Siyaset

Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ’dan İYİ Parti’ye siyasette kartları yeniden kardıracak ‘İttifak’ çağrısı

Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ yaptığı açıklamada, “İYİ Parti ile ittifaka açığız. Belki de Türk siyasetindeki en doğal ittifaktır” ifadelerini kullandı.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
3 dk Sesli Dinle 0
Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ’dan İYİ Parti’ye siyasette kartları yeniden kardıracak ‘İttifak’ çağrısı

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın T24 Ankara Bürosu’nda gündeme bomba gibi düşen açıklamalarda bulundu.

Özdağ, İYİ Parti ile ittifaka yeşil ışık yakarken, yargı süreçleri üzerinden iktidara "düşman ceza hukuku" suçlamasında bulundu.

Muhalefetin sistemli bir baskı altında olduğunu savunan Özdağ, Ekrem İmamoğlu ve CHP’ye yönelik davaların hukuki değil siyasi bir tasfiye çabası olduğunu ileri sürdü.

Siyasetin "iki buçuk partili" bir yapıya hapsedilmek istendiğini belirten Özdağ, bu durumun Türkiye’nin sosyolojik gerçekleriyle bağdaşmadığını vurguladı.

İTTİFAK KAPISI ARALANDI: EN DOĞAL BİRLİKTELİK

Özdağ, özellikle milliyetçi seçmenin merakla beklediği ittifak sorusuna net bir yanıt verdi.

İYİ Parti ile olası bir iş birliğine açık olduklarını kaydeden Özdağ, “Biz İyi Parti ile ittifaka açığız. Ve İyi Parti tabanı da Zafer Partisi tabanı da ittifak istiyor. Belki de Türk siyasetindeki en doğal ittifaktır” ifadelerini kullandı.

HUKUKTA İKİ SINIFLI YAPI

Yargıdaki taraflılık iddialarını sert bir dille eleştiren Özdağ, Türkiye’de "düşman ceza hukuku" uygulandığını savundu.

Muhalif kesimlerin anayasal haklarının ellerinden alındığını ileri süren Özdağ, durumu çarpıcı bir benzetmeyle özetledi:

“Bugün düşman ceza hukuku uygulamasıyla vatandaşların bir bölümü olağanüstü dışlanıyor. Muhalifler, 1950, 60 ve 70'li yıllarda Amerika'nın güney eyaletlerinde yaşayan zencilere benziyorlar.”

İMAMOĞLU VE CHP DAVALARINA TEPKİ

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davaları "siyasi bir kuşatma" olarak nitelendiren Özdağ, CHP’ye yönelik baskıların demokrasiyle bağdaşmadığını söyledi.

Özdağ, “Ekrem Bey'i yargılamak için önce Melih Gökçek'in yargılanması gerektiğini düşünüyorum. CHP'lilere de uygulanan bugün düşman ceza hukukudur ve Ekrem İmamoğlu yargılaması da bir düşman ceza hukuku yargılamasıdır” dedi.

NE OLMUŞTU?

Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ’ın İYİ Parti’ye yönelik son ittifak çağrısı, iki yapı arasında yıllardır süregelen sancılı ve bir o kadar da merak uyandıran süreci yeniden gündeme taşıdı.

Kuruluş aşamasından kopuş sürecine kadar pek çok kez karşı karşıya gelen iki aktör, geçmişte de benzer iş birliği arayışlarıyla Türk siyasetinin merkezine oturmuştu.

Ümit Özdağ, İYİ Parti’nin kurucu kurmay kadrosunda yer almış ve partinin ideolojik zeminini oluşturan isimlerin başında gelmişti. Ancak 2020 yılında parti yönetimiyle yaşanan derin görüş ayrılıkları, Özdağ’ın "partinin HDP ile yakınlaştığı" iddialarıyla ihraç edilmesine kadar uzanmıştı. O dönemde mahkeme kararıyla geri dönmüş olsa da, Özdağ kısa süre sonra istifa ederek Zafer Partisi’nin temellerini atmıştı.

2023 Genel Seçimleri öncesinde İYİ Parti’nin de içinde bulunduğu "Altılı Masa" sürecinde, Özdağ yönetimi ittifakın milliyetçi dozajını yetersiz bulduğunu her fırsatta dile getirmişti.

Ancak seçimlerin ikinci tura kalmasıyla birlikte, İYİ Parti’nin de desteklediği Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile protokol imzalamış, bu durum dolaylı bir ittifak zemini oluşturmuştu. O dönemde İYİ Parti tabanından gelen güçlü destek, iki partinin "doğal müttefik" olduğu tartışmalarını ilk kez o günlerde alevlendirmişti.

Yerel seçimler öncesinde İYİ Parti’nin "Hür ve Müstakil" siyaset izleyeceğini açıklamasının ardından Özdağ, Meral Akşener’e defalarca "milliyetçi cephe" kurma çağrısında bulunmuştu.

Zafer Partisi kanadı, İYİ Parti’nin CHP ile yollarını ayırmasını büyük bir fırsat olarak değerlendirmiş ve ortak bir "seçim bloğu" oluşturulması için kapıları sonuna kadar aralamıştı. Ancak o süreçte İYİ Parti yönetimi bu çağrılara mesafeli durmuş, ittifak arayışları resmi bir ortaklığa dönüşememişti.

Bugüne gelinen süreçte Özdağ, özellikle yargı eliyle muhalefetin tasfiye edilmek istendiğini belirterek, İYİ Parti ile "en doğal ittifakı" kurmanın artık bir zorunluluk olduğunu savunmaya başlamıştı.

İYİ Parti’deki genel başkan değişimi ve sonrasındaki siyasi savrulmalar, Özdağ’ın "tabanlar birleşmek istiyor" tezini güçlendirmiş ve iki partinin yeniden aynı masaya oturma ihtimalini siyaset kulislerinde en çok konuşulan başlık haline getirmişti.

Bu Yazıyı Paylaş