Helalleşme…

İnsanların birbirleriyle helalleşmeleri her ne kadar dinsel bir tanımlama ve davranış şekli gibi görünse de aslında dinler üstü insani ve ahlaki bir davranış şeklidir.

Abone Ol

Şöyle izah edebiliriz “İnsanların birbirleri üzerindeki haklarını karşılıklı olarak helal etmeleri; o hakkı bir diğerine bağışlamaları, haktan vaz geçmiş olduklarını bildirmeleri”

İslam dininde helalleşmeyi en belirgin gösteren din öğretisinde Tanrının “Benim karşıma her şey ile gelin affederim ama kul hakkıyla gelmeyin, onu ben değil kulum affeder.” diye izafe edilen anlatının özünde bir helalleşme gereğine işaret ediliyor.

CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisi ve kendisi adına Türk coğrafyasında yaşayan bazı guruplarla helalleşeceğini açıkladı ve helalleşme çalışmalarına başladı.

İki üst paragrafta da yazdığı gibi helalleşebilmek için karşımızdaki tarafa bir hak teslim etmemiz gerekiyor.

Kemal bey bu gün kendilerinin “Roboski” Türk devletinin ise “Uludere” olarak isimlendirdiği yerde 28 Aralık 2011 de Türk hava kuvvetlerinin F-16 uçaklarıyla yaptığı bombardıman sonrası 34 kişinin ölmesi olayının helalleşmesine gitti ve 11 sene önce Uludere ölenlerin aileleriyle helalleştiğini TV’lerde duyurdu.

CHP ye yakın tüm TV’lerdeki yorumcular bu akşam Uludere’de 11 yıl önce yapılan bombardımanın bir katliam olduğunu ballandıra ballandıra anlattılar.

Sanki bombardıman yapılanlar Türkiye sınırının öbür tarafına piknik yapmaya gitmişlerdi. Üstelik içlerinde Bahroz Ferhat adlı PKK’lı aranan teröristin olduğu ihbarıda vardı.

Kemal Kılıçdaroğlu bugün helalleşme bahanesiyle HDPPKK’ya bir selam çakmıştır ve kendisinin Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde yeni bir “Açılım süreci”nin başlayacağının yeşil ışığını yaktı.

Kemal beyin bu davranışlarına İYİ Parti seçmeni nasıl yaklaşıyor acaba.

İYİ Parti seçmeninin PKK/PYD ile yeni bir açılım sürecine olumlu yaklaşmasını anlayabilmemiz mümkün değildir.

Tabii helalleşmeye nereden başladığınızda önemli.

Mesela helalleşmeye Erzincan’ın Başbağlar köyündeki mazlumlardan başlanılabilirdi.

İzmir’de Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun ailesinden başlanılabilirdi.

Binlerce şehidimizin ya mezarlarının başından ya da ailelerinden başlanılabilirdi.

Bunların dışında Kemal Kılıçdaroğlu her şeyden önce Mustafa Kemal Atatürk’le helalleşmeli.

Atatürk’ün koltuğunda oturup CHP’yi kuruluş ayarlarından uzaklaştırıp, CHP içindeki bağımsızlıkçı, anti emperyalist, Kuvva-ı Milliye’ci ne kadar yönetici varsa hepsini CHP’den dışlayıp “Atatürk’ün askeri değilim” diyen il başkanları atayıp, yeni açılımın ön çalışması olan güneydoğu masası oluşturup başındaki görevlileri Barzani’nin ayağına gönderip ABD emperyalizmine göz kırpmalarından dolayı ve CHP’yi ekseninden kaydırdığından dolayı Anıtkabir’e gidip Mustafa Kemal Atatürk’le helalleşmeli.

Ama Kemal bey Atatürk’le helalleşeceğine Atatürk’le hesaplaşma derdine düşmüş gibi görünüyor.

Atatürk çizgisinden sapmış bir CHP’nin zaten kendisi Türk milletinden helallik istemek zorunluluğu vardır.

Türk milleti kime hakkını helal edip etmeyeceğini gayet iyi bilir ve gereğini yapacaktır.

Siyaset yapacak kişiler veya kurumlar şimdiki zamanda Zafer Partisi ve Ümit Özdağ gibi Türk milletini merkezine almalı.

Türk milletinin gerçek meselelerini gündem yapmalı ve milletin sorunlarına çareler aramalıdır.

Kemal beyin CHP’si ve ortaklarının 6/1 masasını emperyalizm kurduğu için izleyeceği politikayı da masayı kuranlar belirliyor tabii.

Bizimle helalleşmiyor,

Gözümüzü açalım lütfen…