Siyaset

Türkiye'nin yaşlanan yüzü: Cevdet Yılmaz'dan nüfus projeksiyonları ve bakım modelleri üzerine kritik açıklamalar

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'de yaşlı nüfus oranının hızla arttığını ve bu durumun bakım modelleri ile sosyal destek mekanizmalarının yeniden ele alınmasını zorunlu kıldığını belirtti. Yılmaz, bakım sigortası konusunun da
DHA
DHA
3 dk Sesli Dinle 0
Türkiye'nin yaşlanan yüzü: Cevdet Yılmaz'dan nüfus projeksiyonları ve bakım modelleri üzerine kritik açıklamalar

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Türkiye Yüzyılı Perspektifinde Aile ve Nüfus Politikaları 2: Yaşlı Bakım Modelleri Çalıştayı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin demografik yapısındaki önemli dönüşüme dikkat çekti. Yılmaz, yaşlı nüfus oranının hızla arttığını ve bu durumun yaşlılık politikaları, bakım hizmetleri ve sosyal destek mekanizmalarının bütüncül bir şekilde yeniden ele alınmasını zorunlu kıldığını vurguladı.

Türkiye\

TÜRKİYE'DE YAŞLI NÜFUS ORANI ENDİŞE VERİCİ SEVİYEDE ARTIYOR

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye'de demografik yapının ciddi bir değişim sürecinde olduğunu belirterek, "Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı her geçen yıl artmaktadır. 2000 yılında sadece yüzde 5,7 olan bu oran, 2023 yılında ilk kez yüzde 10'u aşarak 2025'te %11,1'e ulaşmış durumda. 2020'de 7 milyon 954 bin olan yaşlı nüfusun, 2025'te 9 milyon 583 bin kişiye ulaşması bekleniyor. TÜİK'in nüfus projeksiyonlarına göre, mevcut eğilimin devamı halinde 2030'da yaşlı nüfus oranı %13,5, 2040'ta %17,9, 2060'ta %20, 2080'de ise %33,4'e fırlayacak. Hatta 2100 yılına gelindiğinde toplumun üçte biri yaşlı nüfus haline gelecek. Ortalama yaş da benzer bir hızla yükseliyor; 2000'de 24,8 olan ortanca yaş, 2025'te 34,9'a çıkmış durumda. Yani 25 yılda nüfusumuz tam 10 yaş birden yaşlanmış. Bu eğilim sürerse, 2100'de ortanca yaş 52,2'yi bulacak." dedi. Yılmaz, yaşlıların önemli bir kısmının yalnız veya sadece eşiyle yaşadığına dikkat çekerek, "Yaklaşık 7 milyon 46 bin hanenin yaklaşık 1 milyon 800 bininde tek başına yaşayan yaşlılar bulunuyor. Tek başına yaşayan yaşlı sayısındaki bu artış, 'yerinde yaşlanma' yaklaşımını hayati önem taşıyan bir strateji haline getiriyor; evde ve toplum temelli bakım hizmetlerinin acilen güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor." ifadelerini kullandı.

YAŞLILIK POLİTİKALARINDA BÜTÜNSEL VE HAK TEMELLİ YAKLAŞIM VURGUSU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2019'u 'Yaşlılar Yılı' ilan etmesiyle birlikte yaşlılık politikalarında kapsamlı bir dönüşüm yaşandığını hatırlatan Yılmaz, "Bu dönemde yapılan 1'inci Yaşlılık Şurası ile yaşlılık meselesi; bakım hizmetlerinden aktif yaşlanmaya, sosyal destek mekanizmalarından yaşlı haklarına kadar geniş bir yelpazede ele alınmaya başlandı. 2025'in 'Aile Yılı', 2026-2035'in ise 'Aile ve Nüfus 10 Yılı' ilan edilmesiyle birlikte, yaşlılık politikaları da nüfus ve aile yapısı, demografik dönüşüm ve toplumsal dayanışma ekseninde öncelikli gündem maddelerimizden biri haline geldi. AK Parti Hükümetimizin 2002'den bu yana izlediği politikalar, farklı yaş gruplarının ihtiyaçlarını gözeten, hak temelli ve bütüncül bir yaklaşımla geliştirildi. Hizmet modelleri çeşitlendirilerek yaygınlaştırıldı. Temel amacımız, yaşlı bireylerin aileleriyle birlikte, kendi yaşam çevrelerinde ve aktif yaşlanma felsefesiyle hayatlarını sürdürmelerini sağlamak." dedi. Yılmaz, bakım hizmetlerinin kalitesini artırmak için standartlaştırma çalışmalarının sürdüğünü belirterek, "Bakım hizmetlerinin daha nitelikli, sürdürülebilir ve herkes tarafından erişilebilir bir yapıya kavuşmasını hedefliyoruz. Teknik düzeyde üzerinde durduğumuz 'bakım sigortası' konusu da önemli bir tartışma alanı teşkil ediyor ve kurumsal istişarelerimiz devam ediyor." diyerek sözlerini tamamladı.

Bakmadan Geçme

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

Bu Yazıyı Paylaş