Dünya

Türkiye'nin 'Çelik Kubbe' hamlesi İsrail'de panik oluşturdu! Bölgesel dengeler değişiyor mu?

İsrail basını, Türkiye'nin ASELSAN ile 1.3 milyar dolarlık anlaşma yaparak 'Çelik Kubbe' hava savunma sistemini 2030'a kadar ülke geneline yayma hamlesini endişeyle izliyor. Bu gelişme, Türkiye'nin savunma kapasitesini artırırken bölgesel d
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
2 dk Sesli Dinle 0
Türkiye'nin 'Çelik Kubbe' hamlesi İsrail'de panik oluşturdu! Bölgesel dengeler değişiyor mu?

İsrail merkezli Nziv haber sitesi, Türkiye'nin savunma sanayisindeki en dikkat çekici adımlarından birine mercek tutarak, Ankara'nın 'Çelik Kubbe' hava savunma sistemini genişletme yönündeki büyük hamlesini manşetlerine taşıdı.

ASELSAN İLE 1.3 MİLYAR DOLARLIK ANLAŞMA İDDİASI

Haberde, Türkiye'nin ASELSAN ile yaklaşık 1.3 milyar dolarlık devasa bir üretim anlaşması imzalama noktasına geldiği iddia edildi. Bu gelişmenin, hem Türkiye'nin hava savunma kapasitesini önemli ölçüde artıracağı hem de bölgesel güç dengeleri açısından İsrail için endişe verici bir durum teşkil ettiği vurgulandı. Nziv, bu hamlenin 'İsrail için tehlikeli bir gelişme' olarak nitelendirildiğini belirtti.

2030'A KADAR ÜLKE GENELİNE YAYILMA HEDEFİ

Nziv'in raporuna göre, 'Çelik Kubbe' olarak adlandırılan ve insansız hava araçları (İHA), kısa menzilli balistik tehditler ve hassas güdümlü mühimmatlara karşı milli bir kalkan görevi görmesi hedeflenen bu sistemin, 2030 yılına kadar Türkiye'nin dört bir yanına yayılması planlanıyor. Bu stratejik hamle, Türkiye'nin savunma sanayisindeki yerlilik oranını artırma kararlılığının bir göstergesi olarak yorumlanırken, küresel savunma pazarında İsrail'in 'Demir Kubbe', 'Davud Sapanı' ve 'Arrow' sistemlerine karşı ciddi bir rakip olarak konumlanabileceği öngörülüyor.

ÇOK KATMANLI VE YERLİ TEKNOLOJİ VURGUSU

Haberde, 'Çelik Kubbe' sisteminin radarlar, sensörler, yapay zeka tabanlı analiz yazılımları ve çeşitli önleyici sistemleri entegre eden çok katmanlı bir mimariye sahip olduğu belirtildi. Sistemin tüm kritik bileşenlerinin tamamen yerli imkanlarla Türkiye'de geliştirildiği ve bu sayede ülkenin hava sahasında dışa bağımlılığını sıfırlayarak caydırıcılığını güçlendirdiği vurgulandı. İlk genişletilmiş teslimatların 2026'da başlaması ve tam saha entegrasyonunun 2030'da tamamlanması hedefleniyor. İsrailli yorumcular, Türkiye'nin bu savunma yatırımlarının bölgesel askeri denklemeleri değiştirebilecek bir kapasite artışı olduğunu belirtiyor. Ayrıca, Türkiye'nin geliştirdiği sistemin Afrika, Orta Asya ve Arap dünyası gibi pazarlarda İsrail'e rakip olabileceği de ifade ediliyor.

Bu Yazıyı Paylaş