Uzmana göre RSV, bebeklerde solunum durmasına ilerleyebilir
Doç. Dr. Ahmet Öktem, RSV’nin bazı bebeklerde solunum durmasına kadar ilerleyebildiğini söyledi. Prematüre ve kronik hastalığı olan bebeklerin risk grubunda olduğunu belirtti.

Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Yenidoğan Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Öktem, RSV enfeksiyonunun burun akıntısı ve öksürükle başlayabildiğini, bazı bebeklerde solunum durmasına kadar ilerleyebildiğini belirterek ailelerin dikkatli olmasını istedi. Doç. Dr. Öktem, “Yetişkinlerde hafif belirtilerle atlatılabilen solunum yolu enfeksiyonları, bebeklerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor” dedi. Havaların soğumasıyla solunum yolu enfeksiyonları daha sık görülmeye başladı. Bağışıklık sistemi henüz tam gelişmemiş çocuklarda ağır seyredebilen RSV, prematüre doğan bebeklerde ile kronik akciğer ya da doğuştan kalp hastalığı bulunan bebeklerde daha ciddi tablolara neden olabiliyor.
Kapalı alanlardaki temas riski artırıyor
Doç. Dr. Öktem, havaların soğumasıyla kapalı alanlarda geçirilen sürenin arttığını ve okulların açılmasıyla enfeksiyonların yayılmasını kolaylaştıran koşulların oluştuğunu söyledi. Büyük şehirlerde çocukların ve ailelerin yeniden bir araya geldiğini belirten Öktem, anaokulu ve ilkokul çağındaki çocukların enfeksiyonun yayılmasını önleyen önlemleri her zaman uygulayamayabileceğini ifade etti. Öktem, “Kapalı ve kalabalık ortamlar sık sık havalandırılmalı, yenidoğan bebekler kalabalık ortamlardan uzak tutulmalıdır. Bebekler sigara dumanından kesinlikle uzak tutulmalı, anne sütü alan bebekler emzirilmeye devam edilmelidir” diye konuştu.
Bebeklerde hafif belirtiler ağırlaşabiliyor
Bebeklerin bağışıklık sisteminin henüz tam gelişmemesi ve solunum yollarının dar olması nedeniyle enfeksiyonlardan daha fazla etkilenebildiğini anlatan Öktem, büyük çocuklarda ya da yetişkinlerde hafif seyreden hastalığın bebeklerde ciddi tablolara dönüşebileceğini söyledi. RSV’de burun tıkanıklığı, burun akıntısı, ateş, öksürük ve hırıltılı solunumun görülebildiğini, bebeklerde beslenme güçlüğü ile solunum sıkıntısının ortaya çıkabildiğini belirtti. Ağır vakalarda solunum durması ile dudak çevresinde ve parmak uçlarında morarma gelişebildiğini ekleyen Öktem, “Özellikle solunum güçlüğü, morarma veya solunum durması gibi belirtiler acil değerlendirme gerektiriyor” dedi.
Prematüre bebekler daha fazla risk altında
Öktem, çok erken doğan prematüre bebeklerin, doğuştan kalp hastalığı bulunanların ve kronik akciğer hastalığı olan bebeklerin RSV açısından risk grubunda yer aldığını söyledi. Yenidoğan döneminde yoğun bakımda tedavi görmüş ve akciğer sorunları süren bebeklerin de dikkatle izlenmesi gerektiğini belirtti. Öktem, “Özellikle ilk RSV sezonuna giren bebeklerde veya 8 aydan küçük risk grubundaki bebeklerde ağır hastalık riskini azaltmak amacıyla uzun etkili koruyucu antikor tedavileri uygulanabilir” dedi.
Tedavide destekleyici yaklaşım öne çıkıyor
Öktem, RSV’nin viral bir enfeksiyon olduğunu ve antibiyotiklerin virüse karşı etkili olmadığını belirtti. Tedavinin bebeğin klinik durumuna göre planlandığını söyleyen Öktem, “RSV enfeksiyonuna karşı rutin olarak kullanılan, hastalığı doğrudan ortadan kaldıran özel bir antiviral tedavi bulunmuyor. Hastaneye yatırılması gereken bebeklerde öncelikle beslenmenin ve sıvı alımının desteklenmesine, solunumun rahatlatılmasına odaklanıyoruz” dedi. Gerektiğinde oksijen tedavisi, çok ağır vakalarda solunum cihazı desteği uygulanabildiğini, bazı inhaler tedavilerin de bebeğin klinik durumuna göre değerlendirilebildiğini ekledi. Gebelik döneminde uygulanan RSV aşısıyla annede oluşan antikorların plasenta yoluyla bebeğe geçerek doğumdan sonraki ilk dönemde koruma sağlayabildiğini de anlattı. Öktem, “RSV enfeksiyonundan korunmak için temel hijyen kurallarına uyulmalı, risk grubundaki bebekler için hamilelik aşıları ve koruyucu antikor tedavileri değerlendirilmelidir” diye konuştu.

