Gündem

Yeniden Refah: Türkiye'nin güvenlik kuşağı İsrail'in insiyatifine terk ediliyor

Yeniden Refah Partisi, AK Parti iktidarının politikalarıyla Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu güvenlik kuşağının NATO aracılığıyla İsrail'in insiyatifine terk edildiğini iddia etti. İsrail'in NATO ile artan iş birliği ve ofis tahsisi el
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
Yeniden Refah: Türkiye'nin güvenlik kuşağı İsrail'in insiyatifine terk ediliyor

Yeniden Refah Partisi, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki stratejik konumunun, AK Parti iktidarı eliyle NATO aracılığıyla İsrail'in kontrolüne geçtiği yönünde ciddi iddialarda bulundu.

AK PARTİ İKTİDARININ POLİTİKA ELEŞTİRİSİ

Partinin Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin tarafından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Orta Doğu'daki izolasyonunu Türkiye ile kurulan ilişkiler üzerinden aşmaya çalıştığı ve bu durumun, özellikle Suriye ve Irak'taki gelişmelerin ardından stratejik iş birliği ve ortak güvenlik konularında derinleştiği belirtildi. Bekin, AK Parti iktidarının, 2010 yılında İsrail'in Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'ne (OECD) katılımını veto etmeyerek desteklediğini hatırlattı. Ardından, NATO nezdinde de İsrail'e veto hakkı kullanmadan, NATO karargahında daimi bir ofis tahsis edilmesine izin verildiğini vurguladı. Bu durumun, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu tarafından "İsrail'in güvenliği için çok önemli bir adım" olarak değerlendirildiğini aktardı.

DOĞU AKDENİZ GÜVENLİĞİNDE DÖNÜM NOKTASI

Bekin, İsrail ile NATO arasındaki ilişkilerin kökeninin Şubat 1995'te, Tansu Çiller'in başbakanlığındaki koalisyon döneminde kurulan Akdeniz Diyaloğu'na dayandığını ifade etti. Bu diyaloğun, İsrail'e özel önem atfederek kurulduğunu ve dönemin iktidarının bu girişimin asıl amacını okuyamadığını savundu. Bu durumun, İsrail'in Doğu Akdeniz güvenliği politikası açısından bir dönüm noktası oluşturduğunu belirtti. Ancak asıl kritik noktanın, İstanbul Seyahat Rehberleri ve Seyahat Günlükleri Zirvesi sonrası İsrail ve NATO'nun Bireysel İşbirliği Anlaşması'nı imzalaması olduğunu söyledi. Bu anlaşmayla İsrail'in, Avrupa ülkesi olmamasına rağmen NATO ile resmi iş birliği kurduğuna ve AK Parti iktidarının da bu anlaşmaya karşı çıkmadığına dikkat çekti. 2007'de İsrail'de yapılan NATO-İsrail Konferansı'nda İsrail Dışişleri Bakanı'nın NATO ile resmi iş birliği isteğini dile getirmesi ve AK Parti iktidarının veto uygulamaması sonucunda Brüksel'de NATO karargahında ofis tahsis edilmesi, İsrail'in Akdeniz'deki operasyonel yapıya kavuşma isteğini kolaylaştırdığını ve yayılmacı politikalarında stratejik deneyim kazanmasını sağladığını savundu.

TÜRKİYE VETOSUNUN KALKMASI ENDİŞESİ

Bekin, AK Parti hükümetinin attığı bu adımlarla, İsrail'in uzun yıllardır arzuladığı gerçek ortaklık çerçeve anlaşmasının önündeki en büyük engel olan Türkiye vetosunun kalkmış olacağını düşündüğünü belirtti. Bu anlaşmalara AK Parti hükümetini iten sebepleri sorgulamanın gerekliliğini vurgularken, TBMM'de bunu sorgulayabilecek iradeye sahip bir parti bulunmamasının düşündürücü olduğunu dile getirdi. Sonuç olarak, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki hayati güvenlik kuşağının, AK Parti eliyle NATO kanalıyla adım adım İsrail'in inisiyatifine terk edildiğini iddia etti.

Bu Yazıyı Paylaş