Gündem

Türkiye ham çelik üretiminde Avrupa'da ilk, dünyada yedinci

Ömer Bolat, 2025’te 38,1 milyon ton ham çelik üreten Türkiye’nin Avrupa’da ilk, dünyada yedinci sırada olduğunu; sektör ihracatının 200 ülkeye ulaştığını söyledi.
DHA
DHA
4 dk Sesli Dinle 0
Türkiye ham çelik üretiminde Avrupa'da ilk, dünyada yedinci

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) koordinasyonunda İstanbul’da düzenlenen Steel Networking Summits 2026’da Türkiye’nin çelik üretimi ve ticaretine ilişkin verileri paylaştı. Bolat, 2025’te 38,1 milyon ton ham çelik üreten Türkiye’nin Avrupa’da birinci, dünyada yedinci sırada bulunduğunu; çelik ihracatında dünyada beşinci, ithalatta ise dördüncü olduğunu söyledi. Zirvenin açılışına Bolat’ın yanı sıra TCMB Başkan Yardımcısı Dr. Yusuf Emre Akgündüz, ÇİB Başkanı ve Dünya Çelik Birliği Başkan Yardımcısı Uğur Dalbeler ile Tosyalı Holding ve Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Başkanı Fuat Tosyalı katıldı. Dünya Çelik Birliği Genel Direktörü Henrik Adam ve uluslararası çelik kuruluşlarının üst düzey temsilcileri de programda yer aldı.

Türkiye ham çelik üretiminde Avrupa\

Zirvede küresel piyasa gündemi ele alındı

50’den fazla ülkeden 500’ün üzerinde katılımcıyı, yaklaşık 250 yabancı sektör temsilcisini ve 30’dan fazla üst düzey konuşmacıyı buluşturan zirvede küresel çelik piyasalarının geleceği, ticaret savaşları, korumacılık, uluslararası rekabet ve yeni pazar olanakları değerlendiriliyor. Yeşil dönüşüm, yapay zekâ, akıllı üretim teknolojileri ve dijitalleşmenin sektöre etkileri de gündemde. Avrupa ile Amerika arasındaki ticari ilişkiler, Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarındaki gelişmeler ve Türk çelik sektörünün küresel tedarik zincirlerindeki konumu da ele alınıyor. Zirveyle, değişen ticaret koşullarında iş birliğinin güçlendirilmesi, yatırım ve ihracat imkânlarının değerlendirilmesi ve ikili görüşmeler yoluyla uluslararası ticari bağlantıların geliştirilmesi amaçlanıyor. Bolat, çelik üretiminin sanayi, ekonomi, savunma ve savaşlar açısından temel bir girdi olduğunu; ülkelerin ayakta kalması ve kendini savunması için güçlü bir çelik sanayisinin gerekli olduğunu belirtti. Zirvenin hedefini, küresel sektördeki eğilimleri değerlendirmek ve geleceğe yönelik planlama yapmak olarak aktardı. Türkiye’nin çelik sektöründeki gücünün inşaat, otomotiv, makine, enerji, ulaştırma, gemi inşası ve savunma sanayisine de öncülük ettiğini söyledi. Ülkenin üretim kapasitesi ve dış ticaret ağıyla dünyanın önde gelen çelik üreticileri ve ticaret merkezleri arasında bulunduğunu kaydetti.

Türkiye ham çelik üretiminde Avrupa\

Türkiye'nin çelik ticareti ve üretim yapısı

Bolat’ın verdiği bilgilere göre sektörün 2025 itibarıyla dış ticaret hacmi 615 milyar dolar, Türkiye’nin çelik ihracatı 17,1 milyar dolar oldu ve ihracat 200 ülkeye yapıldı. İhracatın yüzde 42,3’ü Avrupa Birliği’ne gerçekleştirildi. Bolat, Avrupa pazarında yüksek standartlara tabi Türk çeliğine talep olmasını sektörün uluslararası rekabet gücünün göstergesi ve Türkiye için gurur kaynağı olarak nitelendirdi. Türk çelik üretim kapasitesinin yüzde 78’inin hurda bazlı elektrik ark ocağı teknolojisine dayandığını belirten Bolat, sektörün hurda çelik ağırlıklı üretim yaptığını söyledi. Türkiye’nin 27,5 milyon ton ham çelik üretirken 18,8 milyon ton çelik hurdası ithal ettiğini ve bu alanda dünyadaki önemli ithalatçılardan biri olduğunu ifade etti. Bolat, Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı, Türkiye’nin ise AB’nin beşinci büyük dış ticaret ortağı olduğunu söyledi. Otomotivde AB’nin Türkiye’nin birinci ticaret ortağı olduğunu, Türkiye’nin AB’nin üçüncü büyük dış ticaret ortağı konumunda bulunduğunu ve Türk otomotiv sektörünün Fransa için ikinci büyük ortak olduğunu belirtti. Türkiye ve AB sanayilerinin girdiler, hammaddeler ve bitmiş ürünlerde yoğun ticaret yaptığını kaydeden Bolat, ikili ticaret hacmini yıllık 233 milyar dolar, başka bir ifadeyle 204 milyar avro olarak açıkladı. Son beş yıldaki ticaretin 900 milyar avroya, 1 trilyon doların üzerine çıktığını; bunun karşılıklı çıkarları gözeten dengeli bir ticaret hacmi olduğunu söyledi. Türkiye’nin hem çelik ihraç edip hem ithal ettiğini vurgulayan Bolat, ABD ve Avrupa Birliği’nin çelik sektörünün uluslararası pazarlara erişimine önem vermesi ve Dünya Ticaret Örgütü kurallarına uygun hareket etmesi gerektiğini dile getirdi. Türkiye’nin çelik ithalatına karşı olmadığını, ancak Türk çeliğinin ihracatını engelleyen uygulamalardan rahatsızlık duyduğunu belirtti.

Ekonomi ve dış ticaret verilerini paylaştı

Bolat, dünya ticaretindeki büyümenin bu yıl yüzde 3,9 olarak beklendiğini, ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş başladığında tahminlerin yüzde 1,9 ve 6 olarak açıklandığını söyledi. Covid sonrasındaki yüksek talep dönemi ile savaş sürecindeki artışların çelik, petrokimya, gübre, enerji ürünleri ve diğer emtiaların fiyatlarını yükselttiğini belirtti. Dünya ticaretindeki artışta emtia, hammadde ve enerji fiyatlarının yanı sıra yapay zekâ alanındaki gelişmelerle bu alandaki yüksek fiyatlı ürünlerin ticaretinin çoğalmasının etkili olduğunu ifade etti. Türkiye ekonomisinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetiminde son 24 yılda yıllık ortalama yüzde 5,35 reel büyüme kaydettiğini aktaran Bolat, 2009 hariç son 16 yılda büyümenin pozitif olduğunu söyledi. Covid’in ikinci çeyreğinden sonra geçen son 24 çeyrekte, yani altı yıldır, büyümenin olumlu seyrettiğini ve bu dönemin ortalama büyüme oranının yüzde 5’in üzerinde olduğunu belirtti. Bu yılın ilk yarısındaki büyümeyi yüzde 2,5; ilk ve ikinci çeyrek oranlarını sırasıyla yüzde 2,6 ve yüzde 2,3 olarak açıkladı. Büyümenin üçte birine net mal ve hizmet ihracatının katkı verdiğini kaydetti. Türkiye’nin millî gelirinin 24 yılda 238 milyar dolardan 1,7 trilyon dolara yükseldiğini belirten Bolat, yılın yaklaşık 1,8 trilyon dolarlık ekonomik büyüklükle tamamlanmasının beklendiğini söyledi. Kişi başına millî gelirin geçen yıl 18 bin dolar olduğunu, bu yıl sonunda 20 bin doları aşmasının öngörüldüğünü ifade etti. Cari işlemler tablosunun da ortalama yılların altında seyrettiğini, 2024, 2025 ve 2026 için cari açığın millî gelire oranının ortalama olarak belirtilen 103,4 seviyesinin altında bulunduğunu dile getirdi. Bolat, 2002’de 36 milyar dolar olan mal ihracatının geçen eylül itibarıyla yıllık 283,7 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Türkiye’nin aynı dönemde son bir yılda 380 milyar dolarlık ithalat yaptığını; böylece ihracat ve ithalat yoluyla dünya ticaretine katkı sağladığını söyledi. Hizmet ihracatının 125 milyar, hizmet ithalatının 63-64 milyar dolar olduğunu; hizmetler dâhil toplam ihracatın 409 milyar dolara çıktığını belirtti. Mal ve hizmet ihracatının millî gelirin yüzde 25’ini oluşturduğunu, ithalat da eklendiğinde toplam dış ticaretin 860 milyar dolara ve millî gelirin yüzde 50’sinden fazlasına ulaştığını kaydetti. Bolat, uluslararası ticaret ve yatırımların Türkiye açısından önemli bir rol taşıdığını ifade etti.

Bu Yazıyı Paylaş