Yargıdan partilere şok müdahale: Hukukçular 'parti içi iradeye yargısal darbe' diyor
İYİ Parti'den BAM'ın CHP kurultayına ilişkin 'mutlak butlan' kararına sert tepki: Yargı, parti içi siyasi iradenin yerine geçti. Hukukçular, genel hükümlerle özel kanunların çiğnendiğini ve YSK'nın görev alanına müdahale edildiğini belirtiy

İYİ Parti'nin hukuk ve seçim işlerinden sorumlu genel başkan yardımcısı Hakan Şeref Olgun, CHP'nin kurultayına ilişkin 'mutlak butlan' kararını sert dille eleştirerek, yargının parti içi siyasi iradenin yerine geçtiğini savundu. Olgun, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin (BAM) kararının hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmadığını vurguladı.
YARGIDAN EŞİ GÖRÜLMEMİŞ MÜDAHALE
BAM 36. Hukuk Dairesi'nin 21 Mayıs 2026 tarihli kararı, Türkiye'nin çok partili siyasi hayatında bir ilk olarak kayıtlara geçti. Mahkeme, delege iradesinin para, maddi menfaat ve siyasi görev vaadiyle fesada uğratıldığı gerekçesiyle kurultayı iptal etti. Ancak işin boyutu bununla sınırlı kalmadı; mahkeme, kurultay sonrası yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultayları da hükümsüz sayarak, kurultay öncesi genel başkanı görevine iade etti. Bu kararla birlikte bankacılık işlemleri, vekil tayini ve imza yetkileri gibi kritik alanlarda da yetki el değiştirdi.
GENEL HÜKÜMLERLE ÖZEL KANUN ÇİĞNENDİ
İYİ Partili Olgun'a göre mahkemenin dayanak olarak gösterdiği Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 27/1, genel sözleşme hukukuna dair bir düzenleme. Siyasi partilerin iç işleyişi ise özel kanun niteliğindeki Siyasi Partiler Kanunu (SPK) ile düzenleniyor. 'Lex specialis derogat legi generali' ilkesi gereği, özel kanunlar genel kanunları geçersiz kılar. Mahkemenin bu temel ilkeyi göz ardı ederek genel hükümlere başvurması, kendi yarattığı yetki zemininde karar vermesi ise hukuki bir tutarsızlık olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, mahkemenin Siyasi Partiler Kanunu ve Medeni Kanun atıfları üzerinden genel yetkili asliye hukuk mahkemelerinin bu davaya bakabileceği yorumu da hatalı bulunuyor.
YSK'NIN GÖREVİNE MÜDAHALE VE KORUNMASIZ DELEGE İRADESİ
Olgun, yargılama hukukunun temel prensibine göre özel yetkili yargı yeri varken genel yetkili mahkemenin davaya bakamayacağını belirtiyor. BAM'ın kendi kurduğu hukuki zincir içinde dahi tutarsızlıklar barındırdığını ifade eden Olgun, bu durumun Yargıtay tarafından acilen ve eksiksiz bir şekilde denetlenmesi gerektiğini vurguluyor. Anayasa'nın 79. maddesi ve SPK hükümleri uyarınca siyasi partilerin iç seçimlerine ilişkin uyuşmazlıklarda yetkili merciin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) olduğunu hatırlatan Olgun, adli yargının kesinleşmemiş iddialara dayanarak bir parti kurultayını iptal etmesinin 'yetki gasbı' olduğunu savunuyor. YSK'nın 'Adli yargının kararını denetleyemem' gerekçesiyle itirazı reddetmesi ise bu yetki gaspını fiilen onaylamak olarak görülüyor. Olgun, "Bugün bir partiye yapılanın yarın herkese yapılabileceğinin habercisidir" diyerek, bu tür müdahalelerin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını ve bu kararın Yargıtay tarafından en kısa sürede gözden geçirilmesi gerektiğini ekledi.
