Andy-Ar Araştırma Merkezi'nin sahibi Araştırmacı ve Siyasal İletişimci Faruk Acar, Türkiye’nin en büyük sorunlarından olan sığınmacı meselesini Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın iktidar ve muhalefetin gündemine almasına neden olduğunu söyledi.

Habertürk’te Fatih Altaylı’nın Teke Tek Programına konuk olan Acar, iktidarın, Ümit Özdağ’ın daha çok gri alanda tutmak ve soğutma üzerine politika uyguladığı mültecilerle, özellikle Suriyelilerle ilgili çıkışlarının üzerine konuyu ciddiye almaya başladığını belirterek, Zafer Partisi’nin ise halkın da rahatsız olduğu Suriyelilerle ilgili potikilarından dolayı oy oranını yüzde 3-4’lere çıkardığını kaydetti.

Acar, şunları söyledi:

“Ümit Özdağ, çok ciddi anlamda Suriyeli farkındalığının toplumda var olan sorunları öne çıkarmaya sebep olan bazı çıkışlarda bulundu. Biz de bu süreci takip ettik. Daha sonra tansiyon giderek arttı. Muhalefeti peşine taktı. İktidar partisini bu konuda sıkışmasını sağlayan duruma getirdi. Ve biz yaz aylarına girerken toplumda yükselen tansiyonla birlikte ama Suriyeli farkındalığının noktasını koymuş olduk. Bunun reaksiyonlarını yaz aylarında Ümit Özdağ’ın Genel Başkanı olduğu Zafer Partisi’nin yüzde 3-4’lere tırmanan yükselişini tespit ettik. İktidar ve muhalefet de bu bağlamda ciddi anlamda bir politika geliştirmek zorunda kaldı. Daha çok muhalefet de bununla ilgili politikalar paylaşıyordu.

AKP Suriyelilerle ilgili sıkıştı. Dolayısıyla buna bir politika üretmek zorunda. Bundan kastım seçmenlerin çoğunluğu Suriyeli sığınmacılarla ilgili tansiyonun yükselmesi dolayısıyla artık onları istemeyen bir pozisyona evrilmesi. Dolayısıyla bugün itibariyle Zafer Partisi’nin yanında olmaktan çekinebilir insanlar. Ama içten içe insanların Suriyelilere yaklaşımlarının böyle geliştiğini, bugünkü durumun son derece negatif bir pozisyona evrildiğini görüyoruz.

Sonunda bu da oldu: Bakın Araplar ne yaptı! Sonunda bu da oldu: Bakın Araplar ne yaptı!

Ekonominiz eğer çok ciddi anlamda size karşılık veriyorsa, Suriyeli sığınmacılarla ilgili eleştiri geldiğinde karşısına koyabileceğiniz somut bir şey olmalı.”