Ekonomi

Türkiye ve ABD'den nükleer enerjide stratejik iş birliği: Küçük modüler reaktörler devrede

Türkiye ve ABD, küçük modüler reaktörler (SMR) başta olmak üzere nükleer enerji alanında stratejik iş birliğini derinleştiren bir mutabakat zaptı imzaladı. Bu iş birliği, Türkiye'nin nükleer kapasitesini artırmayı ve yerli sanayiyi geliştirmeyi hedefliyor
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
2 dk Sesli Dinle 0
Türkiye ve ABD'den nükleer enerjide stratejik iş birliği: Küçük modüler reaktörler devrede

Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri, nükleer enerji alanında stratejik iş birliğini derinleştiren kritik bir adım attı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump'ın zirvesinde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından imzalanan Stratejik Sivil Nükleer İş Birliği Mutabakat Zaptı, iki ülke arasındaki nükleer iş birliğinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak kabul ediliyor.

KÜÇÜK MODÜLER REAKTÖRLER İLE KAPASİTE ARTIŞI

Bu anlaşma, geleneksel nükleer santrallere kıyasla daha düşük maliyetli, esnek ve güvenli enerji üretim teknolojileri sunan küçük modüler reaktörler (SMR) alanında Türkiye'nin kapasitesini artırmayı hedefliyor. Anlaşma kapsamında teknoloji transferi, finansman kaynaklarına erişim ve yerli sanayinin tedarik zincirinde yeni fırsatlar yaratılması öngörülüyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, SMR projeleriyle birlikte savunma sanayinden özel sektör girişimlerine kadar geniş bir yelpazede yerli şirketlerin bu sürece dahil olmasını bekliyor.

SMR TEKNOLOJİSİ VE GELECEK PLANLARI

SMR teknolojisine olan ilgi küresel çapta artış gösteriyor. Açık kaynaklara göre, dünya genelinde 15 ülkede 51 SMR tasarımı ön lisans veya lisans sürecine girmiş durumda. Enerji uzmanları, küçük modüler reaktörlerin sadece elektrik üretimiyle sınırlı kalmayıp, farklı sanayi ve savunma uygulamalarında da kullanılabileceğini belirtiyor. Türkiye için milli güvenlik meselesi haline gelen enerji alanında SMR teknolojisi, kritik bir eşiğin aşılmasını sağlayabilir. Son yıllarda Türk savunma sanayii firmalarının da bu alana yönelmesiyle, Ankara'nın SMR yolculuğunda yerli ve milli şirketlerin önemli roller üstlenmesi bekleniyor. Bu sürecin başarıyla yürütülmesi, "Türkiye'nin nükleer rönesansı" olarak nitelendirilebilecek bir dönemin kapısını aralayabilir. Türkiye halihazırda Akkuyu NGS gibi büyük ölçekli yatırımlarını sürdürürken, Sinop ve Trakya'da planlanan yeni projelerle eş zamanlı olarak SMR teknolojisine geçiş yapmayı hedefliyor. Bu adım, Türkiye'yi yeni nesil nükleer teknolojilerde bölgesel bir merkez haline getirmeyi ve enerji arz güvenliğinde kaynak çeşitliliğini artırmayı amaçlıyor. Hükümet, 2035'e kadar 7 gigavatlık nükleer kapasiteyi devreye almayı hedefliyor. SMR'lerin devreye girmesiyle bu rakamın 2050'de 20 gigavata çıkabileceği öngörülüyor.

Bu Yazıyı Paylaş