Gündem

Usta: Fon soruşturmasında herkes hesap verecek

TBMM’de fon soruşturmasına ilişkin tartışmada Leyla Şahin Usta, bürokrasi ve siyasette suça bulaşanların hesap vereceğini söyledi. Muhalefet, 241 kişilik listenin açıklanmasını istedi.
ANKA
ANKA
4 dk Sesli Dinle 0
Usta: Fon soruşturmasında herkes hesap verecek

TBMM Genel Kurulu’nda fon soruşturması ve sermaye piyasalarındaki gelişmeler tartışıldı. AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, soruşturmada bürokrasi ya da siyaset ayrımı yapılmadan sorumluların hesap vereceğini söylerken, YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir iktidarı sorumluları korumakla suçladı. CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı ise soruşturmada adı geçen 241 kişilik listenin açıklanmasını istedi. Genel Kurul, Başkanvekili Celal Adan’ın başkanlığında toplandı. Türkiye’ye resmi ziyarette bulunan Kuzey Makedonya-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Salih Murat ve beraberindeki heyet, oturumu kordiplomatik locasından izledi. Fon soruşturması kapsamında Plan ve Bütçe Komisyonuna Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıncı ile Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun da çağrılmıştı. Sarı, bu isimlerin örgütlü suç ve rüşvet iddialarıyla yargılandığını, tutuklandığını ve gözaltına alındığını söyledi.

Fon soruşturmasında karşılıklı suçlamalar

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in fon vurgununa ilişkin “Bunlar bir çetedir, fon vurgunu çetesi vardır” sözlerini hatırlattı. Çömez, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Borsa İstanbul, Takasbank, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK), Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Maliye Bakanlığı bürokrasisinin soruşturulması gerektiğini savundu. Cumhurbaşkanlığında birkaç gün ya da hafta önce yapıldığını belirttiği toplantıya ilişkin, “Cumhurbaşkanlığı toplantısına katılıp bu vurgunla mücadele edecek adamların içerisinde bu çetenin üyeleri varmış” dedi. Sarı, Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak’ın 1 milyon dolar rüşvet aldığı iddiasıyla 24 Ekim’de tutuklandığını hatırlattı. Çakmak’ın fonun kaynaklarının artırılması için rüşvet aldığı öne süren Sarı, Türkiye Varlık Fonu’na bağlı Türkiye Sigorta ile Türkiye Hayat Emeklilik’in fona para aktardığını ve kamu kaynağının zarar gördüğünü savundu. YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, soruşturmada siyasi sorumluluk üstlenen olup olmadığını sordu. Eski bakanlardan birinin, anapara ve faizi ayrıldıktan sonra kazancını tövbe fonuna yatırdığının iddia edildiğini söyleyen Emir, Hayati Yazıcı’nın oğluna ve bir milletvekilinin eşine getirilen tedbirlerin kısa sürede kaldırıldığını ileri sürdü. Emir, “Bir tövbe hesabı açtılar. Dileyen dilediği kadarını getirecek, yatıracak ve becerebilirlerse suçsuz kalacak, yargılanmaktan kurtulacak. Toplaya toplaya 18 milyar lira toplayabildiler” dedi. Usta, iktidarın soruşturmadaki tutumunun açık olduğunu belirterek, “Kimsenin gözünün yaşına bakılmıyor ve bakılmayacak ve ister bürokraside olsun ister siyaset ayağı olsun, hepsi hesap verecek” dedi. Fon zararlarının kamu kaynaklarından karşılanmayacağını da söyleyen Usta, muhalefeti belediyelerdeki rüşvet ve yolsuzluk soruşturmalarında suçlananları savunmakla itham etti. Emir, Usta’nın sözlerine, “Tüyü bitmemiş yetimin hakkını kendi, saraydaki şişman çocuklarınıza yedirdiniz” diye karşılık verdi. Seçilmiş kişilerin tutuksuz yargılanması gerektiğini de söyledi. Sarı ise soruşturmada bulunduğu belirtilen 241 kişilik listenin açıklanmasını istedi; yaklaşık 150 milletvekili, 180 yargı mensubu ve 30 vali ya da kaymakamın dosyayla bağlantılı olduğuna ilişkin iddialar bulunduğunu aktardı. Sarı, “O yüzden gelin, bu listeyi açıklayın” dedi.

Genel Kurul’da diğer gündem başlıkları

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, 3 Kasım 2002 Genel Seçimleri’ni AK Parti’nin iktidara gelişinin 24’üncü yıl dönümü olarak niteledi. Partinin 14 Ağustos 2001’de kurulduğunu, bir yıl sonra iktidara geldiğini ve 24 yıldır yönetimde olduğunu belirten Yayman; 2006’daki Danıştay binasına saldırı, Balyoz darbe planı iddiası, cumhuriyet mitingleri, 367 kararı, e-muhtıra, kapatma davası, Gezi Parkı eylemleri, 17-25 Aralık süreci ve 15 Temmuz darbe girişimini sıraladı. Yayman, “AK Parti bütün bu krizleri siyasetle aştı, milletle aştı ve demokrasinin imkanlarını genişletmekle aştı” dedi. Emir, Yayman’ın sözlerinin cumhuriyet ve demokrasi deneyimini zan altında bıraktığını savundu. “Bu topraklarda bir ihtilal yapıldı, o ihtilal milli mücadeleyle yapıldı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yapıldı” diyen Emir, iktidarı muhalefete ve cumhurbaşkanı adayına yönelik tutumları nedeniyle eleştirdi. Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Barış Anneleri’nin Meclis’te gruplarını ziyaret ettiğini belirterek, “Terörsüz Türkiye” sürecinin barış ve uzlaşıyla sonuçlanması için fırsat olduğunu söyledi. Meclis’te 467 “evet” oyuyla kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’a değinen Ekmen, sürecin Milli Güvenlik Kurulu kararı alınacak aşamaya taşınması ve kamuoyunun düzenli bilgilendirilmesi çağrısı yaptı. YENİ Parti Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, 2023 depremlerinin ardından dört yıl geçtiğini belirterek Osmaniye’nin köylerinde konutların çoğunun teslim edilmediğini öne sürdü. Kırsalda 2 bin 679 hak sahibinden 791’ine anahtar verildiğini; Hasanbeyli’deki 183, Bahçe’deki 331 hak sahibine konut teslim edilmediğini söyledi. Issızca’da hâlâ çadırda yaşayanlar bulunduğunu belirten Kaya, Esenevler’de 751 konut ve 153 dükkân için ihale tabelasında teslim tarihinin 21 Aralık 2025 yazdığını, Kasım 2026 itibarıyla kimsenin anahtar alamadığını ifade etti. Kaya, “Issızca’da hâlâ çadırda kalanlar var” dedi. YENİ Parti Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda temizlik malzemesi ve personel eksikliği bulunduğunu savundu. Bakanın lüks Audi A8 aracıyla parti genel merkezlerine gittiğini söyleyerek, “Okulumuz temiz falan değil değerli milletvekilleri, çocuklarımız okullarda tuvaletlere gidemiyorlar” dedi. Akdoğan, velilerin hijyen şikâyetlerini de gündeme taşıdı. YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç ise soruşturmada kamu kurumlarının üst düzey yöneticileri hakkında verilen gözaltı ve tutuklama kararları üzerinden iktidarın siyasi sorumluluğu bulunduğunu ileri sürdü. Atamaları ve denetimi kimin yaptığını soran Genç, “Paranın izi var, işlemlerin kaydı var, yapılan bildirimlerin belgeleri var. Bütün evraklar tamam, bir tek hesap veren yok” ifadelerini kullandı.

Bu Yazıyı Paylaş