Yarkent katliamının on ikinci yılında Çin yönetimine adalet çağrısı
Uygur Hareketi (CFU), 28 Temmuz 2014 tarihinde Doğu Türkistan'ın Yarkent kentinde gerçekleşen şiddet olaylarının 12. yıl dönümünde kurbanları anarak, uluslararası toplumu Çin hükümetinden hesap sormaya davet etti.

Uygur Hareketi'nin paylaştığı bilgilere göre, 12 yıl önce Çin güvenlik güçlerinin Yarkent'teki barışçıl protestoculara yönelik müdahalesi geniş çaplı bir vahşete dönüştü. Görgü tanıklarının ifadeleri, güvenlik güçlerinin sadece temel dini ibadetlerini yerine getirdikleri ve Kur’an okudukları gerekçesiyle Uygur kadınları hedef alarak katlettiğini ortaya koyuyor.

KATLİAMIN GİZLENEN YÜZÜ VE BASKI POLİTİKALARI
Olayların çevre köylere sıçramasıyla birlikte şiddetin boyutu daha da arttı. Güvenlik güçlerinin toplu gözaltılar, ağır darp ve insanlık dışı ölümlerle sonuçlanan eylemleri sonrasında, Çin makamları bölgeye erişimi kısıtlayarak iletişimi tamamen kesti. Kurbanların durumuna ilişkin bilgilerin karartılmasıyla aileler uzun yıllardır süren bir bilinmezliğe ve adalet arayışına itildi. Uygur Hareketi, bu süreçte Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) gerçekleri gizleyerek baskı politikalarını daha da genişlettiğine dikkat çekiyor.
Yarkent'te yaşananlar, Çin yönetiminin bölge halkına yönelik silahsız sivillere ölümcül güç kullanma, propaganda ve temel hakları kısıtlayan ayrımcı politikalarının en net örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Olayların ardından yetkililer, barışçıl dini uygulamaları güvenlik tehdidi olarak nitelendirip aşağılayıcı bir dil kullanarak baskılarını meşrulaştırmaya çalıştı. Takip eden yıllarda ÇKP; kitle gözetimi, zorla çalıştırma, keyfi tutuklamalar ve kültürel tahribat gibi uygulamalarla anti-Uygur kampanyasını sürdürerek her türlü barışçıl itirazı şiddetle bastırmaya devam etti.

İCRA DİREKTÖRÜ RUSHAN ABBAS'IN AÇIKLAMALARI
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uygur Hareketi İcra Direktörü Rushan Abbas, şu ifadeleri kullandı:
“Yarkand Katliamı, Çin hükümetinin Uygurları temel haklara layık insanlar olarak değil, sürekli tehdit olarak göstermek için aşağılayıcı retoriği nasıl kullandığının acı bir hatırlatıcısıdır. Uygurları suçlu ve aşırılıkçı olarak etiketleyerek ÇKP, şiddeti ve kolektif cezalandırmayı meşrulaştırmaya devam etmiştir. Yarkand’daki vahşeti mümkün kılan aynı sistem bugün de aileleri yok etmeye devam ediyor. Kız kardeşim Dr. Gulshan Abbas, ABD’deki savunuculuğum nedeniyle 2018’den beri haksız yere hapiste tutuluyor; bu, zulüm kampanyasının ve Pekin’in sınır ötesi baskısının ne kadar genişlediğinin kişisel bir hatırlatıcısıdır. Bugün, on iki yıl sonra, Yarkand kurbanlarını ÇKP sisteminin altında acı çeken tüm Uygurlar için adalet talep ederek anıyoruz.”

ULUSLARARASI TOPLUMA HESAP SORMA ÇAĞRISI
Uygur Hareketi bildirisinde, Yarkent'in mirasının bugün de kültürel soykırım, zorla çalıştırma ve sınır ötesi baskılarla güncelliğini koruduğu vurgulanıyor. Kurum, gelecekte yaşanabilecek adaletsizliklerin önüne geçilmesi ve soykırım kurbanları için adaletin sağlanması adına tüm uluslararası örgütleri, sivil toplum kuruluşlarını ve dünya kamuoyunu Çinli yetkililerden hesap sormaya çağırıyor.
