Yunanistan'da 'altın vize' yatırımları artık sadece fiyata bakmıyor
ASTONS'un 2025 Yunanistan raporu, 'Golden Visa' yatırımlarında artık sadece fiyata değil, lokasyon, getiri potansiyeli ve hukuki süreçlere de odaklanıldığını ortaya koyuyor.

Gayrimenkul sektörünün önde gelen firmalarından ASTONS, 2025 yılına yönelik Yunanistan gayrimenkul piyasası analizini içeren kapsamlı bir rapor yayımladı. Raporda, yurt dışı gayrimenkul yatırımlarının artık sadece bir mülk edinme eylemi olmaktan çıkıp, uzun vadeli stratejik planlamaların merkezine oturduğu vurgulanıyor. ASTONS Türkiye Direktörü Yağız Yiğit, yaptığı değerlendirmelerde, yatırımcıların artık karar mekanizmalarında sadece emlak fiyatlarını değil, aynı zamanda lokasyonun stratejik önemi, beklenen getiri potansiyeli ve tüm hukuki süreçleri bütüncül bir bakış açısıyla ele aldıklarını belirtti.
YATIRIMCILARIN YENİ ODAĞI: SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE GELİR POTANSİYELİ
ASTONS'un '2025 Yunanistan Gayrimenkul Piyasası: Analiz ve Trendler' başlıklı raporu, özellikle 'Golden Visa' programı kapsamında Yunanistan'da gayrimenkul yatırımı yapanların yaklaşımlarındaki değişimi gözler önüne seriyor. Yatırımcıların artık sadece fiyat avantajı peşinde koşmadığı, bunun yerine piyasanın uzun vadeli büyüme potansiyelini ve düzenli gelir elde etme imkanlarını daha fazla göz önünde bulundurduğu belirtiliyor. Bu kapsamda, yatırım kararlarının tek bir kritere dayanmadığı, ekonomik görünümden doğru lokasyon seçimine, kira getirisi beklentilerinden hukuki uygunluğa kadar birçok faktörün bir arada değerlendirilmesi gerektiği öne çıkıyor.
DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KRİTİK FAKTÖRLER
Raporda, Yunanistan'da 'Golden Visa' sahibi olmak için asgari 250 bin avroluk gayrimenkul yatırımının, konuta dönüşmüş ticari mülkler için geçerli olduğu hatırlatılıyor. Yatırımcıların sıkça düştüğü bir hata ise sırf uygun fiyatlı diye bir gayrimenkule yönelmek olarak gösteriliyor. Oysa bir yatırımın gerçek değerinin, uzun vadede sağlayacağı getirilerle ölçüldüğü vurgulanıyor. Değer artışı potansiyeli, düzenli kira geliri ve yatırımın sunduğu ek avantajlar, karar alma sürecinde göz ardı edilmemesi gereken temel unsurlar olarak sıralanıyor. Bu nedenle, bir yatırımın sadece bugünkü maliyetinin değil, gelecekte yaratacağı değerin de en önemli kriterlerden biri olduğu ifade ediliyor. Lokasyon seçimi, yatırımın başarısını doğrudan etkileyen en kritik faktör olarak öne çıkarken, sadece popüler bölgeler değil, gelişim potansiyeli yüksek lokasyonların da değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Altyapı yatırımları, turizm hareketliliği ve bölgenin demografik yapısı gibi unsurların, yatırımın uzun vadeli başarısını belirleyen önemli göstergeler arasında yer aldığına dikkat çekiliyor. Son olarak, yurt dışı gayrimenkul yatırımlarının sadece finansal değil, aynı zamanda hukuki bir süreç olduğu ve yatırımın doğru yapılandırılmasının kritik önem taşıdığı, özellikle yatırım yoluyla oturum veya vatandaşlık programlarında her gayrimenkulün aynı avantajı sunmayabileceği, bu nedenle yatırımın programa uygunluğunun, başvuru süreçlerinin ve yasal gerekliliklerin doğru yönetilmesinin büyük önem taşıdığı vurgulanıyor. Atina'nın yıl boyu süren kira talebi, güçlü değer artış potansiyeli ve devam eden altyapı yatırımları nedeniyle öne çıkan bir alternatif olarak önerildiği belirtiliyor.

