Bazı mülakat süreçleri tamamıyla İngilizce dilinde gerçekleşirken, bazıları yalnızca belirli bölümlerde İngilizce konuşma becerilerinizi ölçme amacını taşır. İngilizce mülakatlara hazırlık sürecinin anahtarı ise, sıklıkla karşınıza çıkabilecek sorulara olan cevaplarınızı önceden tasarlamak ve yanıtları benimsemekten geçiyor.

Online İngilizce eğitim platformu Preply en çok karşılaşılan mülakat sorularına örnek yanıtlar ile blogunda yer vermiş.

Tell me about yourself

Hangi alanda olursa olsun, bir mülakata girerken duyacağınız işte bu ilk soruya hazır olun. Çalışma geçmişinizi vurgulayarak kendinizi tanıtın; bununla birlikte kişisel detayları da ekleyerek daha samimi bir yanınızı göstermenizi öneririz. İdeal olarak bu soruya verdiğiniz yanıtın %70’i kariyerinizden, %30’u kişisel bilgilerinizden oluşmalıdır.

Örnek olarak aşağıdaki boşlukları doldurup benzer bir yanıt verebilirsiniz.

I grew up in a small town in (Ülke adı), then earned my BA in (Okuduğunuz bölüm) from (Üniversite adı), (Üniversite yeri). I absolutely loved the course and living in (Üniversitenin bulunduğu şehir), where the (Burada kişiye özel bir deneyiminizi belirtebilirsiniz, örneğin “food was delicious”). In my final year, I joined the (Dernek veya vakıf adı). After that, I started the (Eğitim veya iş ünvanı) at (Firma adı). I loved working with international teams and the (Burada kişiye özel bir kazanımı belirtebilirsiniz) - especially in (Önemli bir etkinlik veya olayın olduğu şehir/ülke), where (Burada kişiye özel bir deneyiminizi belirtebilirsiniz, örneğin “I made many friends”). I definitely thrive in that kind of environment, which is why this opportunity appealed to me.”


 

Why are you interested in this role?

İşverenler bu tür sorular ile aslında sizin işe ne kadar hâkim olduğunuzu ve işi gerçekten isteyip istemediğinizi ölçmek ister! Etkileyici bir cevap, bu işi almaya ne kadar yakın olduğunuzu gösterecektir. Nasıl başlayacağınız konusunda bir fikriniz yoksa, şunları deneyebilirsiniz:

I feel this job is just right for me because... (Bu işin tam bana göre olduğunu hissediyorum çünkü...)

Something in the job post really stood out to me... (İş ilanında bir şey dikkatimi çekti…)

This position would be ideal for me because I have experience as an (Önceki iş deneyiminiz) at (Önceki şirket/er), and I truly enjoyed (Burada kişiye özel bir deneyiminizi belirtebilirsiniz, örneğin “working with a diverse team”). Securing a (Burada çalışma/sözleşme biçiminden bahsedebilirsiniz, örneğin “permanent contract”) as a (İstenen rolden bahsedebilirsiniz) would be a perfect progression for me. Additionally, I observed that you provide (Burada iş ilanında belirtilen yan haklar veya eğitimlerden bahsedebilirsiniz.), which I'm keen on exploring. I'm genuinely thrilled to see there's a clear growth trajectory within this organization.

Where do you see yourself in five years?

Hayat sizi ilerleyen yıllar içerisinde nereye sürükler, bilinmez. Ama mülakatta sizi değerlendiren kişi beş yıl sonra arayıp “Planınıza sadık kaldınız mı?” diye elbette sormayacak. O yüzden her şeyi tüm detayları ile anlatmak zorunda değilsiniz. İyi bir yanıt, belirgin ve belirsiz hedefleri bir araya getirecek ve bu sektörde parlak bir geleceğiniz olacağını gösterecektir. Aşağıdaki cümleler size iyi bir yanıt için yardımcı olabilir:
 

In (Belirli bir zaman diliminden bahsedebilirsiniz, örneğin “five years”), I hope to work as a (İstediğiniz iş pozisyonundan bahsedebilirsiniz, örneğin “hotel manager”). I want to be (Kişisel kazanımınızdan bahsedebilirsiniz, örneğin “beloved”) by my staff and known for (Öne çıkan bir iş özelliğinizden bahsedebilirsiniz, örneğin “having an open-door policy”) so that any team member feels free to interact with me. I aim to acquire (Burada profesyonel hedeflerinizden bahsedebilirsiniz, örneğin “a few extra professional qualifications in human resources management”) and refine my skills in (Özel alan belirtebilirsiniz, örneğin “as a sommelier”). Additionally, I aspire to reach (Burada bir başka uzmanlık hedefinizden bahsedebilirsiniz, örneğin “Level B2 in German”).

Why do you want to work here?

İşverenler, bu şirkette sizi neyin cezbettiğini merak ettikleri için bu soruyu sorarlar. Böyle bir soru ile karşılacağınızı öngörerek görüşme öncesi hazırlık yapmanız ve şirketi araştırmanız iyi olacaktır.

Bu soru için ön hazırlığınız tamamsa aşağıdaki gibi ifadeler kullanabilirsiniz.

I would love to work for a (Burada şirketin büyüklüğünü tanımlayan bir sıfat kullanabilirsiniz, örneğin “young and growing”) company like (Burada şirket adını belirtebilirsiniz). I believe I would have the opportunity to make a genuine impact and assume more responsibilities earlier than I would in a larger company. I also came across that you won (Burada şirketin aldığı herhangi bir ödül veya kazanım varsa bahsedebilirsiniz, örneğin “Good Housekeeping Magazine’s Hotel of the Year Award in 2019”) which is truly impressive! I feel that being a part of (Burada şirket adını belirtebilirsiniz) would allow me to learn from industry leaders.
 

What are your salary expectations?

Maaş beklentisi sorusu, hangi dilde olursa olsun yanıtlaması karmaşık ve zor bir sorudur. Çok yüksek bir ücret söylerseniz, daha az maliyetle çalışabilecek biri sizin yerinizi alabilir ama düşük bir ücret de gerçek deneyiminizin karşılığı olmayacaktır. Bu sebeple vereceğiniz yanıttan çok, mümkünse aşağıdaki cümlelere benzer ifadeleri kullanmanızı öneririz.

Bu pozisyon için düşündüğünüz maaş aralığı nedir?

Bu pozisyon için ne kadarlık bir bütçe ayırdınız?

Maaş konusunda bir karar vermeden önce ek olarak sunduğunuz avantajları bilmek isterim. Bunları paylaşabilir misiniz?

Maaş konusunu işe alım sürecinin sonraki aşamalarında ele almayı uygun görüyorum.

Ücretten önce, bu pozisyonun detayları ve beklentileri hakkında daha çok bilgi almak istiyorum.

Tabii ki işvereniniz yine de sizden bir ücret aralığı belirtmenizi isteyebilir. Başvurduğunuz pozisyon ve iş için, sektördeki ve bulunduğunuz lokasyondaki maaş aralıklarına bir göz atın. Belirli bir miktar söylemek yerine bir maaş aralığı sunmak genellikle daha avantajlıdır. Ama unutmayın, birçok işveren muhtemelen sunduğunuz aralığın tabanını göz önünde bulunduracaktır.
 

Mülakattan Önce Daha Başka Neler Yapmalısınız?

Preply’e göre, başarılı bir İngilizce mülakat sürecini yönlendiren birkaç temel strateji mevcut. Öncelikle şirketin ve pozisyonun derinlemesine bir araştırması yapmalısınız. Bu mülakat başarınız için kritik öneme sahip. İş tanımındaki beklentiler ile kendi yetenek ve deneyimleriniz arasında bir uyum oluşturun ve bu uyumu mülakatta öne çıkarın. İş İngilizcesindeki bilgilerinizi genişletin ve sektörünüzle alakalı İngilizce terimleri öğrenin. Dostlarınızla İngilizce mülakat alıştırmaları yapın ve performansınızı video üzerinden analiz ederek değerlendirin. Güçlü ve zayıf anlarınızı belirleyin. Son olarak, mülakat sorularını anlama ve onları etkin biçimde yanıtlama hızınızı geliştirin. Mülakat sırasında açık ve net olun, stres yönetimi tekniklerinizi uygulayın ve özgüveninizi koruyun.

Artık İngilizce mülakat için hazır sayılırsınız. Bol şans!

Editör: İsmail Türk