Tüketim çöktü, Çin ekonomisi tehlikede: Gençler harcamayı kesti, işsizlik rekor kırıyor!
Çin'de genç işsizliğin %20'ye ulaşması ve artan endişeler tüketimi durdurdu. Sade yaşam trendleri yaygınlaşırken, ekonomi %5 büyüme hedefine ulaşmakta zorlanıyor.

Çin'de ekonomik büyüme hedefleri, iç tüketimdeki büyük durgunluk nedeniyle ciddi bir risk altında. Ülkede genç nüfusun harcama alışkanlıklarında yaşanan köklü değişim, ekonominin genelinde belirgin bir yavaşlamaya yol açmış durumda. Yeni mezun gençlerin artan gelir kaygısı ve yükselen işsizlik oranları, doğrudan tüketim davranışlarını olumsuz etkiliyor.
GENÇ İŞSİZLİK VE TASARRUF YÜZDE 20'YE DAYANDI
Çin'de genç işsizlik oranı yaklaşık olarak %20 seviyesinde seyrediyor. İş bulamayan veya gelir güvencesi olmayan gençler, harcamalarını en aza indirme yoluna gidiyor. Artan konut fiyatları ve iş güvencesine yönelik derin endişeler, gençlerin adeta tasarrufa yönelmesine neden oluyor. Bu durum, sosyal medya platformlarında da yankı buluyor; tasarruf ve sade yaşam önerileri öne çıkıyor. Örneğin, BBC'nin haberine göre Zhang Small Grain adlı 24 yaşındaki bir influencer, tek bir sabunla tüm temizlik ihtiyaçlarını karşıladığı videolar paylaşıyor ve Xiaohongshu platformunda 97 bin takipçiye ulaşmış durumda.
SADE YAŞAM TRENDİ VE YENİ OFİS KONSEPTİ
Bir diğer sosyal medya kullanıcısı "Pekin'de Yüzen Küçük Çimen" ise 1 dolara iki öğün yemek hazırladığı içeriklerle dikkat çekiyor ve basit yaşam tarzı sayesinde 180 bin dolar biriktirdiğini ifade ediyor. Çin'in büyük şehirlerinde işsiz gençler arasında yeni bir trend daha ortaya çıktı: Bazı gençler, evde oturmak yerine ücret ödeyerek ofis ortamlarında vakit geçiriyor. Bu alanlar bilgisayar, internet, yiyecek ve içecek imkanları sunuyor. Shenzhen, Şanghay, Nanjing, Wuhan, Chengdu ve Kunming gibi şehirlerde yaygınlaşan bu modelin günlük ücreti 30 ila 50 yuan (yaklaşık 3,20–5,30 sterlin) arasında değişiyor. Çin hükümeti uzun süredir hanehalkı tüketimini artırmayı hedeflese de, harcamalar gayrisafi yurt içi hasılanın yalnızca %39'unu oluşturuyor. Gelişmiş ülkelerde bu oran ortalama %60 seviyesindeyken, ülkede zayıf tüketici güveni, düşük enflasyon ve borç yükü altındaki gayrimenkul sektörü ekonomik büyümeyi olumsuz etkiliyor. 2025 yılı için belirlenen %5'lik büyüme hedefinin, mevcut yapısal sorunlar nedeniyle risk altında olduğu belirtiliyor.

