz’deki güvenlik sorunu Türkiye açısından yalnızca bir denizcilik meselesi değil; enerji ithalatının toplam maliyetini de etkileyebilecek bir gelişme niteliği taşıyor.
TÜRK LİMANLARI VE İTHALATÇILAR İÇİN MALİYET BASKISI
Konteyner taşımacılığında da benzer bir tablo görülüyor. Financial Times, Uzak Doğu’dan ABD’nin doğu kıyılarına yapılan konteyner taşımalarının navlun fiyatlarının yıllık bazda yüzde 234 arttığını bildirdi. Küresel taşıma fiyatlarındaki bu yükseliş, güzergâhlar farklı olsa bile gemi ve konteyner kapasitesinin dünya çapında yeniden dağıtılması nedeniyle diğer hatlara da fiyat baskısı oluşturabiliyor.
Maersk de güçlü konteyner talebi, limanlardaki sıkışıklıklar ve yükselen navlunların şirketin 2026 yılı kazanç beklentisini yukarı çektiğini açıkladı. Şirket, dünya genelindeki terminal, demiryolu, kara taşımacılığı ve liman altyapısındaki darboğazların navlun fiyatlarını desteklediğine dikkat çekiyor.
Türkiye açısından bunun anlamı; Çin ve diğer Asya ülkelerinden yapılan ithalatta, enerji ve hammadde taşımacılığında ve Türk limanlarından gerçekleştirilen ihracatta deniz taşıma maliyetlerinin yüksek kalma riskinin devam etmesi.
Navlun fiyatlarının uzun süre yüksek seyretmesi halinde artan taşıma maliyetleri ithalatçı ve ihracatçı şirketlerin maliyetlerine yansıyabilir. Bunun nihai ürün fiyatlarına ne ölçüde yansıyacağı ise döviz kuru, ürün grubu, taşıma sözleşmeleri ve firmaların maliyetleri ne kadar üstlenebildiğine bağlı olacak.
KARADENİZ TÜRKİYE İÇİN EN KRİTİK NOKTA
Türkiye açısından küresel navlun krizinde şu anda en yakından izlenmesi gereken bölge Karadeniz olarak öne çıkıyor. Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın deniz ticaretine sıçraması, tankerlerin savaş riski primlerini ve taşıma maliyetlerini artırırken petrol terminallerindeki kesintiler Türkiye’nin tedarik rotalarını da değiştirmeye başladı.
Türkiye daha önce Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların seyir güvenliği ve bölgedeki ticareti tehdit ettiğini açıklamıştı.
Dünya deniz taşımacılığındaki son tablo, navlun fiyatlarındaki yükselişin yalnızca küresel armatörleri değil, Türk ithalatçısını, ihracatçısını, enerji sektörünü ve liman işletmelerini de doğrudan ilgilendiren bir maliyet unsuruna dönüştüğünü gösteriy
