Gündem

Yeni Parti'nin yol haritası belli oldu: Altı Ok mirası ve parlamenter sisteme dönüş vaadi

Yeni Parti, Altı Ok ve sosyal demokrat değerler temelinde parlamenter sisteme dönüş, kayyım uygulamalarına son verme ve İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden taraf olma gibi hedeflerle yola çıktı.
ANKA
ANKA
3 dk Sesli Dinle 0
Yeni Parti'nin yol haritası belli oldu: Altı Ok mirası ve parlamenter sisteme dönüş vaadi

CHP'den ayrılan 91 milletvekilinin kuruculuğunu üstlendiği Yeni Parti, 'Ortak Gelecek İçin' başlığıyla yayımladığı parti programıyla siyasi arenada yerini aldı. Program, 'Değişim Çağrısı', 'Demokrasi, Yönetim ve Adalet', 'Kalkınma ve Ekonomi', 'Sosyal Devlet' ve 'Dış Politika, Güvenlik ve Dirençlilik' olmak üzere beş ana bölümden oluşuyor. Partinin temel felsefesi, ulusal egemenliği esas alan Cumhuriyet'in kurucu değerleri ve Mustafa Kemal Atatürk'ün bağımsız Türkiye ideali üzerine inşa edilmiş.

ALTILI OK VE ÇAĞDAŞ SOSYAL DEMOKRATİ VURGUSU

Yeni Parti, Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve devrimcilik ilkelerini kapsayan Altı Ok'u benimseyerek, çağdaş sosyal demokrat değerlerden beslenen bir siyasal anlayış sergiliyor. Programda, Türkiye'deki mevcut ekonomik ve siyasal düzenin eleştirildiği, bu düzenin değiştirileceği ve sadece siyasi aktörlerin değil, hayatın işleyişinin ve ülkenin kaderinin de dönüştürüleceği vurgulanıyor. Partinin iktidar hedefi, sadece yönetenlerin değişmesiyle sınırlı kalmayıp, devletin işleyişini, ekonominin önceliklerini, siyasetin dilini ve iktidar-vatandaş ilişkisini kökten değiştirme iradesi olarak tanımlanıyor.

PARLAMENTER SİSTEME DÖNÜŞ VE KAYYIM POLİTİKALARINA SON

Yönetim sistemine ilişkin hedefler arasında, kuvvetler ayrılığını temel alan parlamenter sisteme geçiş yer alıyor. Bu kapsamda Meclis'in yasama ve denetim yetkilerinin güçlendirileceği, hükümetin parlamentoya karşı sorumlu ve denetlenebilir olacağı belirtiliyor. Cumhurbaşkanlığı makamının tarafsız, birleştirici ve anayasal sınırlar içinde yeniden tanımlanması planlanırken, kadın ve gençlerin siyasette eşit temsilini sağlamak amacıyla bağlayıcı mekanizmaların kurulması öngörülüyor. Programda ayrıca siyasi etik yasası, şeffaf siyaset finansmanı, seçim barajının düşürülmesi ve parti içi demokrasinin güçlendirilmesi gibi hedeflere de yer veriliyor. Yerel yönetimlerde idari ve mali özerkliğin artırılması, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın tam uygulanması hedeflenirken, kesinleşmiş yargı kararı olmaksızın seçilmiş yerel yöneticilerin görevden alınmasına izin verilmeyeceği ve kayyım uygulamalarına son verileceği açıkça ifade ediliyor. Kent planlamasının bilimsel, ekolojik, sosyal ve katılımcı esaslara göre yapılacağı ve 'kente karşı suç' kavramının hukuk sistemine dahil edileceği de programın dikkat çekici maddelerinden.

KÜRT SORUNUNDA DEMOKRATİK ÇÖZÜM VE ANA DİL HAKKI

Kürt sorununa yönelik çözüm önerileri demokratik, eşitlikçi ve katılımcı bir düzen çerçevesinde sunuluyor. Terörün sona ermesiyle birlikte eşitlikçi, katılımcı ve demokratik bir siyasi ve toplumsal düzenin kurulmasıyla kalıcı çözüm sağlanacağı belirtiliyor. Ana dilin bir hak olduğu vurgulanarak, tüm vatandaşların ana dilini öğrenme, kullanma ve geliştirme hakkının güvence altına alınacağı ifade ediliyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi için özel kalkınma programları planlanıyor. Alevi vatandaşların taleplerine yönelik cemevlerinin ibadethane statüsünün yasal güvenceye kavuşturulması ve Madımak Oteli'nin toplumsal hafızayı güçlendiren bir 'utanç müzesine' dönüştürülmesi de programda yer alan önemli maddeler arasında. Ekonomi politikaları verimlilik temelli, adil, planlı, yeşil, dijital ve kapsayıcı bir kalkınma anlayışına dayanıyor. Devletin ekonomide düzenleyici, denetleyici, yatırımcı ve stratejik alanlarda öncü bir rol üstleneceği belirtiliyor. Sanayi, tarım, enerji, teknoloji, eğitim, istihdam ve çevre politikalarını bir arada ele alacak ulusal planlama kapasitesi oluşturulması hedefleniyor. Merkez Bankası'nın araç bağımsızlığının sağlanması, dolaylı vergilerin azaltılması ve vergi sisteminin adalet temelinde yeniden düzenlenmesi öngörülüyor. Kamu zararına yol açan garantili kamu-özel işbirliği modellerinden vazgeçilerek, köprü, otoyol ve altyapı yatırımlarında şeffaflık ve kamu yararının esas alınacağı ifade ediliyor.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NE YENİDEN TARAF OLUNACAK

Programda, Türkiye'nin uluslararası alanda önemli bir adım olarak İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden taraf olacağı ve sözleşme hükümlerinin eksiksiz uygulanacağı vurgulanıyor. Kadınların siyasette ve karar alma mekanizmalarında eşit temsilini sağlamak amacıyla mevzuat değişikliği yapılacak, pozitif ayrımcılık ve kota uygulamaları güçlendirilecek. Kadın sığınakları, danışma merkezleri, cinsel şiddet kriz merkezleri ve 7/24 hizmet verecek şiddet hattını içeren kapsamlı bir mücadele mekanizması kurulacak. ILO'nun çalışma hayatında şiddet ve tacizle mücadeleyi düzenleyen 190 sayılı sözleşmesinin de yürürlüğe konulacağı belirtiliyor. Dış politikada Atatürk'ün 'Yurtta Barış, Dünyada Barış' ilkesi esas alınarak, Türkiye'nin Batı İttifakı içindeki etkinliğinin artırılması hedefleniyor. Avrupa Birliği üyelik sürecinin hızlandırılması, Gümrük Birliği Anlaşması'nın güncellenmesi ve Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği, AGİT ve NATO'daki etkinliğin yükseltilmesi planlanıyor. Rusya, Çin ve diğer ülkelerle dengeli ve eşitlik temelinde ilişkiler geliştirilmesi öngörülürken, KKTC'nin siyasi eşitliği, egemenliği ve uluslararası hukuktan doğan haklarının savunulacağı ifade ediliyor.

Bu Yazıyı Paylaş