Ekonomi

Yılmaz: Türkiye, yapısal dönüşümü iyi okuyarak yeni fırsatlar yaratıyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye İnovasyon Haftası'nda yaptığı konuşmada, küresel ekonomik dönüşümlere rağmen Türkiye'nin istikrar ve büyüme odaklı politikalarla yoluna devam ettiğini belirtti. Yüksek katma değerli ihracat ve Milli Teknoloji Hamlesi'nin
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
3 dk Sesli Dinle 0
Yılmaz: Türkiye, yapısal dönüşümü iyi okuyarak yeni fırsatlar yaratıyor

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası kapsamında Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen İnovaLİG Şampiyonları Ödül Töreni'nde konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, inovasyonun Türkiye'nin kalkınma hamlesini yönlendiren en kritik başlıklardan biri olduğunu belirtti.

KÜRESEL EKONOMİK DÖNÜŞÜMLER VE TÜRKİYE'NİN KONUMU

Bakan Bolat, 12 yıllık birikimle girişimcileri, akademiyi, sanayiyi ve kamu kurumlarını ortak bir paydada buluşturan bu etkinliğin küresel ölçekte saygın bir platform haline geldiğini vurgulayarak, burada geliştirilen her fikrin ve atılan her adımın kalkınma yolculuğuna yeni bir ivme kazandırdığını ifade etti. İçinden geçilen dönemin konjonktürel dalgalanmaların ötesinde derin yapısal dönüşümlerin yaşandığına işaret eden Bolat, ticarette korumacı politikaların yeniden yükselişte olduğunu, belirsizliklerin arttığını ve küresel rekabet dengelerinin yeniden şekillendiğini söyledi. ABD ile Çin arasındaki gerilime dikkat çekerek, bunun ekonomik bir Soğuk Savaş dönemine işaret ettiğini ve bu durumun belirsizlikleri artırırken yeni fırsatlara da kapı araladığını dile getirdi. Bu yapısal dönüşümü çok iyi okuyarak ülkenin doğru konumlandırılması gerektiğini belirtti.

İSTİKRAR VE BÜYÜME ODAKLI EKONOMİK POLİTİKA

Bu çalkantılı tablo karşısında dünya ekonomisi yönünü ararken Türkiye'nin kararlılıkla yoluna devam ettiğini belirten Bolat, zorlu bir dönemden geçildiğini, geçmiş liberal küresel düzenin ciddi bir dönüşüm süreci içinde olduğunu ifade etti. IMF tahminlerine göre dünya ekonomisinin yüzde 3 civarında, dünya ticaretinin ise yüzde 2,5-2,6 civarında büyüyeceğini, bunun eski liberal küresel düzenin zayıfladığını ve bir geçiş sürecinde olunduğunu gösterdiğini söyledi. Bu ortama rağmen ihracatçıların sergilediği performansı takdirle karşıladığını belirten Bolat, yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejisi sayesinde ekonominin 2024'te yüzde 3,3, ikinci çeyrekte ise yüzde 4,8 büyüdüğünü kaydetti. Bir taraftan istikrar programı izlenirken diğer taraftan büyüme ve istihdamın devam ettirildiğini, bunun kolay bir iş olmadığını ancak Türkiye'nin bunu başardığını söyledi. İşsizlik oranının ağustos ayında yüzde 8,5 olarak gerçekleştiğini ve son 28 aydır tek haneli seyrederek iş gücü piyasasının güçlü görünümünü ortaya koyduğunu belirtti. Ekonomi politikalarında temel önceliğin enflasyon olduğunu vurgulayan Bolat, makro finansal istikrarı güçlendirme ve enflasyon oranını düşürme gayreti içinde olduklarını, 2027'de tek haneli rakamlara ulaşmayı hedeflediklerini açıkladı.

YÜKSEK KATMA DEĞERLİ İHRACAT VE MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ

Orta ve uzun vadede enflasyonu düşüren politikalarla sağlıklı, istikrarlı, yüksek ve sürdürülebilir büyüme ve ihracat politikalarının örtüştüğünü vurgulayan Bolat, bu yılın ocak-eylül döneminde ihracatın yüzde 4,1 artışla yaklaşık 201 milyar dolara ulaştığını belirtti. OVP'ye göre ihracatın 2028 itibarıyla 300 milyar doları, hizmet ihracatının ise 150 milyar doları aşacağını dile getiren Bolat, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda katma değeri yüksek, teknoloji yoğun, markalı ve tasarımlı ürün ihracatını artırma kararlılığının sürdüğünü söyledi. Milli Teknoloji Hamlesi'nin ülkenin teknoloji üretim kapasitesini güçlendirirken yerli üretimi ve stratejik bağımsızlığı pekiştiren vizyonu hayata geçirdiğini vurguladı. Yerlilik oranının yüzde 20'den yüzde 80'i aştığını, savunma sanayisi ihracatının geçen yıl 7 milyar doları aştığını ve yakın gelecekte çift haneli savunma sanayisi ihracatçısı ülkelerden biri olunacağını ifade etti. Savunma sanayisinde elde edilen yetkinliklerin sivil endüstrilere yayılmasıyla ekonominin teknolojik seviyesinin yükseltildiğini, bunun refahla ve katma değeri yüksek bir ekonomi oluşturma hedefiyle yakından ilgili olduğunu belirtti. Yapay zeka teknolojilerinde start-upların desteklenmesi ve insan kaynağının geliştirilmesinin son derece kıymetli olduğunu, inovasyon ekosisteminin kamu, özel sektör ve akademi arasındaki iş birliğiyle güç kazanacağını vurguladı. Klasik bankacılık sisteminin dışında, parası olmayan ama iyi projesi olan gençlerin ve yeni girişimlerin desteklenmesinin inovasyonun güçlü ilerlemesi bakımından önemli olduğunu ve hükümet olarak bu politikaları desteklediklerini sözlerine ekledi.

Bu Yazıyı Paylaş