Dünya

Uygur Hareketinden Urumçi Katliamı’nın 17. yılı açıklaması: “Hakikat ve hesap verebilirlik sağlanmalı”

HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
3 dk Sesli Dinle 0
Uygur Hareketinden Urumçi Katliamı’nın 17. yılı açıklaması: “Hakikat ve hesap verebilirlik sağlanmalı”

Uygur Hareketi (CFU), 5 Temmuz 2009'da Urumçi'de yaşanan katliamın 17. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, hayatını kaybedenleri ve ÇKP rejimi tarafından kaybedilen Uygurları andı. Uygur Hareketi, Çin yönetimine yönelik hesap verebilirlik çağrısını yineleyerek uluslararası toplumu sessiz kalmamaya davet etti.
Uygur hareketi tarafından yapılan açıklamada, 5 Temmuz 2009’un Uygur halkının yakın tarihindeki en karanlık dönüm noktalarından biri olduğu belirtilirken, olaylarda yaşamını yitirenler ile akıbeti hâlâ bilinmeyen kişilerin unutulmaması gerektiği vurgulandı.
Barışçıl gösteri çağrısıyla başladı
Açıklamaya göre, 5 Temmuz 2009 tarihinde çoğunluğunu öğrenciler ve gençlerin oluşturduğu binlerce Uygur, Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi’de barışçıl gösteri düzenledi. Göstericilerin, birkaç gün önce Guangdong eyaletinin Şaoguan kentindeki bir oyuncak fabrikasında öldürülen Uygur işçiler için adalet talep ettiği ifade edildi.
Uygur hareketi, protestocuların taleplerinin ayrılıkçılık değil, olayın sorumlularının ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması olduğunu söyleyerek, göstericilerin bu nedenle Çin bayrakları taşıdığını belirtti.
Uygur hareketi’ne göre Çin güvenlik güçleri gösteriye müdahale ederek ateş açtı. Açıklamada yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği, olayların ardından binlerce Uygurun gözaltına alındığı, zorla kaybedildiği veya yaşamını yitirdiği belirtildi.
“On binlerce kişi kayboldu”
Uygur hareketi, olayların ardından bölgedeki iletişim kanallarının kesildiğini, bağımsız gazetecilerin çalışmalarının engellendiğini ve Urumçi başta olmak üzere bölgenin yoğun güvenlik kontrolü altına alındığını söyledi.

Açıklamada ayrıca, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (Human Rights Watch) raporuna atıfta bulunularak, 5 Temmuz 2009 sonrasında yaklaşık 40 bin Uygurun kaybolduğunu ifade etti.
Uygur hareketi, Çin devlet medyasının ise olayları “ayrılıkçı güçlerin kışkırtması” olarak nitelendiren bir propaganda yürüttüğünü ve yaşananların üzerini örtmeye çalıştığını kaydetti.
“17 yıl sonra hâlâ cevap bekleyen sorular var”
Uygur hareketi, açıklamasında, olayların üzerinden 17 yıl geçmesine rağmen birçok sorunun hâlâ cevapsız kaldığı belirtildi.
Gerçek can kaybının hiçbir zaman açıklanmadığı belirtilen açıklamada, çok sayıda ailenin yakınlarının akıbetini hâlâ bilmediği ifade edildi. Çin yönetiminin bilgi akışını engellediği, tanıkları baskı altına aldığı ve olayların hatırlatılmasını engellemeye çalıştığı da kaydedildi.
“Sistematik baskının dönüm noktası”
Uygur Hareketi, 5 Temmuz 2009 Katliamı’nın Çin Komünist Partisi’nin Uygurlara yönelik sistematik baskı politikalarının önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Uygur hareketi, barışçıl adalet taleplerine yönelik müdahalenin zamanla Uygur kimliği, kültürü, dini ve temel haklarını hedef alan daha geniş kapsamlı politikalara dönüştüğünü iafde etti.
Ruşen Abbas: Sessizlik reddedilmeli
Uygur Hareketi İcra Direktörü Ruşen Abbas açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“On yedi yıl önce Uygurlar adalet talebiyle barışçıl şekilde sokaklara çıktı ancak ölümcül şiddet ve kitlesel baskıyla karşılaştı. Çin Komünist Partisi yıllardır 5 Temmuz 2009’un gerçeklerini silmeye çalıştı ve Uygur halkına yönelik baskıyı tam kapsamlı bir soykırım boyutuna taşıdı. Hayatını kaybedenleri ve kaybedilenleri anarken uluslararası toplumu sessizliği reddetmeye, hesap verebilirlik talep etmeye ve Uygurların hakikat ile adalet mücadelesine destek vermeye çağırıyoruz.”
Uluslararası topluma çağrı
Uygur hareketi, günümüzde Uygurların kitlesel gözaltılar, zorla çalıştırma, ailelerin parçalanması ve kültürel kimliğin yok edilmesi gibi uygulamalarla karşı karşıya olduğunu ileri sürdü.
Açıklamada, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin söz konusu uygulamaları “insanlığa karşı suçlar” kapsamında değerlendirdiği, ABD, Birleşik Krallık, Kanada ile çeşitli ülke parlamentolarının ise bunları “soykırım” olarak nitelendirdiği hatırlatıldı.
Uygur hareketi, Urumçi olaylarının yıl dönümünde mağdurların anılması kadar hakikatin ortaya çıkarılması ve adalet arayışının sürdürülmesinin de uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğunu kaydetti.

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

Bu Yazıyı Paylaş