Yılın ilk yarısında 150 kadın vahşice katledildi: Kriz, erkek tahakkümünü meşrulaştırıyor mu?
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun raporu, 2026'nın ilk 6 ayında 150 kadının öldürüldüğünü, 151 şüpheli ölüm olduğunu açıkladı. Ekonomik krizin şiddeti artırdığı, kadınların en yakınları tarafından katledildiği ve evlerin güvenl

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu tarafından açıklanan veriler, 2026 yılının ilk altı ayında tam 150 kadının hayatını kaybettiğini ve 151 kadının ölümünün ise şüpheli olarak kayıtlara geçtiğini ortaya koyuyor. Bu korkunç tabloya, geçmişte şüpheli ölüm olarak değerlendirilen 12 kadının cinayet olduğunun anlaşılması da ekleniyor. Platform, ekonomik krizin derinleştiği bu dönemde, kadına yönelik şiddetin farklı bahanelerle arttığına dikkat çekiyor. 2026 yılında öldürülen kadınların yüzde 7'sinin ekonomik gerekçelerle katledildiği belirtilirken, bu durumun yalnızca geçim sıkıntısından öte, kadını kontrol etme, susturma ve cezalandırma çabası olduğu vurgulanıyor. Mevcut düzenin, kriz koşullarını erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünü meşrulaştırmak için bir araç olarak kullandığına dair ciddi endişeler dile getiriliyor.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NDEN SONRA ARTIŞ GÖRÜLDÜ
İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin üzerinden dört yıl geçerken, platform, bu sözleşmenin kadınlar için ne kadar hayati olduğunu rakamlarla gözler önüne seriyor. Verilere göre, sözleşmeden çekilmenin ardından geçen her yılın ilk altı ayında kadın cinayetlerinde bir artış gözlemleniyor. 2021'in ilk altı ayında 131 olan kadın cinayeti sayısı, 2024'te 205'e kadar yükselmiş durumda. 2026'nın ilk altı ayında ise bu sayı 150 olarak kaydedildi. Bu durum, sözleşmenin feshedilmesinin kadınların güvenliği üzerindeki olumsuz etkilerine işaret ediyor.

KADINLAR EN YAKINLARINDAKİ ERKEKLER TARAFINDAN ÖLDÜRÜLÜYOR
Platformun paylaştığı detaylı veriler, kadınların en çok güvendikleri kişiler tarafından vahşice katledildiğini gözler önüne seriyor. 2026'da öldürülen 150 kadının yüzde 43'ü evli olduğu erkek tarafından, 17'si birlikte olduğu erkek tarafından, 10'u eski eşi, 4'ü ise eski sevgilisi tarafından öldürüldü. Bu rakamlar, kadınların hayatlarına dair karar almak istediklerinde, boşanmak ya da ayrılmak istediklerinde şiddete maruz kaldıklarını ve öldürüldüklerini açıkça gösteriyor. Aile içinden gelen failler de tabloyu ağırlaştırıyor; akrabaları, babaları, oğulları ve kardeşleri tarafından öldürülen kadınların sayısı da dikkat çekiyor. Güvenli olması beklenen evlerin, kadınlar için şiddetin görünmezleştiği, denetimin arttığı alanlara dönüştüğü belirtiliyor. 2026'da öldürülen kadınların yüzde 61'i evlerinde katledildi. Bu durum, kadınların yaşam mücadelesini evden sokağa, iş yerinden kamusal alanlara kadar her yerde sürdürdüğünü gösteriyor. Ayrıca, kadınların boşanmak istemeleri, ayrılmak istemeleri, çalışmak istemeleri ya da ekonomik kriz gibi bahanelerle öldürüldükleri de raporda yer alıyor. Yüzde 78'lik bir kesimin ölüm nedeni ise tespit edilememiş durumda, bu da gerçeğin karartıldığına ve faillerin yeterince araştırılmadığına işaret ediyor.
