Gündem

TKP Genel Sekreteri Okuyan, Küba'daki toplantıyı değerlendirdi

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Küba'da düzenlenen toplantının başarıyla geçtiğini ve dayanışma açısından önemli tartışmalara ev sahipliği yaptığını açıkladı.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
TKP Genel Sekreteri Okuyan, Küba'daki toplantıyı değerlendirdi

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Küba'nın Havana kentinde gerçekleştirilen 24. Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı'nın başarıyla geçtiğini dile getirdi.

49 partinin katılımı

Okuyan, Küba'nın ABD ablukası, ulaşım zorlukları ve elektrik kesintileri gibi sıkıntılarla mücadele ettiği bir dönemde, toplantıya 49 partinin katıldığını ve bu durumun önemli bir dayanışma örneği oluşturduğunu vurguladı. Küba’da yaklaşık bir hafta kalan Okuyan, toplantının yanı sıra Fidel Castro’nun doğumunun 100. yılı dolayısıyla düzenlenen etkinliklere de katıldıklarını söyledi. “Toplantılar, Küba'nın mevcut koşulları göz önüne alındığında son derece anlamlıydı” diye ekledi.

Dayanışma ve yapıcı tartışmalar

Okuyan, toplantı süresince birçok parti ile ikili görüşmeler gerçekleştirdiklerini aktardı. Çin Komünist Partisi’nin toplantılara katıldığını ve bu konudaki araştırmalar yapan uzman bir ekiple işbirliği yaptıklarını ifade eden Okuyan, Rus partilerinin ise toplantıya katılmadığını belirtti. Tüm zorluklara rağmen, 49 partinin katılımı ile yapılan toplantının, yapılacak tartışmalar ve değerlendirmeler açısından başarılı bir şekilde sonuçlandığını vurguladı. Ayrıca, Okuyan, “Kapitalizmin insanlığın başına açtığı belalar tek tek değil, bir bütün olarak geliyor” ifadesini kullandı. Okuyan, Türkiye'nin Rusya ile ilişkileri hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin savaşın başlangıcında yaptırımlara katılmamasını olumlu bulduğunu belirten Okuyan, bunun geçici bir strateji olduğunu vurguladı. Türkiye’nin dış politika felsefesinin emperyalist-kapitalist dünyada geçerliliğinin kalmadığını ifade etti. Ayrıca, Türkiye'deki işçi eylemleri ve direnişlerin parçalı olması durumunu ele alarak, bu direnişlerin daha bütünlüklü bir sınıf hareketine dönüşmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti.

Bu Yazıyı Paylaş