İnanç, İktidar ve Cumhuriyet

Görüldüğü üzere, ekonomik göstergeler, ekonomik tablo bozuk olsa da akp, iktidarını her durumda sürdürüyor. Neden? Çünkü mesele ekonomik değil de ondan.

Mesele, devlette, özellikle orduda yıllardır süren inanç lakaytlığının, zaman zaman aşağılanmasının, törpülenmesinin, hatta bazan da düşmanlığının, millet üzerinde yarattığı kırıklıktır. Millet şimdi kendisini zincirden salınmış gibi hissediyor ve geri dönüş ihtimalinden ürküyor.

Bizim gibi toplumların ilmi dinidir, sosyal hayatları din üzerine kurulmuştur. Bu ilme, bu sosyal hayata Yeşilçam penceresinden bakılması toplumda bir öfke de biriktirmiştir. Eksikleri, hataları ve yanlışları da olsa, şimdi ilk defa kendisi gibi düşünen ve yaşadığını hesap ettiği bir iktidar görüyor.

Bu yüzden ekonomik dertler, çöküntü, yokluk, yolsuzluk, hırsızlık, büyük bir kesimi mevcut iktidara oy vermekten alıkoymuyor. Bunun tamiri de öyle kısa zamanda olacak gibi değil.

Millet, inançlarını elbette ki en yüksek yere, başının üstüne koyuyor. Bu yüzden de inançlarına yakın insanlara yakın duruyor. 

Fakat bu demek değildir ki, insanlar alışageldiği günlük hayatın dışına çıkacak ve bir takım hayali, yanlış, yersiz ve aşırılığa kaçan dini yorumların peşine takılıp gidecek. Bazı insanları böyle görseniz de toplumun kahir çoğunluğu bunu kabul etmez. 

Toplum, arkasına takıldığı din tüccarlarının gerçek niyetini okuyamayabilir, ancak onların kendi hayatına dokunacak görüş ve uygulamalarına da sahip çıkmaz. 

Hele bizim gibi, cumhuriyetin değerlerini görmüş, nimetlerini paylaşmış, hayat tarzını tatmış insanlar, ne kadar dindar olsalar da ya da ne kadar dindar geçinen iktidarların peşine takılsalar da onları kolay kolay karanlığa gömemezsiniz. Oy verirler, ama istedikleri biçime girmezler. 

Cumhuriyet bir yaşama biçimidir. Bizim toplumumuz bu tarza alışmış ve sevmiştir. Endişelenecek fazla bir şey yok. Yalnız, gelecekte bir maraz çıkmaması için, bu iktidarın negatif biçimlendirme gayretlerini ifşa etmemiz ve toplumu uyarmaya devam etmemiz gerekir. 

Cumhuriyet, Aziz Türk Milleti'nin özgürlük manifestosudur. Cumhuriyet, "Padişahım çok yaşa " dan, "Milletim çok yaşa." ya geçiştir.

Cumhuriyette, halkın otoritesinden başka, otorite olmaz. Hiç bir aile, hiç bir kimse, Allah adına halka otorite dayatma hakkına sahip değildir. İnsan, Allah'ı ile kendi irtibatını kendisi kurar, kendini ve dinini kimseye kullandırmaz.

Halktan biri olarak cumhuriyete karşı olmak, kula kul olma arzusudur, cehalettir, körlüktür, aptallıktır.

Sosyal Medya

Hiç bir şey burada göründüğü gibi değil. Buralara çok takılma, ama bir selam vermeden de geçme.

Burada, bir kaç güzel söz bulabilirsin belki, o da genellikle aklında kalmaz. Çünkü, bir güzel söz, yüzlerce sayfanın cevheridir. O sayfaları okumamışsan, o cevher elinden kayar gider.

Hayat, kokusunu alabildiğin, dokunabildiğin, arka planını görebildiğin şeylerdedir. Düğmeye bastığında kaybolan hiç bir şey, senin ruhunu doyuramaz. Hep aç kalırsın.

Öyleyse ne yapalım? İşinin dışında, biriyle sokağa çık, kıra, özellikle orman varsa, ormana git, çarşıya git. Komşuna git, akrabana git, arkadaşına git. Aile bireylerinin de olduğu topluluklar yarat. Birlikte sanat etkinliklerine git, sohbet et.

Evde mutfağa git, tv'yi de açma, biraz radyo daha sağlıklıdır. En önemlisi kitaplarına git. Her kitap ayrı bir dünyadır. Okudukça ömrün uzar. Çünkü ömür yaşadığın yıllar değil, o yıllara doldurduğundur. Kitaplarda, yıllarını dolduracak anlamlı hayatlar var.

Haydi, şimdi bir yerden başlayalım. Mesela elimize bir kitap alalım, yarın için de bir plan yapalım. Şimdi.

Padişahım Çok Yaşa

Tek adam, bütçeyi yaparken, saraydaki harcamasını % 235 artırmış, ama kendi maaşını % 26 artırmış. Maaştaki artış, elinin serbestliğine bakarsanız az. Neden? Sebebi, asgari ücret, emekli ve memur maaşlarında düşük artış yapmak. Bari, kendi maaşının artışı  oranında artış yapsa.

Taktik olmasa, kendi maaşını beşe katlardı. Gerçi maaşa ihtiyacı mı var? Dokuz yüz katrilyonluk bütün hazine elinin altında. Örtülü örtüsüz harcıyor. Üstelik kira, elektrik, su, gaz, telefon, internet, yeme, içme, tatil, otobüs, dolmuş, gezme, uçma, konma... gibi hiç bir gideri de yok. 

Şimdi nasıl demeyelim, padişahım çok yaşa?

Türk

Bu ülkenin vatandaşları tarihten gelen Türk adıyla kendini ifade edemeyecekse, cumhurbaşkanlığı forsunda, on altı Türk devletinin, on altı yıldızı niçin var? Buradan da görülüyor ki, bu devlet, bir Türk devleti olarak kurulmuştur, etniğimiz ne olursa olsun, kendimize Türk diyeceğiz. 

Devşirmeler, kriptolar, açıktan Türklüğe karşı olanlar, mankurt Türklerin oyu ile iktidar olduysa, bu durum, onlara, bu devletin Türk kimliğini silme hakkını vermez. Yapamazlar. Fazla ileri giderlerse, uyuyan Türkler uyanır, yaptırmazlar.

Aklınızı başınıza toplayın, bu ülke Türk yurdudur, bu devlet Türk devletidir.

YORUM EKLE