Ekonomi

Ünlü ekonomist Selçuk Geçer yatırım için tek çareyi açıkladı

Ünlü ekonomist Selçuk Geçer, Yeniçağ'daki yazısında enflasyon oyununu deşifre ederek yatırım için tek çareyi altın olarak açıkladı.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
2 dk Sesli Dinle 0
Ünlü ekonomist Selçuk Geçer yatırım için tek çareyi açıkladı

Yeniçağ Gazetesi yazarı Selçuk Geçer, Türkiye ekonomisindeki enflasyon rakamlarını ve altın fiyatlarının seyrini sert bir dille eleştirdi.

Geçer, TÜİK'in açıkladığı Şubat ayı enflasyon verilerine göre aylık artışın yüzde 2,96 olduğunu belirterek, bu rakamın gerçeklerle bağdaşmadığını savundu.

Yazar, ENAG'ın aynı dönem için aylık yüzde 4,01 enflasyon hesapladığını, halkın hissettiği gerçek enflasyonun ise TÜİK verilerinin en az dört katı, aylık yüzde 8, yıllık bazda yaklaşık yüzde 90 civarında olduğunu iddia etti.

Gıda fiyatlarının neredeyse yüzde 7 arttığı bir dönemde manşet enflasyonun düşük gösterilmesini "muhteşem enflasyon oyunu" olarak niteleyen Geçer, TÜİK sepetindeki bazı kalemlerin (pinpon topu, tornavida başı gibi) çıkarılarak ekmek, kira ve faturaların eklendiğinde gerçek orana ulaşılabileceğini ifade etti.

Market alışverişinde daha fazla para harcayarak daha az ürün alınabildiğini, süt, ekmek, et, sebze ve meyvenin lüks haline geldiğini vurguladı.

Eğitimde yıllık yüzde 55,78, konutta yüzde 42,33 artış yaşandığını hatırlatan yazar, kira, ulaşım, okul masrafları gibi kalemlerin karşılanmasının imkansızlaştığını belirtti.

Ekonomik baskının icra dosyalarına yansıdığını, her üç saniyede bir kişinin, her ay 1,5 milyon kişinin icralık olduğunu kaydeden Selçuk Geçer, "Bunlar daha iyi günlerimiz" diyerek İran kaynaklı jeopolitik risklerin etkilerinin henüz görülmediğini ifade etti.

Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanmasıyla petrol fiyatlarının 60 dolardan 80 dolara fırladığını, bu artışın sadece akaryakıtı değil gıda ve üretim maliyetlerini de vuracağını savundu.

Geçer, üretmeyen Türkiye'nin maliyet enflasyonundan kaçamayacağını, geçmiş krizlerden (1973 Petrol Krizi, 1990 Körfez Savaşı, Rusya-Ukrayna Savaşı) örnekler vererek enerji fiyatlarındaki yükselişin her şeyi yukarı çektiğini hatırlattı.

Turizm gelirlerinin cari açığı dengelemede kullanıldığını ancak savaş ortamında turistlerin kaçacağını, uçak bileti maliyetlerinin artacağını belirtti.

Cari açığın büyümesiyle kurun kırılganlaşacağını, CDS risk primlerinin yükseleceğini ve reel sektörün finansmana erişiminin zorlaşacağını öngördü.

Yazısında finansal piyasalara da değinen Selçuk Geçer, jeopolitik gerilimlerde altının "güvenli liman" olarak öne çıktığını, 1973 krizinde yüzde 30 yükseldiğini anımsattı.

Altın fiyatlarının yeterince yükselmediğini söyleyenlere seslenen yazar, kaos dönemlerinde altının başrol oynayacağını ve ons başına 10 bin dolara doğru gidebileceğini iddia etti.

Doların başlangıçta güçlense de Euro, Yen ve Yuan lehine kayıplar yaşayabileceğini, enerji hisselerinin kazanacağını, havacılık-turizm ve tüketici sektörlerinin kaybedeceğini ifade etti.

Selçuk Geçer, "İlizyon ekonomisinin foyası dökülüyor" diyerek faturanın yine vatandaşa kesileceğini vurguladı ve altın yükselişinin devam edeceğini savundu.

Bu Yazıyı Paylaş