Cemre, İlkbaharın başlangıcında yedişer gün arayla havada, suyun üstünde ve toprakta oluştuğuna inanılan sıcaklık artışını simgeler. Arapça kökenli bir sözcük olan "cemre," kor durumundaki ateşi ifade eder. Mina Vadisi'nde Arafat'tan gelecek taşlarla oluşan yığınlar da "cemre" adını alır.

Türk ve Altay halk kültüründe ve mitolojisinde, İmre (İmere veya Emire) adı verilen bir cinin bu oluşuma neden olduğuna inanılır. İlkbaharda gökyüzüne yükselerek titrek ışıklar saçar, ardından buzların üzerine düşer ve onları eritir. Daha sonra yerin altına girer. Bu süreç, Emire'nin baharın gelişini temsil ettiği şeklinde yorumlanır.

Yandaşın ekonomi değerlendirmesi yok artık dedirtti Yandaşın ekonomi değerlendirmesi yok artık dedirtti

Cemre kelimesinin Türkçe kökenli olduğu ve Arapçadan bu şekilde değiştiği düşünülmektedir. İlk cemre 20 Şubat'ta havada, ardından yedişer gün arayla suyun üstüne ve toprağa düşer. Kumuk Türkçesinde ise "zemre," nem veya buhar anlamına gelir. Cemre, tasavvuftaki kor ve ateş kavramlarıyla da ilişkilidir, temizlenmeyi ve yeniden doğuşu simgeler.

Ayrıca, Türkiye ve Azerbaycan Türklerinin eski inançlarından kaynaklanan "Cemle" sözcüğü, yaratılışla ilgili uygulamaları ifade eder. Nevruz Bayramı'ndan önce, yılın son çarşamba gününde gerçekleştirilen "boz ayın dört çarşambası" uygulaması da bu kavramla bağlantılıdır. Celal Beydili'ne göre, "Cemle" kelimesi de "İmir, İmere, Emire" sözcükleriyle ilişkilidir ve Arap dilinden gelmediği ifade edilmektedir.

Kaynak: HABERERK