Siyaset

Türkmen Alevi Ocakları Birliği’nden Arnavutluk’taki Bektaşi Devleti Projesine Tepki

Türkmen Alevi Ocakları Birliği Vakfı, Arnavutluk'taki "Bektaşi Devleti" projesine tepki gösterdi. İnancın siyasi kararlarla tanımlanamayacağı belirtilen açıklamada, "İnancımızın temsilini makam değil, rızalık belirlemelidir" denildi.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
3 dk Sesli Dinle 0
Türkmen Alevi Ocakları Birliği’nden Arnavutluk’taki Bektaşi Devleti Projesine Tepki

Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı, Arnavutluk’ta kurulması gündeme gelen bağımsız Bektaşi devleti projesine ilişkin önemli bir açıklama yaptı. Vakıf, Alevi-Bektaşi inancının tarihsel kimliğinin siyasi projelerle yeniden tanımlanamayacağını belirterek, “İnancımızın tarihini siyaset değil, yaşanmışlık; temsilini makam değil, rızalık belirlemelidir” mesajını verdi.

Arnavutluk Başbakanı Edi Rama tarafından 2024 yılında gündeme getirilen ve başkent Tiran’da Vatikan benzeri bağımsız bir Bektaşi devleti kurulmasını öngören proje, Alevi-Bektaşi dünyasında tartışılmaya devam ediyor.

Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı, 29 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı basın açıklamasıyla projeye yönelik çekincelerini kamuoyuyla paylaştı.

“Aleviliğin kimliği siyasi kararlarla belirlenemez”

Vakıf tarafından yapılan açıklamada, yaklaşık 11 hektarlık alanda kurulması planlanan yapının kendi yönetimine, sınırlarına ve pasaportlarına sahip olmasının öngörüldüğü, başına ise Baba Mondi olarak bilinen Edmond Brahimaj’ın getirilmesinin planlandığı hatırlatıldı.

Aleviliğin Hazreti Ali, On İki İmam, Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş Veli ve Horasan erenlerinden gelen köklü bir inanç mirasına sahip olduğu vurgulanan açıklamada, hiçbir siyasi makamın veya kurumun bütün Alevi-Bektaşi toplumunun inanç kimliğini tek başına belirleyemeyeceği ifade edildi.

“Tarihsel Alevi ocakları yok sayılamaz”

Açıklamada, 25 Ekim’de Tiran’da İHH ve İNSAMER tarafından düzenlenen toplantıya da dikkat çekildi.

Toplantıda bağımsız Bektaşi devleti projesine itirazların dile getirildiği ve alternatif olarak Balkan Bektaşi Meclisi kurulmasının önerildiği belirtilirken, Anadolu’nun tarihsel Alevi ocaklarının bu süreçte ne ölçüde temsil edildiğinin açıklığa kavuşturulması istendi.

Hubyar, Hıdır Abdal, Dede Garkın, Ağuçan ve Kureyşan gibi köklü ocakların Alevi inanç geleneğinin temel taşıyıcıları olduğu hatırlatılarak şu ifadelere yer verildi:

“Alevilik ocaktır, ocak dededir. Ocak, bu yolun hafızası ve manevi sürekliliğidir. Hiçbir toplantı, kişi veya kurum, tarihsel ocaklarımızın ve farklı Alevi-Bektaşi topluluklarının iradesini kendiliğinden temsil edemez.”

“Balkan Bektaşilerinin hakları ile siyasi projeler birbirinden ayrılmalı”

Vakıf, Balkanlar’da yaşayan Bektaşi toplumunun kendi inanç kurumlarını oluşturma ve geliştirme hakkına saygı duyduklarını ancak Arnavutluk’ta kurulması planlanan siyasi yapının bütün Alevi-Bektaşi dünyasının temsil makamı olarak kabul edilmesinin ayrı bir mesele olduğunu bildirdi.

Projenin finansmanı, hukuki statüsü, uluslararası bağlantıları ve temsil mekanizmasının şeffaf biçimde açıklanması gerektiği vurgulandı.

Açıklamada, “İnanç özgürlüğü ile siyasi egemenlik birbirinden farklı kavramlardır. Bir inanç topluluğunun haklarının korunması, mutlaka bağımsız bir devlet kurulmasını gerektirmez” denildi.

Laiklik ve eşit yurttaşlık vurgusu

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın laiklik, eşitlik, din ve vicdan özgürlüğü ile örgütlenme hakkına ilişkin hükümlerine de dikkat çeken vakıf, Alevi-Bektaşi toplumunun laik hukuk düzeni içerisinde, eşit yurttaşlık temelinde ve kendi inanç kurumlarıyla özgürce var olmasını savunduklarını açıkladı.

Yaklaşık otuz yıldır Anadolu’da ocak ziyaretleri, saha araştırmaları ve kültürel çalışmalar yürüttüklerini belirten vakıf yöneticileri, itirazlarının Balkanlar’daki Bektaşilere değil, Alevi-Bektaşi toplumunun ortak iradesi dışında alınabilecek siyasi kararlara yönelik olduğunu ifade etti.

“Alevi-Bektaşi inancı tek bir siyasi merkeze sığdırılamaz”

Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı, açıklamasının sonunda tarihsel ocakların ve ilgili inanç topluluklarının görüşleri alınmadan Alevi-Bektaşi dünyasının geleceğine ilişkin kararlar verilmemesi çağrısında bulundu.

Vakıf, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Alevi-Bektaşi inancı, tek bir siyasi merkezin sınırlarına, tek bir makamın yetkisine ve tek bir toplantının kararlarına sığdırılamayacak kadar köklü bir mirastır. İnancımızın tarihini siyaset değil, yaşanmışlık; temsilini makam değil, rızalık; geleceğini dayatma değil, canların ortak iradesi belirlemelidir.”

Türkmen Alevi Ocakları Birliği Vakfı, Arnavutluk'taki "Bektaşi Devleti" projesine tepki gösterdi. İnancın siyasi kararlarla tanımlanamayacağı belirtilen açıklamada, "İnancımızın temsilini makam değil, rızalık belirlemelidir" denildi.

Bu Yazıyı Paylaş